6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Birim fiyat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/83 E. 2010/11256 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
birim fiyat ba formu hisse senedi pay defteri anonim şirket ortaklık ilişkisi eksik inceleme e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · SPK · TTK — TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ortağı olup, şirkette 30 adet hissesi bulunduğu, TTK 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinin hisse talep formu imzalayarak (9.000) Euro ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formu davalı ... Gıda San. AŞ. unvanını taşımakta olup, devredenin ... Holding AŞ., devredilen hisse adedinin 30, birim fiyatının (300) Euro ve ödenen miktarın (7.000) Euro olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Davalı ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri AŞ.’nin dosyada bulunan tarihsiz yazısında da davacının ... Gıda San. A.Ş.’nde 30 adet, ... Holding A.Ş.’de 4 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank’ın 04.04.2007 tarihli yazısı da aynı yöndedir.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Birim fiyat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13252 E. 2010/8327 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13255 E. 2010/9085 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/754 E. 2010/11643 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Ortaklık 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/807 E. 2010/11895 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13258 E. 2010/9100 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/76 E. 2010/11254 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/80 E. 2010/11151 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13271 E. 2010/9728 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/83 E.  ,  2010/11256 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2007 tarih ve 2006/297-2007/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.11.2010 gününde davacı Avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile 10/08/2004 tarihinde hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi imzaladığını, parasının 9.000.00 Euro olduğunun davalı şirket tarafından bildirildiğini, davalı şirketin müvekkiline istediği zaman parasını faiziyle birlikte ödeyeceğini taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalı şirkete noter aracılığı ile ihtarname çekmek suretiyle parasını istediğini, davalı şirketin ise TTK 329 ve 405 maddeleri sebep göstererek parayı ödemediğini ileri sürerek, 9.000.00 Euro (14.400.00YTL)'nin en yüksek ticari faizi ile birlikte müvekkiline iade edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ortağı olduğu, ... Holding A.Ş. ortağı olmadığını, bu nedenle ... Holding A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, TTK.nun 405. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini ve müvekkili şirketlerin tasfiye halinde olmadıklarını savunarak, davanın reddine talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ortağı olup, şirkette 30 adet hissesi bulunduğu, TTK 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinin hisse talep formu imzalayarak (9.000) Euro ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formu davalı ... Gıda San. AŞ. unvanını taşımakta olup, devredenin ... Holding AŞ., devredilen hisse adedinin 30, birim fiyatının (300) Euro ve ödenen miktarın (7.000) Euro olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Davalı ...

Yozgat İhtiyaç Maddeleri AŞ.’nin dosyada bulunan tarihsiz yazısında da davacının ... Gıda San. A.Ş.’nde 30 adet, ... Holding A.Ş.’de 4 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank’ın 04.04.2007 tarihli yazısı da aynı yöndedir.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042645700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.