Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5131 E. 2010/11286 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback↗ gerçek zarar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalı bankanın bedellerini tahsil ettiği dava konusu işlemler yönünden yurt dışı bankalara geri ödemede bulunduğunu veya bu konuda geri ibraz istemi olduğunu kanıtlayamadığı, davalının yapılan işlem nedeniyle gerçekten bir zararının doğup doğmadığı açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davaya konu işlem karşılığını dava dışı yurtdışı bankadan tahsil ettiği, chargeback süresinin 2 yıl olduğu, bu süre geçmiş olmasına rağmen yurddışı bankasının iade isteminde bulunmadığı ve davalı bankanın davaya konu işlemler nedeniyle riskinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kablüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4786 E. 2022/6505 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/590 E. 2021/4198 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11812 E. 2015/8363 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisinin kaldırılması · yönetim kurulu kararının iptali · sıfat yokluğu · sorumluluktan kurtulma · aktif husumet · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı vekili tek imza ile işlem yapılması nedeniyle davacı «şirketin zararı» doğup doğmadığının araştırılmasını talep etmiş ise de uyulan bozma ilamında açıkça ret kararının yerinde olmadığı, davada açıkça kabul kararı verilmesi gerektiğine işaret edildiğinden bu savunmaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın davacı şirket yönünden kabulü ile 15.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı gerçek kişilerin açtığı dava daha önce «aktif husumet» ve «sıfat yokluğundan» red olunduğundan bu husus bozma dışında kalarak kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2013/13217K. sayılı ilamı ile “davacı şirket tarafından şirket «temsilcilerinin» tek imza ile «temsil yetkisinin kaldırıldığı», çift imza ile ödeme yapılması gerektiği davalı bankaya bildirildiğine göre davalı Bankanın müşterisi tarafından verilen bu talimat ile bağlı olduğu, daha sonra kendisine Ticaret Sicil Memurluğu'ndan farklı bir yazı getirilse dahi akdi ilişkisi bulunan davacı şirketi haberdar etmeden ödeme yapması halinde BK'nın 99. maddesi uyarınca davalı Bankanın «sorumluluktan kurtulamayacağı»” gerekçesiyle bozulmuştur.
G.. tarafından açılan «yönetim kurulu kararının iptali» istemli dava sonucunda iptal edilip bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onandığı” gerekçesiyle davacı şirket yönünden davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemiz’in 24.06.2013 tarihli 2012/15360 E.
Dava, davacı şirketin davalı bankada bulunan hesabından «yetkisiz» kişiye ödeme yapıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5131 E. , 2010/11286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/24-2008/503 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu, müvekkiline ait ganyan bayiinde bir şahsın 2 adet yabancı kredi kartı ile 4 kez toplam 7.185,00 TL’lık kredili oyun oynadığını, işlem sırasında POS cihazının işleme onay verdiğini, davalının ise kartların sahte olabileceği gerekçesiyle ödeme yapmadığını, oysa müvekkilinin sözleşme hükümlerine titizlikle uyduğunu ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalı bankanın bedellerini tahsil ettiği dava konusu işlemler yönünden yurt dışı bankalara geri ödemede bulunduğunu veya bu konuda geri ibraz istemi olduğunu kanıtlayamadığı, davalının yapılan işlem nedeniyle gerçekten bir zararının doğup doğmadığı açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davaya konu işlem karşılığını dava dışı yurtdışı bankadan tahsil ettiği, chargeback süresinin 2 yıl olduğu, bu süre geçmiş olmasına rağmen yurddışı bankasının iade isteminde bulunmadığı ve davalı bankanın davaya konu işlemler nedeniyle riskinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kablüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı taraf yargı harçlarından muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042555800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz