İpoteğin fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7369 E. 2024/3370 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap kredisi↗ limit ipoteği↗ sözleşmesel sorumluluk↗ ipotek akit tablosu↗ ipoteğin fekki↗ akdi faiz↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ kefalet sözleşmesi↗ itirazın iptali davası↗ ilamsız icra takibi↗ cari hesap↗ ipotek↗ icra takibine itiraz↗ infaz↗ kefalet↗ iptal davası↗ kefil↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/45 E., 2019/141 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın 22.11.2012 tarihli sözleşmeye dayalı olarak borçlu ...'a kullandırdığı 50.000,00 TL'lik krediye müvekkilinin kefil olduğunu, kredi borcunun 24.11.2014 tarihinde tamamen ödendiğini, ipoteğe konu borç bitince asıl borçlu ... ile davalı banka arasında 15.10.2014 tarihinde 300.000,00 TL limitli yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığını, ancak bu kredi sözleşmesine müvekkilinin kefaletinin olmadığını, müvekkilinin taşınmazına ilişkin ipotek 22.11.2012 tarihli sözleşmeye ilişkin olmasına rağmen davalının 15.10.2014 tarihli krediden sorumlu tutarak müvekkili hakkında başlattığı ilamsız icra takibine itiraz sonucu davalı tarafından açılan itirazın iptali davasının, müvekkilinin kefaleti olmayan kredi sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağı, 15.10.2014 tarihli sözleşmeye dayalı kredi işlemlerinin yeni bir kredi işlemi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle reddedildiğini, kararın onanmak sureti ile kesinleştiğini ileri sürerek müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine, davalı tarafça ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 2015/6447 sayılı icra dosyasından yapılan takibin iptaline, tazminata, 21322 yevmiye no.lu ipotek kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ipoteğin paraya çevrildiğini, taşınmazın satıldığını ve ipotek dosyasının infaz edildiğini, davanın konusuz kaldığını, itirazın iptali davasında kefaletin iptal sebebinin dava ile ya da ipotekle bir ilgisinin bulunmadığını, ipotek akit tablosuna üzere 200.000,00 TL'ye kadar olan borç için limit ipoteği verildiğini, dava dışı borçluya bir çok kredi kullandırıldığını, bahse konu kredinin bir ticari cari hesap kredisi olduğunu, taraflar arasında sadece bir defalık alıp ödenen bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek resmi senedinde, her türlü sebeplerden bankanın merkez ve şubelerine karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 200.000,00 TL'sine (Kefaletin 200.000,00 TL'ye yükseltilmiş olduğu hususu da dikkate alınarak) kadar olan alacakları ile bu meblağa ilaveten ve ayrıca bu borçlarla ilgili olarak doğmuş ve doğacak akdi faizler, vekalet ücreti icra "... birinci dereceden fekki bankadan bildirilinceye kadar süresiz..." olarak ipotek tesis edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kefil olarak imzasının bulunduğu 22.11.2012 tarihli sözleşmeye dayanılarak borçlu ...'ya kullandırılan 50.000,00 TL'lik 24 aylık taksitli kredinin 24 ayın sonunda 24.11.2014 tarihinde tamamen ödendiğini, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/321 E. sayılı dosyasından açılan itirazın iptali davasında müvekkilinin imzasının bulunmadığı sözleşmeden hiçbir surette sorumlu olmadığına dair kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğunu, müvekkilinin 2. imzalanan 15.10.2014 tarihli sözleşmede imzası ve onayı olmadığı gerekçesi ile mahkemenin davayı reddettiğini ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, bilirkişinin, müvekkilin sorumlu olacağına dair raporunun hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ipoteğin kefalet sözleşmesindeki borcu teminat altına almak üzere tesis edildiğini iddia ettiği, ipotek senedi incelendiğinde kefalet borcuna atıfta bulunulmadığı, dava dışı ...'a bankaca açılmış hesaplar ile diğer tüm borçların 200.000,00 TL'lik kısmının teminat altına alınması için ipoteğin tesis edildiği, ipoteğin konulmasının temelini oluşturan hukuki sebebin kefalet sözleşmesinden bağımsız olduğu, bilirkişi raporunda da bu hususlara temas edildiği, İlk Derece Mahkemesince usule uygun bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası ile müvekkilinin 15.10.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borçlardan sorumlu olmadığına karar verildiğini, kesinleşmiş karara rağmen müvekkilinin sorumlu olmadığı bir sözleşmeden kaynaklı borcun ipotek yükünün müvekkili üzerine bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın halihazırdaki alacağının 15.10.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi toluyla takibin iptali ile ipoteğin fekki talebine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının kefaletinin bulunmadığı sözleşmeden dolayı da ipoteğin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun'un 881 ve devamı maddeleri.
3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2032 E. 2017/5121 K.
Ortak:ipoteğin fekki · İpoteğin fekki
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «ipoteğin fekki» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın 22.11.2012 tarihli sözleşmeye dayalı olarak borçlu ...'a kullandırdığı 50.000,00 TL'lik krediye müvekkilinin «kefil» olduğunu, kredi borcunun 24.11.2014 tarihinde tamamen ödendiğini, ipoteğe konu borç bitince asıl borçlu ... ile davalı banka arasında 15.10.2014 tarihinde 300.000,00 TL limitli yeni bir «kredi sözleşmesi» imzalandığını, ancak bu kredi sözleşmesine müvekkilinin «kefaletinin» olmadığını, müvekkilinin taşınmazına ilişkin «ipotek» 22.11.2012 tarihli sözleşmeye ilişkin olmasına rağmen davalının 15.10.2014 tarihli krediden sorumlu tutarak müvekkili hakkında başlattığı «ilamsız icra takibine itiraz» sonucu davalı tarafından açılan itirazın iptali davasının, müvekkilinin kefaleti olmayan kredi «sözleşmesinden sorumlu» tutulamayacağı, 15.10.2014 tarihli sözleşmeye dayalı kredi işlemlerinin yeni bir kredi işlemi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle reddedildiğini, kararın onanmak sureti ile kesinleştiğini ileri sürerek müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki «ipoteğin fekkine», davalı tarafça «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla 2015/6447 sayılı icra dosyasından yapılan takibin iptaline, tazminata, 21322 yevmiye no.lu ipotek «kaydının» kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ipoteğin paraya çevrilmesi» toluyla takibin iptali ile «ipoteğin fekki» talebine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının «kefaletinin» bulunmadığı sözleşmeden dolayı da ipoteğin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile «ipoteğin fekkine» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13829 E. 2014/19903 K.
Ortak:ipoteğin fekki · vekalet ücreti · teminat
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ipotek» resmi senedinde, her türlü sebeplerden bankanın merkez ve şubelerine karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere 200.000,00 TL'sine (Kefaletin 200.000,00 TL'ye yükseltilmiş olduğu hususu da dikkate alınarak) kadar olan alacakları ile bu meblağa ilaveten ve ayrıca bu borçlarla ilgili olarak doğmuş ve doğacak «akdi faizler», «vekalet ücreti» icra "... birinci dereceden fekki bankadan bildirilinceye kadar süresiz..." olarak ipotek tesis edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «ipoteğin fekki» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın 22.11.2012 tarihli sözleşmeye dayalı olarak borçlu ...'a kullandırdığı 50.000,00 TL'lik krediye müvekkilinin «kefil» olduğunu, kredi borcunun 24.11.2014 tarihinde tamamen ödendiğini, ipoteğe konu borç bitince asıl borçlu ... ile davalı banka arasında 15.10.2014 tarihinde 300.000,00 TL limitli yeni bir «kredi sözleşmesi» imzalandığını, ancak bu kredi sözleşmesine müvekkilinin «kefaletinin» olmadığını, müvekkilinin taşınmazına ilişkin «ipotek» 22.11.2012 tarihli sözleşmeye ilişkin olmasına rağmen davalının 15.10.2014 tarihli krediden sorumlu tutarak müvekkili hakkında başlattığı «ilamsız icra takibine itiraz» sonucu davalı tarafından açılan itirazın iptali davasının, müvekkilinin kefaleti olmayan kredi «sözleşmesinden sorumlu» tutulamayacağı, 15.10.2014 tarihli sözleşmeye dayalı kredi işlemlerinin yeni bir kredi işlemi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle reddedildiğini, kararın onanmak sureti ile kesinleştiğini ileri sürerek müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki «ipoteğin fekkine», davalı tarafça «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla 2015/6447 sayılı icra dosyasından yapılan takibin iptaline, tazminata, 21322 yevmiye no.lu ipotek «kaydının» kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu ipoteğin banka tarafından kullandırılan her türlü kredi ve borçlu şirketçe keşide edilen çekler için «teminat» teşkil ettiği, dava dışı şirketin sözleşme ve «çek taahhütnamesi» gereğince davalı bankadan aldığı çeklerin bankaya iadesine kadar davacının sorumluluğu devam ettiğinden «ipoteğin fekki» şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine «maktu vekalet ücreti» hükmedilmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce «harç» ve vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek taahhütnamesi · maktu vekalet ücreti · taahhütname · çek · harç
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu ipoteğin banka tarafından kullandırılan her türlü kredi ve borçlu şirketçe keşide edilen çekler için «teminat» teşkil ettiği, dava dışı şirketin sözleşme ve «çek taahhütnamesi» gereğince davalı bankadan aldığı çeklerin bankaya iadesine kadar davacının sorumluluğu devam ettiğinden «ipoteğin fekki» şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine «maktu vekalet ücreti» hükmedilmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce «harç» ve vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7369 E. , 2024/3370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1275 Esas, 2022/1692 Karar
KARAR Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/45 E., 2019/141 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın 22.11.2012 tarihli sözleşmeye dayalı olarak borçlu ...'a kullandırdığı 50.000,00 TL'lik krediye müvekkilinin kefil olduğunu, kredi borcunun 24.11.2014 tarihinde tamamen ödendiğini, ipoteğe konu borç bitince asıl borçlu ... ile davalı banka arasında 15.10.2014 tarihinde 300.000,00 TL limitli yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığını, ancak bu kredi sözleşmesine müvekkilinin kefaletinin olmadığını, müvekkilinin taşınmazına ilişkin ipotek 22.11.2012 tarihli sözleşmeye ilişkin olmasına rağmen davalının 15.10.2014 tarihli krediden sorumlu tutarak müvekkili hakkında başlattığı ilamsız icra takibine itiraz sonucu davalı tarafından açılan itirazın iptali davasının, müvekkilinin kefaleti olmayan kredi sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağı, 15.10.2014 tarihli sözleşmeye dayalı kredi işlemlerinin yeni bir kredi işlemi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle reddedildiğini, kararın onanmak sureti ile kesinleştiğini ileri sürerek müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine, davalı tarafça ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 2015/6447 sayılı icra dosyasından yapılan takibin iptaline, tazminata, 21322 yevmiye no.lu ipotek kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ipoteğin paraya çevrildiğini, taşınmazın satıldığını ve ipotek dosyasının infaz edildiğini, davanın konusuz kaldığını, itirazın iptali davasında kefaletin iptal sebebinin dava ile ya da ipotekle bir ilgisinin bulunmadığını, ipotek akit tablosuna üzere 200.000,00 TL'ye kadar olan borç için limit ipoteği verildiğini, dava dışı borçluya bir çok kredi kullandırıldığını, bahse konu kredinin bir ticari cari hesap kredisi olduğunu, taraflar arasında sadece bir defalık alıp ödenen bir ticari ilişkinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek resmi senedinde, her türlü sebeplerden bankanın merkez ve şubelerine karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 200.000,00 TL'sine (Kefaletin 200.000,00 TL'ye yükseltilmiş olduğu hususu da dikkate alınarak) kadar olan alacakları ile bu meblağa ilaveten ve ayrıca bu borçlarla ilgili olarak doğmuş ve doğacak akdi faizler, vekalet ücreti icra "... birinci dereceden fekki bankadan bildirilinceye kadar süresiz..." olarak ipotek tesis edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kefil olarak imzasının bulunduğu 22.11.2012 tarihli sözleşmeye dayanılarak borçlu ...'ya kullandırılan 50.000,00 TL'lik 24 aylık taksitli kredinin 24 ayın sonunda 24.11.2014 tarihinde tamamen ödendiğini, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/321 E. sayılı dosyasından açılan itirazın iptali davasında müvekkilinin imzasının bulunmadığı sözleşmeden hiçbir surette sorumlu olmadığına dair kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğunu, müvekkilinin 2. imzalanan 15.10.2014 tarihli sözleşmede imzası ve onayı olmadığı gerekçesi ile mahkemenin davayı reddettiğini ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, bilirkişinin, müvekkilin sorumlu olacağına dair raporunun hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ipoteğin kefalet sözleşmesindeki borcu teminat altına almak üzere tesis edildiğini iddia ettiği, ipotek senedi incelendiğinde kefalet borcuna atıfta bulunulmadığı, dava dışı ...'a bankaca açılmış hesaplar ile diğer tüm borçların 200.000,00 TL'lik kısmının teminat altına alınması için ipoteğin tesis edildiği, ipoteğin konulmasının temelini oluşturan hukuki sebebin kefalet sözleşmesinden bağımsız olduğu, bilirkişi raporunda da bu hususlara temas edildiği, İlk Derece Mahkemesince usule uygun bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası ile müvekkilinin 15.10.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borçlardan sorumlu olmadığına karar verildiğini, kesinleşmiş karara rağmen müvekkilinin sorumlu olmadığı bir sözleşmeden kaynaklı borcun ipotek yükünün müvekkili üzerine bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın halihazırdaki alacağının 15.10.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi toluyla takibin iptali ile ipoteğin fekki talebine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının kefaletinin bulunmadığı sözleşmeden dolayı da ipoteğin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun'un 881 ve devamı maddeleri.
3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042384400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz