İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15193 E. 2013/14473 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük vergisi↗ bekleme ücreti↗ alt taşıyıcı↗ 3095 sayılı kanun↗ navlun↗ icra takibine itiraz↗ taşıyıcı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca 1'er yıllık periyotlar halinde işleyecek faiz uygulanarak takibin devamına, icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, verilen taşıma hizmeti sırasında taşınan malların Kazakistan gümrüğünde beklemesi sebebiyle bekleme ücreti ve navlun ücretinden bakiye kısmın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşıyıcı, davalı tarafından gümrükte bekleme süresine isabet eden ve sözleşmede kararlaştırılan bekleme ücretini talep etmiştir. Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermediğine göre davayı inkar etmiş sayıldığından davacının davasını ispat etmesi, bu bağlamda Kazakistan gümrüğündeki bekleme süresini ve bekleme nedenini kanıtlaması gerekir. Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamış, beklemenin neden kaynaklandığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti de aracın beklemesinin alıcı/ithalatçı firmanın gümrük vergilerini geç ödemesinden kaynaklandığını söylemişlerse de bu bilgiyi davacı şirket yetkililerinden şifaen aldıklarını da belirtmişlerdir. Bilirkişilerin bu şekildeki tespitlerine göre davalının sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir. Ayrıca davacının taşıma işini kendisinin yapmadığı, dava dışı alt taşıyıcıya yaptırdığı, alt taşıyıcı tarafından bekleme ücreti tahakkuk ettirilip davacıdan istendiği, talep edilen bekleme ücretinin de davacı yanca ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının bekleme ücreti olarak davalıya kestiği faturadaki bedelin alt taşıyıcıya ödediği bekleme ücretinden daha fazla olduğu sabittir. Davacı, bekleme ücretini ancak alt taşıyıcıya ödediği miktar kadar davalıdan isteyebilir. Bu hususun da gözden kaçırılarak talebin tamamına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4334 E. 2010/7011 K.
Ortak:bekleme ücreti · navlun
İncelediğiniz karardaDava, verilen taşıma hizmeti sırasında taşınan malların Kazakistan gümrüğünde beklemesi sebebiyle «bekleme ücreti» ve «navlun» ücretinden bakiye kısmın tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı «taşıyıcı», davalı tarafından gümrükte bekleme süresine isabet eden ve sözleşmede kararlaştırılan «bekleme ücretini» talep etmiştir.
Ayrıca davacının taşıma işini kendisinin yapmadığı, dava dışı «alt taşıyıcıya» yaptırdığı, alt taşıyıcı tarafından «bekleme ücreti» tahakkuk ettirilip davacıdan istendiği, talep edilen bekleme ücretinin de davacı yanca ödendiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı tarafından keşide edilip davalıya gönderilen 28.11.2003 tarihli faturada “«navlun» farkı” açıklaması var ise de, davalı tarafından davacıya gönderilen 11.02.2004 ve 21.02.2001 tarihli «ihtarnamelerde» “28.11.2003 tarihli ve 5.000 Euro tutarlı faturanın «bekleme ücreti»”ne ilişkin olduğunun davalı tarafından kabul edilerek ödenmiş olmasına, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının bekleme ücreti isteyemeyeceği yönündeki daval …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · ihtarname · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı itirazının toplam 44.108,18 YTL üzerinden iptali ile takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 01.02.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı tarafından keşide edilip davalıya gönderilen 28.11.2003 tarihli faturada “«navlun» farkı” açıklaması var ise de, davalı tarafından davacıya gönderilen 11.02.2004 ve 21.02.2001 tarihli «ihtarnamelerde» “28.11.2003 tarihli ve 5.000 Euro tutarlı faturanın «bekleme ücreti»”ne ilişkin olduğunun davalı tarafından kabul edilerek ödenmiş olmasına, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının bekleme ücreti isteyemeyeceği yönündeki daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16495 E. 2014/18156 K.
Ortak:bekleme ücreti · alt taşıyıcı · navlun · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaAyrıca davacının taşıma işini kendisinin yapmadığı, dava dışı «alt taşıyıcıya» yaptırdığı, alt taşıyıcı tarafından «bekleme ücreti» tahakkuk ettirilip davacıdan istendiği, talep edilen bekleme ücretinin de davacı yanca ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacının «bekleme ücreti» olarak davalıya kestiği faturadaki bedelin «alt taşıyıcıya» ödediği bekleme ücretinden daha fazla olduğu sabittir.
Davacı, «bekleme ücretini» ancak «alt taşıyıcıya» ödediği miktar kadar davalıdan isteyebilir.
Benzer bu karardaŞti. ile «taşıma sözleşmesi» düzenlediği, diğer davalının da ilk «taşıyıcı» olduğu, sözleşme gereğince emtianın 04.02.2008 tarihinde araca yüklendiği, 12.000 USD olarak belirlenen taşıma ücretinin %80'inin peşin, %20'sinin ise «teslim» yerinde ödenmesinin gerektiği halde davacının, «navlun bedeli» ödenmeksizin yola çıktığı ve 05.02.2008 tarihinde çıkış gümrüğü olan Doğubeyazıt'a ulaştığı, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacının gümrük kapısında uzun süre beklediği ve daha sonra emtia üzerinde «hapis hakkını» kullanarak tevdii mahalli tayini yoluna başvurduğu, davacının taşıyıcı olarak üzerine düşen yükümlülükleri yaptığından navlun bedeline ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, her ne kadar alınan ilk bilirkişi raporunda bu miktarlardan yalnızca davacıyla sözleşme imzalayan davalı A...
Şti.'nin sorumlu olduğu bildirilmiş ise de sonraki raporlarda açıklandığı üzere gönderen ile ilk «taşıyıcının» da davacıya karşı sorumluluklarının bulunduğu, zira «navlun bedelinin» gönderen tarafından ilk taşıyıcıya, onun tarafından da «alt taşıyıcıya» ödendiğinin ispat edilemediği, bununla birlikte davacının yalnızca «navlun alacağı» için harcını yatırarak usulünce dava açtığı, dava dilekçesinde belirtilen diğer talepleri ile ilgili usulünce açılmış bir davanın bulunmadığı, dolayısıyla diğer taleplerini «ıslah» yoluyla dahi dava konusu edemeyeceği, ayrıca ıslah dilekçesi artırılan navlun alacağı yönünden davalı Dağdeviren şirketinin «zamanaşımı definin» TTK'nın 767. maddesi uyarınca yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı Dağdeviren Ltd.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinin ihlal» edilmesinden kaynaklanan taşıma ve «bekleme ücreti» ile taşınan eşya üzerinde «hapis hakkının» uygulanması için yapılan «masrafların» tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, «alt taşıyıcı» olan davalı A...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · navlun alacağı · navlun bedeli · sözleşmenin ihlali · zamanaşımı defi · taşıma sözleşmesi · olumsuz oy · ihtar
Benzer bu karardaŞti. ile «taşıma sözleşmesi» düzenlediği, diğer davalının da ilk «taşıyıcı» olduğu, sözleşme gereğince emtianın 04.02.2008 tarihinde araca yüklendiği, 12.000 USD olarak belirlenen taşıma ücretinin %80'inin peşin, %20'sinin ise «teslim» yerinde ödenmesinin gerektiği halde davacının, «navlun bedeli» ödenmeksizin yola çıktığı ve 05.02.2008 tarihinde çıkış gümrüğü olan Doğubeyazıt'a ulaştığı, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacının gümrük kapısında uzun süre beklediği ve daha sonra emtia üzerinde «hapis hakkını» kullanarak tevdii mahalli tayini yoluna başvurduğu, davacının taşıyıcı olarak üzerine düşen yükümlülükleri yaptığından navlun bedeline ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, her ne kadar alınan ilk bilirkişi raporunda bu miktarlardan yalnızca davacıyla sözleşme imzalayan davalı A...
Şti.'nin sorumlu olduğu bildirilmiş ise de sonraki raporlarda açıklandığı üzere gönderen ile ilk «taşıyıcının» da davacıya karşı sorumluluklarının bulunduğu, zira «navlun bedelinin» gönderen tarafından ilk taşıyıcıya, onun tarafından da «alt taşıyıcıya» ödendiğinin ispat edilemediği, bununla birlikte davacının yalnızca «navlun alacağı» için harcını yatırarak usulünce dava açtığı, dava dilekçesinde belirtilen diğer talepleri ile ilgili usulünce açılmış bir davanın bulunmadığı, dolayısıyla diğer taleplerini «ıslah» yoluyla dahi dava konusu edemeyeceği, ayrıca ıslah dilekçesi artırılan navlun alacağı yönünden davalı Dağdeviren şirketinin «zamanaşımı definin» TTK'nın 767. maddesi uyarınca yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı Dağdeviren Ltd.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinin ihlal» edilmesinden kaynaklanan taşıma ve «bekleme ücreti» ile taşınan eşya üzerinde «hapis hakkının» uygulanması için yapılan «masrafların» tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, «alt taşıyıcı» olan davalı A...
Şti. ile davacı arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» gereğince ödenmesi gereken taşıma ücretinin ödenmediği, taşıma ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacı araçlarının gümrük kapısında uzun süre beklediği, «taşıyıcı» olarak yükümlülüklerini yerine getiren davacının taşıma ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, ancak davacının yalnızca taşıma ücreti için usulüne uygun biçimde dava açtığı gerekçesiyle taşıma ücreti yönünden davanın kısmen kabulüne, usulünce açılmış bir dava olmadığından bekleme ücretine ilişkin talep hakkında ise karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17282 E. 2015/2656 K.
Ortak:bekleme ücreti · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca 1'er yıllık periyotlar halinde işleyecek faiz uygulanarak takibin devamına, «icra inkar tazminatı» takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, verilen taşıma hizmeti sırasında taşınan malların Kazakistan gümrüğünde beklemesi sebebiyle «bekleme ücreti» ve «navlun» ücretinden bakiye kısmın tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı «taşıyıcı», davalı tarafından gümrükte bekleme süresine isabet eden ve sözleşmede kararlaştırılan «bekleme ücretini» talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan emtianın davalı tarafından alınmaması üzerine «bekleme ücretine» ilişkin faturanın düzenlendiği, davalı emtianın taşıma sırasında hasarlandığının 7 gün içinde davacıya «ihtar» etmediği gibi zeytinlerin taşıma sırasında zarar gördüğünün «denetime elverişli» şekilde ispat da edilmediği, bu nedenle «takas mahsup» talebinin yerinde görülmediği, davacının 10 gün bekleme ücretini hak ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, faizin takip tarihinden itibaren yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece hükmedilen gecikme bedeli sözleşmeden kaynaklanan bir ücret olmayıp, davacının uğradığı zararın giderilmesine yönelik bir tazminat olduğundan davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı tarafından taşıtılan emtianın davalı tarafça alınmaması ve taşıma aracının gümrükte beklemesi nedeniyle oluşan «bekleme ücretinin» tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında bekleme halinde ödenecek ücret konusunda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · takas · denetime elverişlilik · mahsup · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan emtianın davalı tarafından alınmaması üzerine «bekleme ücretine» ilişkin faturanın düzenlendiği, davalı emtianın taşıma sırasında hasarlandığının 7 gün içinde davacıya «ihtar» etmediği gibi zeytinlerin taşıma sırasında zarar gördüğünün «denetime elverişli» şekilde ispat da edilmediği, bu nedenle «takas mahsup» talebinin yerinde görülmediği, davacının 10 gün bekleme ücretini hak ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, faizin takip tarihinden itibaren yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1728 E. 2019/7986 K.
Ortak:icra takibine itiraz · taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca 1'er yıllık periyotlar halinde işleyecek faiz uygulanarak takibin devamına, «icra inkar tazminatı» takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, verilen taşıma hizmeti sırasında taşınan malların Kazakistan gümrüğünde beklemesi sebebiyle «bekleme ücreti» ve «navlun» ücretinden bakiye kısmın tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı «taşıyıcı», davalı tarafından gümrükte bekleme süresine isabet eden ve sözleşmede kararlaştırılan «bekleme ücretini» talep etmiştir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2008/2172 esas sayılı dosyasına vaki itirazının 2.557,60 TL (2000 Dolar) yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacak üzerinden hesaplanacak %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; CMR Konvansiyonunun 11. maddesine göre, yük için gerekli bilgi ve belgelerin gönderen tarafından «taşıyıca» «teslim» edileceğini, taşıyıcının da «basiretli tacir» olarak eksik belgeler konusunda göndereni uyarması gerektiğini, yükü «taşıyan» kamyonların Kazakistan gümrüğünden sorunsuz şekilde ayrılması sebebiyle davacı firma şoförlerinin belgeleri tam aldığının kabulü gerektiği, sağlık sertifikasının e …
2- Dava, taşıma nedeniyle oluşan demoraj ücret alacağının tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece sadece Ankara Gümrüğündeki beklemeden dolayı davacının «demuraj» ücretine hak kazandığı gerekçesiyle itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · demuraj · basiretli tacir · taşıyan · tacir · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; CMR Konvansiyonunun 11. maddesine göre, yük için gerekli bilgi ve belgelerin gönderen tarafından «taşıyıca» «teslim» edileceğini, taşıyıcının da «basiretli tacir» olarak eksik belgeler konusunda göndereni uyarması gerektiğini, yükü «taşıyan» kamyonların Kazakistan gümrüğünden sorunsuz şekilde ayrılması sebebiyle davacı firma şoförlerinin belgeleri tam aldığının kabulü gerektiği, sağlık sertifikasının e …
Bu durumda, mahkemece Dairemiz bozma ilamlarının gereğinin yerine getirilerek, emtianın yüklenmesi sırasında gönderici tarafından «taşıyıcıya» sevk mektubu veya aynı nitelikteki başka bir belgenin verilip verilmediğinin, belgelerin davacıya tam ve eksiksiz «teslim» edilip edilmediğinin araştırılıp neticesine göre karar verilmesi gerekirken, «eksik araştırma» ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, taşıma nedeniyle oluşan demoraj ücret alacağının tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece sadece Ankara Gümrüğündeki beklemeden dolayı davacının «demuraj» ücretine hak kazandığı gerekçesiyle itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin 07.10.2013 tarihli ve 25.06.2016 tarihli bozma ilamlarında «taşıyanın» liman ve gümrüklerde bekleme yapmasının neden kaynaklandığı, sorumluluğun kime yüklenebileceği üzerinde de durulması gerektiği belirtilmiş ve mahkemece Dairemiz bozma ilamlarına uyularak yargılama yapılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10802 E. 2016/5494 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek istirdadı davası · çek istirdadı · çekin ibrazı · keşide yeri · çek hamili · istirdat davası · çek iptali · hamil
Benzer bu kararda2- Çek iptali istemlerinde, yargılama sırasında «çek hamilinin» ortaya çıkması durumunda, mahkemece «çek iptali» isteminde bulunan talep edene, mevcut çek hamiline karşı «çek istirdadı davası» açması için süre verilmeli ve istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığı düşünülerek esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına»; açılmaması halinde ise, çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yargılama sırasında ilgili bankalara «ibraz» olunan üç adet çek yönünden yazılı gerekçeyle doğrudan talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Şubesi'nin ... no'lu hesabına ait ... no'lu 30/03/2013 keşide tarihli, «keşide yeri» ... ve «keşidecisi» ... olan 2.500,00 TL bedelli çekin bankaya «ibraz» edildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge olmadığından mahkemece, bu «çek» yönünden iptal kararı verilmesi gerekirken; «çekin ibraz» edildiği ve «çek hamilinin» bilinir hale geldiği bu nedenle iptal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15193 E. , 2013/14473 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2011 tarih ve 2011/229-2011/1133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının mallarını Kazakistan'a taşıdığını, Kazakistan gümrüğünde malların vergisinin davalı tarafından ödenmediğinden boşaltma işleminin gerçekleşmediğini, bu nedenle araçlarının 26 gün boyunca yüklü vaziyette beklediğini, sözleşme uyarınca belirlenen süreler aşıldığından 2.100,00 USD bekleme ücretinin tahakkuk ettirildiğini, 8.000,00 USD'de navlun ücreti bulunduğunu, davalının toplam 10.100,00 USD tutarındaki borcundan ssadece 7.297,73 USD'yi ödediğini, bakiye 2.802,27 USD'nin tahsili için başlatıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca 1'er yıllık periyotlar halinde işleyecek faiz uygulanarak takibin devamına, icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, verilen taşıma hizmeti sırasında taşınan malların Kazakistan gümrüğünde beklemesi sebebiyle bekleme ücreti ve navlun ücretinden bakiye kısmın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşıyıcı, davalı tarafından gümrükte bekleme süresine isabet eden ve sözleşmede kararlaştırılan bekleme ücretini talep etmiştir. Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermediğine göre davayı inkar etmiş sayıldığından davacının davasını ispat etmesi, bu bağlamda Kazakistan gümrüğündeki bekleme süresini ve bekleme nedenini kanıtlaması gerekir. Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamış, beklemenin neden kaynaklandığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti de aracın beklemesinin alıcı/ithalatçı firmanın gümrük vergilerini geç ödemesinden kaynaklandığını söylemişlerse de bu bilgiyi davacı şirket yetkililerinden şifaen aldıklarını da belirtmişlerdir.
Bilirkişilerin bu şekildeki tespitlerine göre davalının sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir. Ayrıca davacının taşıma işini kendisinin yapmadığı, dava dışı alt taşıyıcıya yaptırdığı, alt taşıyıcı tarafından bekleme ücreti tahakkuk ettirilip davacıdan istendiği, talep edilen bekleme ücretinin de davacı yanca ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının bekleme ücreti olarak davalıya kestiği faturadaki bedelin alt taşıyıcıya ödediği bekleme ücretinden daha fazla olduğu sabittir. Davacı, bekleme ücretini ancak alt taşıyıcıya ödediği miktar kadar davalıdan isteyebilir. Bu hususun da gözden kaçırılarak talebin tamamına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042354400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz