Sigorta tahkimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1404 E. 2013/14494 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta tahkimi↗ tahkim↗ teminat kapsamı↗ hakem kararı↗ iptal davası↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Sigorta Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, yerel mahkemeye intikal etmesinden önce hakem heyeti tarafından taraflara tebliğe gönderildiği, 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 436/3 maddesinde hakem kararının, hakem veya hakem kurulu başkanı tarafından taraflara bildirileceği ve ayrıca kararın aslının, uyuşmazlık dosyası ile birlikte saklanmak üzere mahkemeye gönderileceğinin belirtildiği, 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra yerel mahkemeye intikal eden hakem kararının, hakem kurulunca taraflara tebliğ edildiği gerekçesiyle, esas kaydının kapatılmasına, uyuşmazlık dosyasının yerel mahkeme nezdinde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen Sigorta Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, temyizen incelenmesi amacıyla tanzim ettiği 05.12.2012 havale tarihli temyiz dilekçesini yerel mahkemeye sunmuştur.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 439/1 maddesi gereğince hakem kararlarına karşı yalnızca iptal davası açılabileceği, anılan hakem heyeti kararının bu şekliyle temyizi kabil kararlardan olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin hakem heyeti kararına karşı iptal davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz talebinin reddine ilişkin kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) 5684 sayılı Yasa'nın 30/12. maddesi hükmüne göre, Sigorta Tahkim Heyeti'nin 40.000 TL'nin üzerinde bulunan kararlarının temyizi kabildir. Hal böyle iken mahkemece, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemenin 05.12.2012 tarihli kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve davalı vekilinin hakem kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
(2) Taraflar arasında uyuşmazlık, sigortalı makinanın "Kelly Ünitesinde" meydana gelen arızanın teminat dahilinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın bu mahiyetine göre, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirmekte olup, nitekim hakem heyetince de uyuşmazlığın bu mahiyette olduğu nazara alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmiş ve görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda belirtilen görüşlerin aksine hasarın teminat kapsamı dahilinde olduğu kabul edilmiştir. Oysa her ne kadar HMK'nun 282. maddesi gereğince bilirkişi raporları hakimi bağlamaz ise de, bu hükümler hakimin bilirkişi yerine geçerek karar vermesi sonucunu doğurmaz. Hakem heyetince bilirkişi raporu yeterli bulunmadığına göre, davalı tarafın davadaki teknik hususları içeren ciddi itirazlarını da değerlendirir şekilde yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4502 E. 2013/11859 K.
Ortak:sigorta tahkimi · tahkim · hakem kararı · iptal davası · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, Sigorta Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, yerel mahkemeye intikal etmesinden önce «hakem» heyeti tarafından taraflara tebliğe gönderildiği, 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 436/3 maddesinde hakem kararının, hakem veya hakem kurulu başkanı tarafından taraflara bildirileceği ve ayrıca kararın aslının, uyuşmazlık dosyası ile birlikte saklanmak üzere mahkemeye gönderileceğinin belirtildiği, 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra yerel mahkemeye intikal eden hakem kararının, hakem kurulunca taraflara tebliğ edildiği gerekçesiyle, esas «kaydının» kapatılmasına, uyuşmazlık dosyasının yerel mahkeme nezdinde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 439/1 maddesi gereğince «hakem» kararlarına karşı yalnızca «iptal davası» açılabileceği, anılan hakem heyeti kararının bu şekliyle temyizi kabil kararlardan olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin hakem heyeti kararına karşı iptal davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Hal böyle iken mahkemece, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemenin 05.12.2012 tarihli kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve davalı vekilinin «hakem» kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. (2) Taraflar arasında uyuşmazlık, sigortalı makinanın "Kelly Ünitesinde" meydana gelen arızanın «teminat» dahilinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaDavacılar vekili, 19.01.2012 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde, üç adet «sigorta tahkim komisyonu» kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece «hakem» kurulunca verilmiş karar taraflara tebliğ edildiğinden esas «kaydının» kapatılmasına, dava dosyasının mahkeme kaleminde saklanılmasına karar verilmiş, bu karar 15.02.2012 tarihinde davacılar «vekiline tebliğ» edilmiş ve davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
Sigortacılık Yasasının 30/12. maddesi uyarınca, «sigorta tahkim komisyonu» tarafından verilen kararlara karşı «iptal davası» yolu açık değil ise de davacı vekilinin harcı yatırılmak suretiyle yapılan başvurusu üzerine bu talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 436/3 madde hükümlerinde, «hakem» karan, hakem veya hakem kurulu başkanı tarafından taraflara bildirilir, ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte mahkemeye gönderilir ve mahkemece saklanır hükmünü içermekte olduğu, Hakem kurulunca verilen karar, taraflara tebliğ edilmiş bulunduğundan mahkeme esas «kaydının» kapatılmasına, dava dosyasının mahkemede muhafaza edilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tahkim komisyonu · vekile tebliğ · olumsuz oy · komisyon
Benzer bu karardaDavacılar vekili, 19.01.2012 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde, üç adet «sigorta tahkim komisyonu» kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece «hakem» kurulunca verilmiş karar taraflara tebliğ edildiğinden esas «kaydının» kapatılmasına, dava dosyasının mahkeme kaleminde saklanılmasına karar verilmiş, bu karar 15.02.2012 tarihinde davacılar «vekiline tebliğ» edilmiş ve davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
Sigortacılık Yasasının 30/12. maddesi uyarınca, «sigorta tahkim komisyonu» tarafından verilen kararlara karşı «iptal davası» yolu açık değil ise de davacı vekilinin harcı yatırılmak suretiyle yapılan başvurusu üzerine bu talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «sigorta tahkim komisyonu» kararının iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1404 E. , 2013/14494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret (Kadıköy 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 04.12.2012 tarih ve 2012/1504-2012/1205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne ilişkin verilen 2012/1107.62 Esas 2012/1295 Karar numaralı, 16.11.2012 tarihli karar aslı ve uyuşmazlık dosyası saklanmak üzere yerel mahkemeye sunulmuştur.
Mahkemece, Sigorta Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, yerel mahkemeye intikal etmesinden önce hakem heyeti tarafından taraflara tebliğe gönderildiği, 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 436/3 maddesinde hakem kararının, hakem veya hakem kurulu başkanı tarafından taraflara bildirileceği ve ayrıca kararın aslının, uyuşmazlık dosyası ile birlikte saklanmak üzere mahkemeye gönderileceğinin belirtildiği, 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra yerel mahkemeye intikal eden hakem kararının, hakem kurulunca taraflara tebliğ edildiği gerekçesiyle, esas kaydının kapatılmasına, uyuşmazlık dosyasının yerel mahkeme nezdinde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen Sigorta Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, temyizen incelenmesi amacıyla tanzim ettiği 05.12.2012 havale tarihli temyiz dilekçesini yerel mahkemeye sunmuştur.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 439/1 maddesi gereğince hakem kararlarına karşı yalnızca iptal davası açılabileceği, anılan hakem heyeti kararının bu şekliyle temyizi kabil kararlardan olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin hakem heyeti kararına karşı iptal davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz talebinin reddine ilişkin kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) 5684 sayılı Yasa'nın 30/12. maddesi hükmüne göre, Sigorta Tahkim Heyeti'nin 40.000 TL'nin üzerinde bulunan kararlarının temyizi kabildir. Hal böyle iken mahkemece, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemenin 05.12.2012 tarihli kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve davalı vekilinin hakem kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
(2) Taraflar arasında uyuşmazlık, sigortalı makinanın "Kelly Ünitesinde" meydana gelen arızanın teminat dahilinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın bu mahiyetine göre, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirmekte olup, nitekim hakem heyetince de uyuşmazlığın bu mahiyette olduğu nazara alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmiş ve görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda belirtilen görüşlerin aksine hasarın teminat kapsamı dahilinde olduğu kabul edilmiştir. Oysa her ne kadar HMK'nun 282. maddesi gereğince bilirkişi raporları hakimi bağlamaz ise de, bu hükümler hakimin bilirkişi yerine geçerek karar vermesi sonucunu doğurmaz. Hakem heyetince bilirkişi raporu yeterli bulunmadığına göre, davalı tarafın davadaki teknik hususları içeren ciddi itirazlarını da değerlendirir şekilde yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle mahkemenin 05.12.2012 tarihli kararının bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hakem kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042152800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz