Kira kaybı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15805 E. 2013/13210 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kira kaybı↗ doğrudan zarar↗ ttk 309/4↗ sorumluluk davası↗ kâr kaybı↗ ticari defter↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, bahsi geçen şirketlerin birbirine düzenlemiş olduğu 2005-2010 yıllarındaki faturalar ve bu faturaların içeriğindeki malzeme, çeşit, tutar ve fiyatları sonucu emtiaların satış bedellerinin diğer firma satış bedellerinin üzerinde olmadığı, bu hususta zarar oluşmadığı, araçlara yönelik olarak da ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemede herhangi bir kira kaybına rastlanılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı şirketin yöneticileri aleyhine TTK'nın 309 ve 336. maddeleri gereğince açılan sorumluluk davası olup, davacıların ileri sürdükleri zarar kalemleri davacıların doğrudan zararı olmayıp, dolayısıyla zararları olduğundan ancak hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesini talep ederek dava açmaları mümkün olup, somut olayda davacılar tazminatın kendilerine verilmesini talep ettiklerinde davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. 438/son maddesi gereğince kararın değiştirilen bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.
Ortak:doğrudan zarar
İncelediğiniz karardaDava, dava dışı şirketin yöneticileri aleyhine TTK'nın 309 ve 336. maddeleri gereğince açılan «sorumluluk davası» olup, davacıların ileri sürdükleri zarar kalemleri davacıların «doğrudan zararı» olmayıp, dolayısıyla zararları olduğundan ancak hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesini talep ederek dava açmaları mümkün olup, somut olayda davacılar tazminat …
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Farklı:şirket zararı · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı
Benzer bu kararda… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15805 E. , 2013/13210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
sında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2012 tarih ve 2008/403-2012/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Can Sibel Meral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalıların dava dışı... Hazır Beton ve Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş.'nin ortakları olduğunu, davalıların ayrıca 27.04.2005 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyesi olarak atandıklarını, hissedarı oldukları dava dışı...Yapı ve Plastik Sanayi Ticaret A.Ş.'den bedelinin çok üstünde satışlar gerçekleştirdiğini, şirkete ait kamyonların adı geçen şirkete kullandırıldığını, bu şekilde şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, müvekkillerinin kardan mahrum kaldıklarını ileri sürerek, davalıların yönetici oldukları şirketi zarara uğrattıklarının ve kendilerine yarar sağladıklarının tespitini, 6.500 TL zararın davalıların tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, şirketin zarar etmesinin sebebinin 2006 yılında beton üretimi için yapılan yatırımlar olduğunu, ancak o dönemde bile şirketin kar elde ettiğini,...Yapı ve Plastik Sanayi Ticaret A.Ş.'den beton hammaddesinin ise alış fiyatının oldukça altında alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, bahsi geçen şirketlerin birbirine düzenlemiş olduğu 2005-2010 yıllarındaki faturalar ve bu faturaların içeriğindeki malzeme, çeşit, tutar ve fiyatları sonucu emtiaların satış bedellerinin diğer firma satış bedellerinin üzerinde olmadığı, bu hususta zarar oluşmadığı, araçlara yönelik olarak da ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemede herhangi bir kira kaybına rastlanılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı şirketin yöneticileri aleyhine TTK'nın 309 ve 336. maddeleri gereğince açılan sorumluluk davası olup, davacıların ileri sürdükleri zarar kalemleri davacıların doğrudan zararı olmayıp, dolayısıyla zararları olduğundan ancak hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesini talep ederek dava açmaları mümkün olup, somut olayda davacılar tazminatın kendilerine verilmesini talep ettiklerinde davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. 438/son maddesi gereğince kararın değiştirilen bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041909900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz