İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11981 E. 2013/13060 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket pay devri↗ limited şirket hisse devri↗ hisse devri sözleşmesi↗ geçersiz sözleşme↗ pay devri↗ bedel iadesi↗ tasdik kararı↗ hisse devri↗ pay defteri↗ satım sözleşmesi↗ muvafakat↗ sebepsiz zenginleşme↗ bono↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 18.02.2009 tarihinde adi yazılı şekilde limited şirket hisse alım-satım sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu sözleşmenin ticaret kanunu hükümleri uyarınca geçerli bulunup bulunmadığı ve davacının sözleşmenin feshinden dolayı alacağının mevcut olup olmadığı noktasında toplandığı, 6762 sayılı TTK'nun 520. maddesinde, limited şirket pay devrinin şirket pay defterine kaydedilmesi için ortaklardan en az 3/4'nün devre muvafakat etmesinin ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olmalarının arandığı, ayrıca payın devri veya devir vaadi hakkında sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer hakkında dahi hüküm ifade etmeyeceğinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin anılan maddedeki şartları taşımadığı, sözleşme içeriğinde davacının 350.000 TL'yi nakden ödediğinin ve 200.000 TL bedelli bir bonoyu davalıya teslim ettiğinin yazıldığı, davalı tarafça sözleşme uyarınca ödemelerin tam olarak yapılmadığı savunulmuş ise de gerek sözleşmede yazılı hüküm gerekse de davalıya teslim edilen bono aslının davacıya iade edildiği gözetildiğinde bu savunmanın yerinde bulunmadığı, davalının geçersiz sözleşme sonucu sebepsiz zenginleştiği ve bu bedeli iade ile borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, asıl alacağın %40 ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, geçersiz bulunan limited şirket hisse devri sözleşmesi uyarınca ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında dava dışı limited şirketin hisselerinin devri için 18.02.2009 tarihli sözleşme imzalanmış ise de limited şirketlerde hisse devrini düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nun 520. maddesine uyulmadığından söz konusu sözleşme geçersiz olup esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık ödenen bedelin miktarı üzerinde toplanmaktadır. Gerçekten de taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, devir bedeline mahsuben 350.000 TL'nin peşin ve nakden ödendiği yazılı bulunmaktadır. Ancak her ne kadar söz konusu sözleşmede 350.000 TL'nin nakden ve peşin olarak ödendiği yazılı ise de davacı vekilince sunulan 10.05.2010 tarihli delil dilekçesine ekli ödeme belgelerinden davacının sözleşme tarihinden sonra davalıya ödemelerde bulunduğu anlaşıldığından ve davalı da sözleşmede öngörülen ödemelerin tam olarak yapılmadığını savunduğundan mahkemece taraflar arasında imzalanan devir sözleşmesindeki 350.000 TL'nin nakden ve peşin olarak ödendiğine ilişkin kaydın ödemeyi kanıtlayıcı mahiyette olmadığının ve davalı tarafın, sunulan belgelerdeki bir kısım ödemeleri inkar ettiğinin nazara alınarak yapıldığı iddia olunan ödemelerin sıhhatinin ve davacıyı bağlayıcı nitelikte bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11981 E. , 2013/13060 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/05/2011 tarih ve 2010/384-2011/250 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/06/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 18.02.2009 tarihinde dava dışı limited şirketin hisselerinin devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme ile davalının dava dışı şirketteki 40 adet hissesini müvekkiline devretmeyi vaad ettiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya toplam 550.000 TL ödediğini, ancak devir işleminin şirket tarafından reddedildiğini, bunun üzerine sözleşmenin feshi ve ödenen bedelin iadesi konusunda davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak davalının herhangi bir ödeme de bulunmadığı gibi bu bdelin tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında limited şirket hisse devri sözleşmesinin düzenlendiğini, müvekkilinin bu sözleşme uyarınca hisselerini noterde düzenlenen sözleşme ile davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete devrettiğini, ancak davacının dava konusu ettiği ödemeleri tam olarak yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 18.02.2009 tarihinde adi yazılı şekilde limited şirket hisse alım-satım sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu sözleşmenin ticaret kanunu hükümleri uyarınca geçerli bulunup bulunmadığı ve davacının sözleşmenin feshinden dolayı alacağının mevcut olup olmadığı noktasında toplandığı, 6762 sayılı TTK'nun 520. maddesinde, limited şirket pay devrinin şirket pay defterine kaydedilmesi için ortaklardan en az 3/4'nün devre muvafakat etmesinin ve bunların esas sermayenin en az 3/4'üne sahip olmalarının arandığı, ayrıca payın devri veya devir vaadi hakkında sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer hakkında dahi hüküm ifade etmeyeceğinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin anılan maddedeki şartları taşımadığı, sözleşme içeriğinde davacının 350.000 TL'yi nakden ödediğinin ve 200.000 TL bedelli bir bonoyu davalıya teslim ettiğinin yazıldığı, davalı tarafça sözleşme uyarınca ödemelerin tam olarak yapılmadığı savunulmuş ise de gerek sözleşmede yazılı hüküm gerekse de davalıya teslim edilen bono aslının davacıya iade edildiği gözetildiğinde bu savunmanın yerinde bulunmadığı, davalının geçersiz sözleşme sonucu sebepsiz zenginleştiği ve bu bedeli iade ile borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, asıl alacağın %40 ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, geçersiz bulunan limited şirket hisse devri sözleşmesi uyarınca ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında dava dışı limited şirketin hisselerinin devri için 18.02.2009 tarihli sözleşme imzalanmış ise de limited şirketlerde hisse devrini düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nun 520. maddesine uyulmadığından söz konusu sözleşme geçersiz olup esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık ödenen bedelin miktarı üzerinde toplanmaktadır. Gerçekten de taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, devir bedeline mahsuben 350.000 TL'nin peşin ve nakden ödendiği yazılı bulunmaktadır. Ancak her ne kadar söz konusu sözleşmede 350.000 TL'nin nakden ve peşin olarak ödendiği yazılı ise de davacı vekilince sunulan 10.05.2010 tarihli delil dilekçesine ekli ödeme belgelerinden davacının sözleşme tarihinden sonra davalıya ödemelerde bulunduğu anlaşıldığından ve davalı da sözleşmede öngörülen ödemelerin tam olarak yapılmadığını savunduğundan mahkemece taraflar arasında imzalanan devir sözleşmesindeki 350.000 TL'nin nakden ve peşin olarak ödendiğine ilişkin kaydın ödemeyi kanıtlayıcı mahiyette olmadığının ve davalı tarafın, sunulan belgelerdeki bir kısım ödemeleri inkar ettiğinin nazara alınarak yapıldığı iddia olunan ödemelerin sıhhatinin ve davacıyı bağlayıcı nitelikte bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041789900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz