Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3681 E. 2013/18896 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ kusur oranı↗ reeskont faizi↗ maddi tazminat↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her ne kadar kusura ilişkin bilirkişi raporlarında önceki raporlarda tespit edilen davalı kusur oranında ısrar edilmiş ise de, Yargıtay bozma ilamlarına uyulduğu ve bozma ilamında belirtildiği şekilde davalı yönünden müktesep hak oluştuğu nazara alınarak, bu konudaki emsal Yargıtay kararlarına göre, davacının hareket halindeki trene binmek isterken söz konusu kazanın oluştuğu dikkate alınarak, olayda davacının % 85, davalının ise % 15 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, hesap bilirkişisinden alternatifli olarak alınan 27.11.2012 günlü ek bilirkişi raporunda % 15 kusur oranı üzerinden, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve taşıt gideri olmak üzere, toplam maddi tazminat miktarının 58.193,00 TL olduğunun belirlendiği, davacı ... yönünden, önceki karardaki maddi tazminat kesinleşmiş olduğuna göre,davacı lehine 55.027,93 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, kusur oranındaki değişiklik nedeni ile davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın yeniden değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 55.027,93 TL maddi, 4.000 TL manevi olmak üzere toplam 59.027,93 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'na verilmesine, diğer davacılar Mehmet ve...nun her biri için ayrı ayrı 1.500 TL'den toplam 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı vekili hükme esas alınan 27.11.2012 tarihli ek bilirkişi raporunun bakıcı giderleri işleyecek dönem hesabına ve pasif döneme ilişkin yapılan hesaplamaya itiraz ederek anılan hesaplamalarda hata yapıldığını ve yeni bir rapor alınmasını talep etmiş olmakla, mahkemece itirazlar doğrultusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken davalı vekilinin itirazları değerlendirilmeksizin karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4387 E. 2017/3288 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3004 E. 2021/7254 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · istinaf incelemesi · kamu düzeni · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince «istinaf incelemesi», «kamu düzenine aykırılık» halleri dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Somut olayda «kamu düzenine aykırılık» da söz konusu olmadığından bölge adliye mahkemesince istinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket hakkında inceleme yapılması ve bir karar verilmesi gerekmektedir.
… hakkında değerlendirme yapılmamış ise de, davalı ... hakkında verilen ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğu gözetilerek bu davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi ve ilk derece mahkemesi kararının «istinaf yoluna başvuran» yönünden kaldırılması gerekirken İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru gör …
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine ve 75.027,46 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/3681 E. , 2013/18896 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2011/555-2012/515 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden Mehmet ve Emine' nin oğlu olan diğer müvekkilinin davalıya ait trende yolculuk yaptığı sırada meydana gelen kaza sonucu iki bacağının kopacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, % 100'e yakın çalışma gücünü kaybettiğini, çocuk yaşta sakat kaldığını, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, davacı ... için 34.909,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 996,06 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 123,10 TL tedavi masrafı, 19.072,56 TL bakıcı masrafı ve 50.00 TL taksi ücreti olmak üzere toplam 55.151,07 TL maddi ve 10.000 TL manevi, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 7.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı zarar görenin tam kusurlu olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, maddi ve manevi tazminat istemlerinin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her ne kadar kusura ilişkin bilirkişi raporlarında önceki raporlarda tespit edilen davalı kusur oranında ısrar edilmiş ise de, Yargıtay bozma ilamlarına uyulduğu ve bozma ilamında belirtildiği şekilde davalı yönünden müktesep hak oluştuğu nazara alınarak, bu konudaki emsal Yargıtay kararlarına göre, davacının hareket halindeki trene binmek isterken söz konusu kazanın oluştuğu dikkate alınarak, olayda davacının % 85, davalının ise % 15 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, hesap bilirkişisinden alternatifli olarak alınan 27.11.2012 günlü ek bilirkişi raporunda % 15 kusur oranı üzerinden, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve taşıt gideri olmak üzere, toplam maddi tazminat miktarının 58.193,00 TL olduğunun belirlendiği, davacı ...
yönünden, önceki karardaki maddi tazminat kesinleşmiş olduğuna göre,davacı lehine 55.027,93 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, kusur oranındaki değişiklik nedeni ile davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın yeniden değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 55.027,93 TL maddi, 4.000 TL manevi olmak üzere toplam 59.027,93 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'na verilmesine, diğer davacılar Mehmet ve...nun her biri için ayrı ayrı 1.500 TL'den toplam 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı vekili hükme esas alınan 27.11.2012 tarihli ek bilirkişi raporunun bakıcı giderleri işleyecek dönem hesabına ve pasif döneme ilişkin yapılan hesaplamaya itiraz ederek anılan hesaplamalarda hata yapıldığını ve yeni bir rapor alınmasını talep etmiş olmakla, mahkemece itirazlar doğrultusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken davalı vekilinin itirazları değerlendirilmeksizin karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin bütün, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041290100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz