Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1452 E. 2013/18810 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı sözleşmesi↗ tekel hakkı↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ garantörlük↗ sulh hukuk mahkemesi↗ ticari defter↗ fatura↗ sulh↗ taşıyan↗ avans faizi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait işyerinde yapılan tespitte çeşitli bankalara ait kredi kartı ve kredi kartı sözleşmesi gibi yazılı belgelerin içinde bulunduğu zarflanmış kapalı gönderiler ile Mercedes Benz, Avea, Beymen gibi çeşitli firmalara ait gönderilerin bulunduğu, tespitte gönderilerin bir kısmının kredi kartı olduğunun belirlendiği, değerli kağıt olmadığı sonucuna varılan kredi kartının gönderilmesi sırasında salt kartın gönderilmesi ile yetinilmeyip, kartın yanı sıra kullanımına vs. ait gerek bizatihi kart üzerinde, gerekse ayrıca yazılmış belge biçiminde bilgilerin de gönderide yer aldığı, güncel ve kişisel haber taşıyan bu gönderilerin Mektup Postası Yönetmeliği’nin 21. maddesine göre mektup niteliğinde olduğu, söz konusu gönderileri kabul, taşıma ve dağıtma 5584 sayılı Posta Yasası’nın 2/A maddesi gereğince davacının tekel hakkı kapsamında kaldığından davalının eyleminin davacının tekel hakkına tecavüz oluşturduğu, davacının 5584 sayılı Yasa’nın 59. maddesi gereğince tazminat talep etme hakkı bulunduğu, davacının 902 adet koli içerisinde bulunan 213.774 adet gönderi için toplam 940.605,60 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 940.605,60 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacının talebi üzerine Şişli 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 405 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit neticesi düzenlenen raporda; “davalının işyerinde Akbank, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Garanti Bankası, Denizbank, Vakıfbank, ING Bank, HSBC Bank AŞ, İş Bankası, Anadolubank, Kuveyt Türk, Finansbank, Mileniumbank'a ait kredi kartı ve kredi kartı sözleşmesi gibi yazılı belgelerin içinde bulunduğu zarflanmış kapalı gönderiler ile Mercedes Benz, Avea, Beymen, Hidromatik, Başak Groupama, TEB ve Deniz Emeklilik gibi değişik firmalara ait gönderilerin bulunduğu, gönderilerin sayı itibari ile tam olarak tespitinin yapılamayacağı, gönderi sahibi banka ve firmalardan sorularak gönderi tür ve adedinin tespitinin mümkün olduğu, tespit sırasında tek tek sayım yapılmadığı, ancak mahalde 902 adet koli olduğu, koliler içinde yer alan zarf sayısını tespit zımnında örnek olarak alınan Ziraat Bankasına ait gönderilerin bulunduğu kolide 380 adet zarfın, Garanti Bankasına ait gönderilerin bulunduğu kolide 94 adet zarfın bulunduğu” bildirilmiştir.
Davacı tarafça bu tespit raporuna dayanılarak her kolide ortalama 237 adet zarf bulunduğu varsayımından hareketle, kolilerin içinde buna göre toplam 213.774 adet zarf olduğu, 5584 sayılı Posta Kanunu'nun "Posta Tekelini Bozma" başlıklı 59/2 maddesine göre hesap yapıldığında da davacının zararının 940.605,60 TL olduğu bildirilerek bu miktara hükmedilmesi talep edilmiş ve mahkemece de bu hesap tarzına göre talep edilen miktara hükmedilmiş ise de, davalı taraf tespit raporuna ve yargılamanın başından itibaren cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde varsayıma dayalı olarak yapılan bu hesap tarzına itiraz etmiştir. Mahkemece, tazminat hesabı bakımından tespit raporunda bahsedilen banka ve firmalardan o tarihler itibari ile davalıyla olan ticari ilişkileri kapsamında kesilen fatura ve kayıtlar sorularak, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde bu çerçevede inceleme yaptırılıp zararın tespiti yoluna gidilmesi, bu yöntemle dahi zararın tespit edilememesi durumunda BK’nun 42. maddesine göre de değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, varsayıma dayalı olarak yapılan hesap yöntemine göre belirlenen miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de zararın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle faiz başlangıcının tespit tarihi olması gerekirken, dava tarihinden faize hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davacı yararı bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1706 E. 2014/5379 K.
Ortak:kredi kartı sözleşmesi · tekel hakkı · taşıyan · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait işyerinde yapılan tespitte çeşitli bankalara ait kredi kartı ve «kredi kartı sözleşmesi» gibi yazılı belgelerin içinde bulunduğu zarflanmış kapalı gönderiler ile Mercedes Benz, Avea, Beymen gibi çeşitli firmalara ait gönderilerin bulunduğu, tespitte gönderilerin bir kısmının kredi kartı olduğunun belirlendiği, değerli kağıt olmadığı sonucuna varılan kredi kartının gönderilmesi sırasında salt kartın gönderilmesi ile yetinilmeyip, kartın yanı sıra kullanımına vs. ait gerek bizatihi kart üzerinde, gerekse ayrıca yazılmış belge biçiminde bilgilerin de gönderide yer aldığı, güncel ve kişisel haber «taşıyan» bu gönderilerin Mektup Postası Yönetmeliği’nin 21. maddesine göre mektup niteliğinde olduğu, söz konusu gönderileri kabul, taşıma ve dağıtma 5584 sayılı Posta Yasası’nın 2/A maddesi gereğince davacının «tekel hakkı» kapsamında kaldığından davalının eyleminin davacının tekel hakkına tecavüz oluşturduğu, davacının 5584 sayılı Yasa’nın 59. maddesi gereğince tazminat talep etme hakkı bulunduğu, davacının 902 adet koli içerisinde bulunan 213.774 adet gönderi için toplam 940.605,60 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 940.605,60 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… sı, Halk Bankası, Garanti Bankası, Denizbank, Vakıfbank, ING Bank, HSBC Bank AŞ, İş Bankası, Anadolubank, Kuveyt Türk, Finansbank, Mileniumbank'a ait kredi kartı ve «kredi kartı sözleşmesi» gibi yazılı belgelerin içinde bulunduğu zarflanmış kapalı gönderiler ile Mercedes Benz, Avea, Beymen, Hidromatik, Başak Groupama, TEB ve Deniz Emeklilik gibi değiş …
Benzer bu karardaMahkemece, davalıya ait işyerinde yapılan tespitte çeşitli bankalara ait kredi kartı ve «kredi kartı sözleşmesi» gibi yazılı belgelerin içinde bulunduğu zarflanmış kapalı gönderiler ile gibi çeşitli firmalara ait gönderilerin bulunduğu, tespitte gönderilerin bir kısmının kredi kartı olduğunun belirlendiği, değerli kağıt olmadığı sonucuna varılan kredi kartının gönderilmesi sırasında salt kartın gönderilmesi ile yetinilmeyip, kartın yanı sıra kullanımına vs. ait gerek bizatihi kart üzerinde, gerekse ayrıca yazılmış belge biçiminde bilgilerin de gönderide yer aldığı, güncel ve kişisel haber «taşıyan» bu gönderilerin 21. maddesine göre mektup niteliğinde olduğu, söz konusu gönderileri kabul, taşıma ve dağıtma 5584 sayılı Posta Yasası’nın 2/A maddesi gereğince davacının «tekel hakkı» kapsamında kaldığından davalının eyleminin davacının tekel hakkına tecavüz oluşturduğu, davacının 5584 sayılı Yasa’nın 59. maddesi gereğince tazminat talep etme ha …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1471 E. 2019/6939 K.
Ortak:tekel hakkı · ticari defter · fatura · avans faizi · e-defter · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, tazminat hesabı bakımından tespit raporunda bahsedilen banka ve firmalardan o tarihler itibari ile davalıyla olan ticari ilişkileri kapsamında kesilen «fatura» ve kayıtlar sorularak, davalı şirketin «ticari defterleri» üzerinde bu çerçevede inceleme yaptırılıp zararın tespiti yoluna gidilmesi, bu yöntemle dahi zararın tespit edilememesi durumunda BK’nun 42. maddesine göre de değe …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait işyerinde yapılan tespitte çeşitli bankalara ait kredi kartı ve «kredi kartı sözleşmesi» gibi yazılı belgelerin içinde bulunduğu zarflanmış kapalı gönderiler ile Mercedes Benz, Avea, Beymen gibi çeşitli firmalara ait gönderilerin bulunduğu, tespitte gönderilerin bir kısmının kredi kartı olduğunun belirlendiği, değerli kağıt olmadığı sonucuna varılan kredi kartının gönderilmesi sırasında salt kartın gönderilmesi ile yetinilmeyip, kartın yanı sıra kullanımına vs. ait gerek bizatihi kart üzerinde, gerekse ayrıca yazılmış belge biçiminde bilgilerin de gönderide yer aldığı, güncel ve kişisel haber «taşıyan» bu gönderilerin Mektup Postası Yönetmeliği’nin 21. maddesine göre mektup niteliğinde olduğu, söz konusu gönderileri kabul, taşıma ve dağıtma 5584 sayılı Posta Yasası’nın 2/A maddesi gereğince davacının «tekel hakkı» kapsamında kaldığından davalının eyleminin davacının tekel hakkına tecavüz oluşturduğu, davacının 5584 sayılı Yasa’nın 59. maddesi gereğince tazminat talep etme hakkı bulunduğu, davacının 902 adet koli içerisinde bulunan 213.774 adet gönderi için toplam 940.605,60 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 940.605,60 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalının eyleminin, davacının «tekel hakkına» tecavüz oluşturduğu, 5584 sayılı Posta Kanununun 59/2 maddesine göre hesap yapılarak zararın belirlenmesi gerektiği, bozma ilamında davalının «ticari defterlerinin» de incelenerek gönderi sahibi şirketlerle ilişkisinin saptanması ve buna göre zararın belirlenmesi istenilmiş ise de, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapmanın mümkün olmadığı, bu yöntemle zarar belirlenemediğinden BK.nın 42. maddesine göre uğranılan zararın miktarı tam olarak belirlenemediğinden olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemler göz önünde tutularak zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak 940.605,60 TL olarak kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 904.605,60 TL'nin 14/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte …
… rar Dairemizce tazminat hesabı bakımından tespit raporunda bahsedilen banka ve firmalardan o tarihler itibariyle davalıyla olan ticari ilişkileri kapsamında kesilen «fatura» ve kayıtlar sorularak, davalı şirketin «ticari defterleri» üzerinde bu çerçevede inceleme yaptırılıp zararın tespiti yoluna gidilmesi, bu yöntemle dahi zararın tespit edilememesi durumunda BK’nın 42. maddesine göre de değe …
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davalıyla ticari ilişkileri kapsamında dava dışı banka ve firmalardan davacı tarafından kesilen «fatura» ve kayıtlar getirtilmiş, bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını mahallinde inceleme yetkisi verilerek bilirkişi heyetinden rapor hazırlaması istenmiş, bilirkişi raporuyla davalının ticari defter ve belgelerini bilirkişi kuruluna «ibraz» etmediği, bu nedenle bozma ilamında belirtilen şirketler ile davalının ticari ilişkisinin olup olmadığı hakkında kanaat edinilemediği ve davanın haklılığı ile dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · kesin süre · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… le, Dairemiz bozma ilamında açıklandığı üzere, bilirkişilerce toplanan delillerden dava dışı banka ve firmaların davalıyla olan ticari ilişkileri kapsamında kesilen «fatura» ve kayıtlar ile davalı şirketin «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılıp zararın tespiti yoluna gidilmesi, mahallinde inceleme «yetkisine» rağmen bilirkişilerce davalı şirket defter ve kayıtlarına ulaşılamaz, kayıtlar üzerinde inceleme yapılamazsa, mahkemece verilecek «kesin süre» ile «ibrazlarının» sağlanması aksi takdirde sonuçları da hatırlatılarak bir karar verilmesi, bu yöntemle dahi zararın tespit edilememesi durumunda da BK’nın 42. maddesine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalının eyleminin, davacının «tekel hakkına» tecavüz oluşturduğu, 5584 sayılı Posta Kanununun 59/2 maddesine göre hesap yapılarak zararın belirlenmesi gerektiği, bozma ilamında davalının «ticari defterlerinin» de incelenerek gönderi sahibi şirketlerle ilişkisinin saptanması ve buna göre zararın belirlenmesi istenilmiş ise de, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapmanın mümkün olmadığı, bu yöntemle zarar belirlenemediğinden BK.nın 42. maddesine göre uğranılan zararın miktarı tam olarak belirlenemediğinden olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemler göz önünde tutularak zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak 940.605,60 TL olarak kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 904.605,60 TL'nin 14/01/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte …
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davalıyla ticari ilişkileri kapsamında dava dışı banka ve firmalardan davacı tarafından kesilen «fatura» ve kayıtlar getirtilmiş, bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını mahallinde inceleme yetkisi verilerek bilirkişi heyetinden rapor hazırlaması istenmiş, bilirkişi raporuyla davalının ticari defter ve belgelerini bilirkişi kuruluna «ibraz» etmediği, bu nedenle bozma ilamında belirtilen şirketler ile davalının ticari ilişkisinin olup olmadığı hakkında kanaat edinilemediği ve davanın haklılığı ile dava …
Öncelikle mahkemece Dairemiz bozma ilamında gösterilen bir kısım deliller toplanmış, yani tespit raporunda bahsedilen banka ve firmalardan o tarihler itibariyle davalıyla olan ticari ilişkileri kapsamında kesilen «fatura» ve kayıtlar getirtilmiş olup, davalı şirket vekilince bilirkişiye gönderildiği anlaşılan elektronik posta ile «defter» kayıtlarının da kısmen «ibraz» edildiği görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15170 E. 2012/20393 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre 5584 sayılı Posta Kanunu’nun 47. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1452 E. , 2013/18810 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2012 tarih ve 2011/290-2012/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 5584 sayılı Posta Kanunu ve ilgili tüzükte müvekkiline posta tekel hakkı tanındığını, 14.01.2010 tarihinde davalının işyerinde yapılan tespitte 902 adet koli içerisinde toplam 213.774 adet gönderi tespit edildiğini, posta tarifesine göre müvekkilinin toplam zararının yakalanma tarihi itibariyle 940.605,60-TL olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın tespit tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin posta dağıtım işi yapmadığını, müşterilerine baskı, katlama, zarflama, kolileme, depolama hizmetleri verdiğini, müşterilerin şubelerinden iade ile gelen zarfları iade sebebine göre tasnif edip imha işlemi yaptığını, tespit edilen koli ve zarfların, "dağıtılmak için" değil, katlama, zarflama, kolileme, depolama amacıyla orada bulunduğunu, tespit esnasında kolilerdeki zarfların içeriğinin tespit edilmediğini, zarfların içinde posta tekelini ihlal eden bir mektup olduğu varsayımından hareketle tazminat talep edilmeyeceğini, tespit esnasında 902 adet koliden sadece iki adet kolideki zarfların sayıldığını, bu iki koli içindeki zarf sayısından hareketle tazminat hesabı yapılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait işyerinde yapılan tespitte çeşitli bankalara ait kredi kartı ve kredi kartı sözleşmesi gibi yazılı belgelerin içinde bulunduğu zarflanmış kapalı gönderiler ile Mercedes Benz, Avea, Beymen gibi çeşitli firmalara ait gönderilerin bulunduğu, tespitte gönderilerin bir kısmının kredi kartı olduğunun belirlendiği, değerli kağıt olmadığı sonucuna varılan kredi kartının gönderilmesi sırasında salt kartın gönderilmesi ile yetinilmeyip, kartın yanı sıra kullanımına vs. ait gerek bizatihi kart üzerinde, gerekse ayrıca yazılmış belge biçiminde bilgilerin de gönderide yer aldığı, güncel ve kişisel haber taşıyan bu gönderilerin Mektup Postası Yönetmeliği’nin 21.
maddesine göre mektup niteliğinde olduğu, söz konusu gönderileri kabul, taşıma ve dağıtma 5584 sayılı Posta Yasası’nın 2/A maddesi gereğince davacının tekel hakkı kapsamında kaldığından davalının eyleminin davacının tekel hakkına tecavüz oluşturduğu, davacının 5584 sayılı Yasa’nın 59. maddesi gereğince tazminat talep etme hakkı bulunduğu, davacının 902 adet koli içerisinde bulunan 213.774 adet gönderi için toplam 940.605,60 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 940.605,60 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacının talebi üzerine Şişli 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 405 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit neticesi düzenlenen raporda; “davalının işyerinde Akbank, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Garanti Bankası, Denizbank, Vakıfbank, ING Bank, HSBC Bank AŞ, İş Bankası, Anadolubank, Kuveyt Türk, Finansbank, Mileniumbank'a ait kredi kartı ve kredi kartı sözleşmesi gibi yazılı belgelerin içinde bulunduğu zarflanmış kapalı gönderiler ile Mercedes Benz, Avea, Beymen, Hidromatik, Başak Groupama, TEB ve Deniz Emeklilik gibi değişik firmalara ait gönderilerin bulunduğu, gönderilerin sayı itibari ile tam olarak tespitinin yapılamayacağı, gönderi sahibi banka ve firmalardan sorularak gönderi tür ve adedinin tespitinin mümkün olduğu, tespit sırasında tek tek sayım yapılmadığı, ancak mahalde 902 adet koli olduğu, koliler içinde yer alan zarf sayısını tespit zımnında örnek olarak alınan Ziraat Bankasına ait gönderilerin bulunduğu kolide 380 adet zarfın, Garanti Bankasına ait gönderilerin bulunduğu kolide 94 adet zarfın bulunduğu” bildirilmiştir.
Davacı tarafça bu tespit raporuna dayanılarak her kolide ortalama 237 adet zarf bulunduğu varsayımından hareketle, kolilerin içinde buna göre toplam 213.774 adet zarf olduğu, 5584 sayılı Posta Kanunu'nun "Posta Tekelini Bozma" başlıklı 59/2 maddesine göre hesap yapıldığında da davacının zararının 940.605,60 TL olduğu bildirilerek bu miktara hükmedilmesi talep edilmiş ve mahkemece de bu hesap tarzına göre talep edilen miktara hükmedilmiş ise de, davalı taraf tespit raporuna ve yargılamanın başından itibaren cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde varsayıma dayalı olarak yapılan bu hesap tarzına itiraz etmiştir. Mahkemece, tazminat hesabı bakımından tespit raporunda bahsedilen banka ve firmalardan o tarihler itibari ile davalıyla olan ticari ilişkileri kapsamında kesilen fatura ve kayıtlar sorularak, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde bu çerçevede inceleme yaptırılıp zararın tespiti yoluna gidilmesi, bu yöntemle dahi zararın tespit edilememesi durumunda BK’nun 42.
maddesine göre de değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, varsayıma dayalı olarak yapılan hesap yöntemine göre belirlenen miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de zararın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle faiz başlangıcının tespit tarihi olması gerekirken, dava tarihinden faize hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davacı yararı bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041125800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz