İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6837 E. 2011/16792 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi↗ yemin teklifi↗ yemin delili↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari defter kayıtları↗ sözleşmenin feshi↗ yemin↗ ara karar↗ acentelik↗ ticari defter↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalılardan 4.000 TL alacaklı olduğu, bu miktarın da ödendiği, başkaca alacağı bulunmadığı, davacının yemin delilini kullandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf sözleşmenin feshi sonrası bakiye 11.568,93 TL alacakları olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, delil olarak ticari defter ve kayıtlarına dayanmıştır.
Mahkemece taraflardan ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri istenmiş, davacı taraf alacağa ilişkin olarak yevmiye defterinin ve muavin raporunun ilgili yerlerini ibraz etmiş, bilirkişi raporunda anılan belgelerle alacağın varlığının ispatlanamayacağı belirtilmiş, bunun üzerine tekrar bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, buna ilişkin ara kararda bilirkişilere istemleri halinde defterler üzerinde inceleme yapma yetkisi verilmiş, ancak bilirkişi heyeti tarafından dosya üzerinden inceleme yapılarak, rapor tanzim edilmiş, davacı vekili de rapora itirazında, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek yeniden bilirkişi raporu alınmasını istemiş, ancak mahkemece davacının bu istemi değerlendirilmeksizin davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davalıların yemin etmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekilinin ciddi ve sonuca etkili itirazları doğrultusunda ticari defter ve kayıtlar incelenmeksizin, davacıya teklif edilen bu yemin icapsız olduğundan hükme esas alınması mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, bilirkişi heyetinden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2811 E. 2010/3158 K.
Ortak:ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece taraflardan «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmeleri istenmiş, davacı taraf alacağa ilişkin olarak yevmiye defterinin ve muavin raporunun ilgili yerlerini ibraz etmiş, bilirkişi raporunda anılan belgelerle alacağın varlığının ispatlanamayacağı belirtilmiş, bunun üzerine tekrar bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, buna ilişkin «ara» kararda bilirkişilere istemleri halinde defterler üzerinde inceleme yapma yetkisi verilmiş, ancak bilirkişi heyeti tarafından dosya üzerinden inceleme yapılarak, rapor tanzim edilmiş, davacı vekili de rapora itirazında, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek yeniden bilirkişi raporu alınmasını istemiş, ancak mahkemece davacının bu istemi değerlendirilmeksizin davacıya «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılmış, davalıların yemin etmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf «sözleşmenin feshi» sonrası bakiye 11.568,93 TL alacakları olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, delil olarak «ticari defter» ve kayıtlarına dayanmıştır.
Ancak, davacı vekilinin ciddi ve sonuca etkili itirazları doğrultusunda «ticari defter» ve kayıtlar incelenmeksizin, davacıya teklif edilen bu «yemin» icapsız olduğundan hükme esas alınması mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davada «ispat yükü» davalıda olup, davalının savunmalarını kanıtlar şekilde dosyaya herhangi bir delil «ibraz» etmediği, dava konusu borcun bulunup bulunmadığının tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak üzere «defter» ve belgelerin ibrazı için davalıya tanınan «kesin süre» içinde istenilen kayıt ve bilgilerin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya dava konusu edilen 1.727,00 YTL borcunun bulunmadığının tespiti …
Mahkemece, «bilirkişi incelemesine» esas olmak üzere davalı kooperatifin 2000 ila 2005 yılı «defterleri» ve muavin kayıtlarının «ibrazı» için verilen «kesin sürede» istenilen kayıt ve bilgilerin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de 20.05.2008 tarihli ek bilirkişi raporunda davalı kooperatifin 2000 il …
Davalı kooperatifin «defterleri» «ibraz» edildiğine göre davalı kooperatif vekilinden kooperatif ortaklarının ödemelerinin kayıtlarının nasıl tutulduğu, her ortak için ödemelerini gösterir defter mi tutulduğu, ortağın «pay defterindeki kaydına» mı işlendiği hususu açıklattırıldıktan sonra davacının ödemelerinin 31.12.2005 tarihinden önceki genel kurul kararları çerçevesinde değerlendirilmesi ve davacının …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defteri kaydı · pay defteri · kesin süre · ispat yükü · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davada «ispat yükü» davalıda olup, davalının savunmalarını kanıtlar şekilde dosyaya herhangi bir delil «ibraz» etmediği, dava konusu borcun bulunup bulunmadığının tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak üzere «defter» ve belgelerin ibrazı için davalıya tanınan «kesin süre» içinde istenilen kayıt ve bilgilerin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya dava konusu edilen 1.727,00 YTL borcunun bulunmadığının tespiti …
Mahkemece, «bilirkişi incelemesine» esas olmak üzere davalı kooperatifin 2000 ila 2005 yılı «defterleri» ve muavin kayıtlarının «ibrazı» için verilen «kesin sürede» istenilen kayıt ve bilgilerin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de 20.05.2008 tarihli ek bilirkişi raporunda davalı kooperatifin 2000 il …
Davalı kooperatifin «defterleri» «ibraz» edildiğine göre davalı kooperatif vekilinden kooperatif ortaklarının ödemelerinin kayıtlarının nasıl tutulduğu, her ortak için ödemelerini gösterir defter mi tutulduğu, ortağın «pay defterindeki kaydına» mı işlendiği hususu açıklattırıldıktan sonra davacının ödemelerinin 31.12.2005 tarihinden önceki genel kurul kararları çerçevesinde değerlendirilmesi ve davacının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6837 E. , 2011/16792 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2009 tarih ve 2007/264 - 2009/303 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'ın acenteleri, diğer davalının ise müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, aralarındaki sözleşmenin feshedildiğini, davalıların bakiye 15.568,93 TL borçlarını ödemediklerini, yapılan takibe kısmi olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın 11.568,93 TL üzerinden iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, acentelik sözleşmesinin karşılıklı anlaşarak feshedildiğini, takibe yaptıkları itirazda borcun 4.000 TL kısmını kabul ettiklerini, başka borçları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalılardan 4.000 TL alacaklı olduğu, bu miktarın da ödendiği, başkaca alacağı bulunmadığı, davacının yemin delilini kullandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf sözleşmenin feshi sonrası bakiye 11.568,93 TL alacakları olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, delil olarak ticari defter ve kayıtlarına dayanmıştır.
Mahkemece taraflardan ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri istenmiş, davacı taraf alacağa ilişkin olarak yevmiye defterinin ve muavin raporunun ilgili yerlerini ibraz etmiş, bilirkişi raporunda anılan belgelerle alacağın varlığının ispatlanamayacağı belirtilmiş, bunun üzerine tekrar bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, buna ilişkin ara kararda bilirkişilere istemleri halinde defterler üzerinde inceleme yapma yetkisi verilmiş, ancak bilirkişi heyeti tarafından dosya üzerinden inceleme yapılarak, rapor tanzim edilmiş, davacı vekili de rapora itirazında, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek yeniden bilirkişi raporu alınmasını istemiş, ancak mahkemece davacının bu istemi değerlendirilmeksizin davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davalıların yemin etmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekilinin ciddi ve sonuca etkili itirazları doğrultusunda ticari defter ve kayıtlar incelenmeksizin, davacıya teklif edilen bu yemin icapsız olduğundan hükme esas alınması mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, bilirkişi heyetinden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılıp neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040783500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz