6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklık uyuşmazlığı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/15044 E. 2011/16697 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi şahsi sorumluluk ba formu hisse senedi pay defteri anonim şirket ortaklık ilişkisi yönetim kurulu kararı eksik inceleme ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 329TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinden "...Hisse Senedi Talep Formu" yazılı belge karşılığında (26.000-DM) tahsil edildiğini, ancak davalı şirkete geçerli bir şekilde ortak olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacının davalı şirketin ortağı olduğunu savunmuş, davacının 298 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi ibraz etmiş, ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Yimpaş Holding AŞ.’nin 30.04.2009 tarihli yazısında da davacının davalı şirkette (0,05) TL nominal bedelli 298 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank, Sabri-Nefise adlı şahıslara ilişkin sorgulamada 298 adet davalı şirket hisse senedinin pay defteri bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Ortaklık sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4636 E. 2011/3664 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15060 E. 2011/16695 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ortaklık sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15048 E. 2011/16694 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8082 E. 2011/7846 K.

    Ortak: · Ortaklık uyuşmazlığı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15058 E. 2011/16688 K.

    Ortak: · Ortaklık uyuşmazlığı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ortaklık sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6280 E. 2010/12769 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4070 E. 2011/15562 K.

    Ortak: · Ortaklık uyuşmazlığı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık uyuşmazlığı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15049 E. 2011/16693 K.

    Ortak: · Ortaklık uyuşmazlığı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/15044 E.  ,  2011/16697 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/06/2009 tarih ve 2009/54-2009/550 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.12.2011 gününde davacı avukatı ..... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı taraf duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların müvekkilinden "...Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.Hisse Senedi Talep Formu..." yazılı bir belge karşılığında 26.000-DM tahsil ettiğini, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği ve yüksek oranda kar garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir kâr ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 28.319,33-TL'nin davalılardan tahsilini, hisse senedi satımı yapılamayacağının ve davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinden "...Hisse Senedi Talep Formu" yazılı belge karşılığında (26.000-DM) tahsil edildiğini, ancak davalı şirkete geçerli bir şekilde ortak olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacının davalı şirketin ortağı olduğunu savunmuş, davacının 298 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi ibraz etmiş, ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Yimpaş Holding AŞ.’nin 30.04.2009 tarihli yazısında da davacının davalı şirkette (0,05) TL nominal bedelli 298 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank, Sabri-Nefise adlı şahıslara ilişkin sorgulamada 298 adet davalı şirket hisse senedinin pay defteri bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040646400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.