Ortaklık sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/15055 E. 2011/16692 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi↗ şahsi sorumluluk↗ ba formu↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ ortaklık ilişkisi↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim Şirket olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda da davacılar vekili, müvekkillerine "...Hisse Senedi Talep Formu" başlıklı iki adet belge imzalatılarak (140.000 DM) tahsil edildiğini, ancak davalı şirkete geçerli bir şekilde ortaklık olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacılardan ....'nun “Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.nin ortağı olduğunu savunmuş, anılan davacının 1.316 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık pay defterinin bu davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi ibraz etmiş, ortaklık servis yazısında anılan davacı hisselerinin pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır. Davalı Yimpaş Holding AŞ.’nin 30.04.2009 tarihli yazısında da davacı ...'nın Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.de nominal bedelli 0,05 TL.olan 1.316 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir. Takasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin hisse senedinin pay defteri bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6269 E. 2010/12768 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Takasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin «hisse senedinin» «pay defteri» bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ketler olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı şirketler yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… ası için önel verilip, bu şirkete de dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu kararda… ketler olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı şirketler yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Takasbank davacının Yimpaş Grup şirketlerine ait «hisse senedi» «kaydına» rastlanmadığını mahkemeye bildirmiştir.
-
Ortaklık sözleşmesi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4648 E. 2011/3924 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Takasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin «hisse senedinin» «pay defteri» bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… irketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
… davacının davalılardan Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.Tic.A.Ş.'nin şirketin ortağı olduğunu savunmuş,davacının 607 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi «ibraz» etmiş,ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin anılan şirket pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Takasbank, davacının Yimpaş Grup şirketlerine ait «hisse senedi» «kaydının» tespit edilmediğini mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu kararda… irketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
… davacının davalılardan Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.Tic.A.Ş.'nin şirketin ortağı olduğunu savunmuş,davacının 607 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi «ibraz» etmiş,ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin anılan şirket pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Takasbank, davacının Yimpaş Grup şirketlerine ait «hisse senedi» «kaydının» tespit edilmediğini mahkemeye bildirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7046 E. 2011/6740 K.
Ortak:şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaTakasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin «hisse senedinin» «pay defteri» bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.’nde hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesinde pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin düzenlendiği, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanı ...’ın ise «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut bulunmadığı, davacının davalı ...
Öte yandan, Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaYozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.’nde ise hissesinin olmadığı gerekçesiyle davalı ...hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7052 E. 2011/6739 K.
Ortak:şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaTakasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin «hisse senedinin» «pay defteri» bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.’nde hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesinde pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin düzenlendiği, bu nedenle davacının anılan şirkete karşı isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanı ...’ın ise «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut bulunmadığı, davacının davalı ...Ş.’nde ise hissesinin olmadığı gerekçesiyle davalı ...
Öte yandan, Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaPaz. ve Tic.A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı ...ve ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3801 E. 2011/15232 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Takasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin «hisse senedinin» «pay defteri» bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… irketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6361 E. 2010/12546 K.
Ortak:şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaTakasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin «hisse senedinin» «pay defteri» bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davalılar vekili, davacılardan ....'nun “Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.nin ortağı olduğunu savunmuş, anılan davacının 1.316 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık «pay defterinin» bu davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi «ibraz» etmiş, ortaklık servis yazısında anılan davacı hisselerinin pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
… yaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece,iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir durumun olmaması nedeniyle adı geçen davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği,TTK 405.madde gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği gerekçesiyle,davalı şirket yönünden esastan, diğer davalılar yönünden husumetten davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4647 E. 2011/3923 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Takasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin «hisse senedinin» «pay defteri» bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… irketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
… , davacının davalılardan Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.Tic.A.Ş.nin şirketin ortağı olduğunu savunmuş,davacının 242 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi «ibraz» etmiş,ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin anılan şirket pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Takasbank, davacının anılan davalı şirkette 242 adet «hisse senedinin» kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu kararda… irketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4670 E. 2011/4267 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Takasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin «hisse senedinin» «pay defteri» bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/15055 E. , 2011/16692 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2009/50 - 2009/563 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.12.2011 gününde davacılar avukatı ..... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların müvekkillerinden "...Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş...." yazılı bir belge karşılığında 140.000 DM tahsil ettiğini, müvekkillerine paralarını her istediği anda alabilecekleri ve yüksek oranda kar garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir kar ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 152.488,71 TL'nın davalılardan tahsilini, hisse senedi satımı yapılamayacağının ve davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim Şirket olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda da davacılar vekili, müvekkillerine "...Hisse Senedi Talep Formu" başlıklı iki adet belge imzalatılarak (140.000 DM) tahsil edildiğini, ancak davalı şirkete geçerli bir şekilde ortaklık olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacılardan ....'nun “Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.nin ortağı olduğunu savunmuş, anılan davacının 1.316 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık pay defterinin bu davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi ibraz etmiş, ortaklık servis yazısında anılan davacı hisselerinin pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır. Davalı Yimpaş Holding AŞ.’nin 30.04.2009 tarihli yazısında da davacı ...'nın Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.de nominal bedelli 0,05 TL.olan 1.316 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir.
Takasbank adı anılan davacının 1.316 adet Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.'nin hisse senedinin pay defteri bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davalı şirkette pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olunduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 09.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040610100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz