İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13087 E. 2013/16143 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek değer tespiti↗ sözleşmeden doğan dava↗ hisse devir sözleşmesi↗ limited şirket↗ çek↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu 40.000 USD ve 58.000 USD bedelli iki adet çekin davalının limited şirket devri için verdiğinin ispat edilemediği, çeklerin şirket devri için verilmediği, şirketin o tarihte borca batık olduğu, davalının söz konusu çekleri şirketin mermer fabrikası ve arsası için verdiği ancak fabrika ve arsanın 3. kişiler adına kayıtlı olup davalıya devrinin sağlanmadığı, bu nedenle verilen 2 adet çekin karşılığı hukuki sözleşmede davacının edimlerini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı takibe dayanak çeklerin ortağı olduğu limited şirket hisselerinin devri karşılığı düzenlendiğini iddia etmesine karşın davalı, noterden onaylı hisse devir sözleşmesine göre devir bedelinin çek olarak değil, haricen, nakden ve peşin olarak tahsil edilmiş olduğunu, takibe ve davaya konu çekleri şirkete ait fabrika binası ve arsayı almak için verdiğini, ancak arsa ve fabrikanın şirketin üzerinde olmadığını öğrendiğini, fabrika ve arsanın kendisine devredilmemesi nedeniyle çekleri ödemediğini savunmuştur. Mahkemece uyulan bozma ilamında ise davalı savunmasının araştırılmasına yönelik olarak yapılması gereken işlemlere işaret edilmiş ve hisselerin gerçek değerinin noter sözleşmesinde yazılı bedel kadar olup olmadığının da araştırılması istenmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda dava dışı şirketin devir tarihindeki bilançosunda kayıtlı varlıkların bilançoda gösterilen değerleri üzerinden hesaplama yapılarak devredilen hisselerin değeri belirlenmiştir. Bilirkişi raporundaki hesaplamanın bilançoda gösterilen değerler üzerinden yapılması sonucu bulunan değer, defter değeri olup, bu bedelin devir tarihindeki bilançoda yer alan varlık ve değerlerin gerçek değerleri olan piyasa veya rayiç değerleri yansıtıp yansıtmadığı belli değildir. Şirket aktifinde yer alan varlık ve hakların defter kayıtlarında gösterilen değerlerinin çoğu zaman gerçek değeri yansıtmaması nedeniyle sadece bilanço değerleri üzerinden hesaplama yapılarak değer belirlemesi yapmak adaletsiz sonuçlar doğurabilir. Esasen bozma ilamında da devir tarihindeki gerçek değerin araştırılması istenilmiştir. Davacı da hisse devir sözleşmesinde yazılı 125,00 TL devir bedelinin gerçek bedel olmadığını iddia etmekle, mahkemece devir tarihindeki şirket bilançosunda gösterilen şirkete ait varlıkların gerçek değerlerinin tespit ettirilerek gerçek değerlere göre davalıya devredilen hisselerin bedelinin bulunması ve sonucuna göre davacının hisse devrinden doğan alacağının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde bilançoda yazılı değerler üzerinden hesaplama yapılması yerinde olmadığı gibi bu şekilde yapılan hesaplama sonucunda bile davaya konu hisselerin değeri 1.957,35 TL olarak tespit edilmiş olup, bu bedelin noter sözleşmesinde gösterilen devir bedelinden yüksek olmasına rağmen bu husus bile göz önüne alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2459 E. 2018/6906 K.
Ortak:gerçek değer tespiti · sözleşmeden doğan dava · hisse devir sözleşmesi · limited şirket · çek · e-defter
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı takibe dayanak çeklerin ortağı olduğu «limited şirket» hisselerinin devri karşılığı düzenlendiğini iddia etmesine karşın davalı, noterden onaylı «hisse devir sözleşmesine» göre devir bedelinin «çek» olarak değil, haricen, nakden ve peşin olarak tahsil edilmiş olduğunu, takibe ve davaya konu çekleri şirkete ait fabrika binası ve arsayı almak için verdiğini, anc …
Davacı da «hisse devir sözleşmesinde» yazılı 125,00 TL devir bedelinin gerçek bedel olmadığını iddia etmekle, mahkemece devir tarihindeki şirket bilançosunda gösterilen şirkete ait varlıkların «gerçek değerlerinin tespit» ettirilerek gerçek değerlere göre davalıya devredilen hisselerin bedelinin bulunması ve sonucuna göre davacının hisse devrinden doğan alacağının belirlenmesi gerek …
Benzer bu kararda… zılı değerler üzerinden hesaplama yapılarak devredilen hisselerin değerinin belirlenmesi yerinde olmadığı gibi benzer nitelikteki ... tarafından davalı ... aleyhine «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali davasında alınan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler, dosya içeriği ile bu dosyadaki deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle inceleme yapılarak iddia ve savunmalara göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı ...
… acı vekilinin taraflar arasındaki şifai sözleşme ile hisse devir bedelinin 88.000 USD olarak kararlaştırıldığını, bu nedenle davalının 88.000 USD tutarında iki adet «çek» verdiğini, sonrasında noterde devir sözleşmesi imzalandığını, çek bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiği ve «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde bulunan iki adet çek örneğini sunduğu, yapılan incelemeye göre devredilen toplam 5 hissenin gerçek değerinin 1.957,36 TL olduğu, «hisse devir sözleşmesi» ile 125,00 TL'lik bedelin peşin olarak ödendiğinin sabit olduğu, bu nedenle hisselerin gerçek değerinden peşin ödenen 125,00 TL'nin mahsubunun gerektiği gerekçesiy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · yazılı delil · icra takibine itiraz · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk karar Dairemizce “...mahkemece, davalı asil «isticvap» edilerek «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde olan iki adet çeki hangi hukuki nedene dayalı olarak keşide ettiğini açıklattırması, dava dışı ...
… acı vekilinin taraflar arasındaki şifai sözleşme ile hisse devir bedelinin 88.000 USD olarak kararlaştırıldığını, bu nedenle davalının 88.000 USD tutarında iki adet «çek» verdiğini, sonrasında noterde devir sözleşmesi imzalandığını, çek bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiği ve «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde bulunan iki adet çek örneğini sunduğu, yapılan incelemeye göre devredilen toplam 5 hissenin gerçek değerinin 1.957,36 TL olduğu, «hisse devir sözleşmesi» ile 125,00 TL'lik bedelin peşin olarak ödendiğinin sabit olduğu, bu nedenle hisselerin gerçek değerinden peşin ödenen 125,00 TL'nin mahsubunun gerektiği gerekçesiy …
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, davalı asil «isticvap» edilmiş, ardından «bilirkişi incelemesi» yapılarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… zılı değerler üzerinden hesaplama yapılarak devredilen hisselerin değerinin belirlenmesi yerinde olmadığı gibi benzer nitelikteki ... tarafından davalı ... aleyhine «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali davasında alınan bilirkişi raporlarındaki belirlemeler, dosya içeriği ile bu dosyadaki deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle inceleme yapılarak iddia ve savunmalara göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13087 E. , 2013/16143 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2010 tarih ve 2009/149-2010/517 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu dava dışı limited şirket hisselerinin davalıya satılması konusunda anlaştıklarını, hisse devir bedelinin 98.000 USD olarak kararlaştırıldığını, davalının devir bedeli karşılığında iki adet çek keşide ettiğini, bilahare 31.10.2000 tarihinde noterde hisse devir sözleşmesinin imzalandığını, davalının talebi üzerine noter senedinde devir bedelinin 125.000.000 TL olarak gösterildiği, noterdeki sözleşmenin yapılması sırasında bedel konusunda müvekkilini aldatan davalının çek bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu 40.000 USD ve 58.000 USD bedelli iki adet çekin davalının limited şirket devri için verdiğinin ispat edilemediği, çeklerin şirket devri için verilmediği, şirketin o tarihte borca batık olduğu, davalının söz konusu çekleri şirketin mermer fabrikası ve arsası için verdiği ancak fabrika ve arsanın 3. kişiler adına kayıtlı olup davalıya devrinin sağlanmadığı, bu nedenle verilen 2 adet çekin karşılığı hukuki sözleşmede davacının edimlerini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı takibe dayanak çeklerin ortağı olduğu limited şirket hisselerinin devri karşılığı düzenlendiğini iddia etmesine karşın davalı, noterden onaylı hisse devir sözleşmesine göre devir bedelinin çek olarak değil, haricen, nakden ve peşin olarak tahsil edilmiş olduğunu, takibe ve davaya konu çekleri şirkete ait fabrika binası ve arsayı almak için verdiğini, ancak arsa ve fabrikanın şirketin üzerinde olmadığını öğrendiğini, fabrika ve arsanın kendisine devredilmemesi nedeniyle çekleri ödemediğini savunmuştur. Mahkemece uyulan bozma ilamında ise davalı savunmasının araştırılmasına yönelik olarak yapılması gereken işlemlere işaret edilmiş ve hisselerin gerçek değerinin noter sözleşmesinde yazılı bedel kadar olup olmadığının da araştırılması istenmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda dava dışı şirketin devir tarihindeki bilançosunda kayıtlı varlıkların bilançoda gösterilen değerleri üzerinden hesaplama yapılarak devredilen hisselerin değeri belirlenmiştir. Bilirkişi raporundaki hesaplamanın bilançoda gösterilen değerler üzerinden yapılması sonucu bulunan değer, defter değeri olup, bu bedelin devir tarihindeki bilançoda yer alan varlık ve değerlerin gerçek değerleri olan piyasa veya rayiç değerleri yansıtıp yansıtmadığı belli değildir. Şirket aktifinde yer alan varlık ve hakların defter kayıtlarında gösterilen değerlerinin çoğu zaman gerçek değeri yansıtmaması nedeniyle sadece bilanço değerleri üzerinden hesaplama yapılarak değer belirlemesi yapmak adaletsiz sonuçlar doğurabilir.
Esasen bozma ilamında da devir tarihindeki gerçek değerin araştırılması istenilmiştir. Davacı da hisse devir sözleşmesinde yazılı 125,00 TL devir bedelinin gerçek bedel olmadığını iddia etmekle, mahkemece devir tarihindeki şirket bilançosunda gösterilen şirkete ait varlıkların gerçek değerlerinin tespit ettirilerek gerçek değerlere göre davalıya devredilen hisselerin bedelinin bulunması ve sonucuna göre davacının hisse devrinden doğan alacağının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde bilançoda yazılı değerler üzerinden hesaplama yapılması yerinde olmadığı gibi bu şekilde yapılan hesaplama sonucunda bile davaya konu hisselerin değeri 1.957,35 TL olarak tespit edilmiş olup, bu bedelin noter sözleşmesinde gösterilen devir bedelinden yüksek olmasına rağmen bu husus bile göz önüne alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039624300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz