Cmr konvansiyonu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4303 E. 2011/16486 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr konvansiyonu↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ cmr↗ ba formu↗ yemin↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalılardan talepte bulunabilmesi için gerekli olan ve delil olarak dayanılan yükleme programı teyit formu aslının davacı tarafça ibraz edilemediği, ibraz edilen belgede de davalı imzasının bulunmadığı, bu konudaki iddianın yazılı delil ile kanıtlanamadığı, davacının yemin deliline de başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafın delil olarak dayandığı yükleme formu teyit formu aslını ibraz etmemiş olması taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunmadığını göstermemektedir. Esasen davalı taraf da taşıma ilişkisinin varlığını inkar etmeyip, taşıma ücretinden emtianın alıcısının sorumlu olduğunu savunmaktadır. O halde, mahkemece taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu kabul edilerek taşıma ve bekleme ücretinden kimin sorumlu olduğunun ve davalı gerçek kişinin diğer davalının temsilcisi sıfatıyla ayrıca sorumluluğunun bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4303 E. , 2011/16486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.02.2010 tarih ve 2007/107-2010/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalılar ile yaptığı anlaşma gereğince taşıma hizmeti verdiğini, emtianın teslim edildiği yabancı şirketin, davalıların emtiaya ilişkin sağlık sertifikasını veya fatura aslını göndermediklerinden ve taşıma ücretinin davalılarca ödeneceğinden bahisle taşımayı gerçekleştiren araçların Türkiye'ye dönüş ücretleri dışında ödeme yapmadığını, davalıların taşıma ücretinden sorumlu olduklarını ileri sürerek, 4.700 USD'nın 10.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın müvekkili ...'a açılmasını gerektirecek hukuki bir sebebin bulunmadığını, TTK'nun 792. maddesi uyarınca davacının taşıma ücretini alıcı şirketten tahsil etmesinin gerektiğini, zira alıcı şirketin gönderilen emtiayı teslim aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalılardan talepte bulunabilmesi için gerekli olan ve delil olarak dayanılan yükleme programı teyit formu aslının davacı tarafça ibraz edilemediği, ibraz edilen belgede de davalı imzasının bulunmadığı, bu konudaki iddianın yazılı delil ile kanıtlanamadığı, davacının yemin deliline de başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafın delil olarak dayandığı yükleme formu teyit formu aslını ibraz etmemiş olması taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunmadığını göstermemektedir. Esasen davalı taraf da taşıma ilişkisinin varlığını inkar etmeyip, taşıma ücretinden emtianın alıcısının sorumlu olduğunu savunmaktadır. O halde, mahkemece taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu kabul edilerek taşıma ve bekleme ücretinden kimin sorumlu olduğunun ve davalı gerçek kişinin diğer davalının temsilcisi sıfatıyla ayrıca sorumluluğunun bulunup bulunmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039490100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz