Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13042 E. 2013/18624 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza sirküleri↗ sözleşmenin iptali↗ hile↗ şirket müdürü↗ hak düşürücü süre↗ husumet yokluğu↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının talebinin hile ile iradenin fesada uğratılması sonucu düzenlenen sözleşmenin iptaline ilişkin olduğu, iradenin sakatlanması suretiyle açılacak davaların 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, davacı tarafından... 2. Noterliği'nden 17.03.2004 tarihli şirket müdürü olduğuna dair imza sirküleri çıkarıldığı tarihte hilenin öğrenilmiş olduğunun kabulü gerektiği, 1 yıllık dava açma süresinin geçtiği, davalı ...'ın işlemleri vekalet ile yaptığı ve işlemlerin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı ......'na yönelik açılan davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddine, davalı ...'a yönelik açılan davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.05.2013 tarihli ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17738 E. 2013/9732 K.
Ortak:imza sirküleri · sözleşmenin iptali · hile · şirket müdürü · hak düşürücü süre · husumet yokluğu · husumet · dava şartı · hak düşürücü süre · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaNoterliği'nden 17.03.2004 tarihli «şirket müdürü» olduğuna dair «imza sirküleri» çıkarıldığı tarihte «hilenin» öğrenilmiş olduğunun kabulü gerektiği, 1 yıllık dava açma süresinin geçtiği, davalı ...'ın işlemleri vekalet ile yaptığı ve işlemlerin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı ......'na yönelik açılan davanın «hak düşürücü sürenin» geçmesi nedeni ile reddine, davalı ...'a yönelik açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.05.2013 tarihli ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece, davacının talebinin «hile» ile iradenin fesada uğratılması sonucu düzenlenen «sözleşmenin iptaline» ilişkin olduğu, iradenin sakatlanması suretiyle açılacak davaların 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılması gerektiği, davacı tarafından...
Benzer bu karardaNoterliği'nden 17.03.2004 tarihli «şirket müdürü» olduğuna dair «imza sirküleri» çıkarıldığı tarihte «hilenin» öğrenilmiş olduğunun kabulü gerektiği, 1 yıllık dava açma süresinin geçtiği, davalı ...'ın işlemleri vekalet ile yaptığı ve işlemlerin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı ... ...'na yönelik açılan davanın «hak düşürücü sürenin» geçmesi nedeni ile reddine, davalı ...'a yönelik açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin «hile» ile iradenin fesada uğratılması sonucu düzenlenen «sözleşmenin iptaline» ilişkin olduğu, iradenin sakatlanması suretiyle açılacak davaların 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılması gerektiği, davacı tarafından ...
1- Dava noterde yapılan «hisse devir sözleşmesinin iptali» ve bu suretle şirkete ortak olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı dava tarihi itibariyle dava dışı «limited şirketin ortağı» olması nedeniyle davada «husumetin» «hisse devri» yapan ortağın yanı sıra şirkete de yöneltilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · limited şirket ortağı · ek mehil · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · limited şirket
Benzer bu kararda1- Dava noterde yapılan «hisse devir sözleşmesinin iptali» ve bu suretle şirkete ortak olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı dava tarihi itibariyle dava dışı «limited şirketin ortağı» olması nedeniyle davada «husumetin» «hisse devri» yapan ortağın yanı sıra şirkete de yöneltilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle davacıya şirkete karşı dava açmak üzere «mehil» verilip açıldığı takdirde de bu dava ile birleştirilerek davanın görülmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11985 E. 2015/12960 K.
Ortak:hile · hak düşürücü süre · husumet yokluğu · husumet · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaNoterliği'nden 17.03.2004 tarihli «şirket müdürü» olduğuna dair «imza sirküleri» çıkarıldığı tarihte «hilenin» öğrenilmiş olduğunun kabulü gerektiği, 1 yıllık dava açma süresinin geçtiği, davalı ...'ın işlemleri vekalet ile yaptığı ve işlemlerin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı ......'na yönelik açılan davanın «hak düşürücü sürenin» geçmesi nedeni ile reddine, davalı ...'a yönelik açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.05.2013 tarihli ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece, davacının talebinin «hile» ile iradenin fesada uğratılması sonucu düzenlenen «sözleşmenin iptaline» ilişkin olduğu, iradenin sakatlanması suretiyle açılacak davaların 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılması gerektiği, davacı tarafından...
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesini özgür iradesi ile imzaladığı, «hilenin» kanıtlanamadığı, ayrıca hata ve hilenin öğrenilmesinden itibaren 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde karşı tarafa yöneltilmesi gerektiği, yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık anasözleşmesine aykırılık teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulüne uygun olduğu, SPK raporlarının tek başına davacı iddialarını ispatlamaya elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın davalı …
U.. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · hisse senedi · pasif husumet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesini özgür iradesi ile imzaladığı, «hilenin» kanıtlanamadığı, ayrıca hata ve hilenin öğrenilmesinden itibaren 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde karşı tarafa yöneltilmesi gerektiği, yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık anasözleşmesine aykırılık teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulüne uygun olduğu, SPK raporlarının tek başına davacı iddialarını ispatlamaya elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın davalı …
U.. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13042 E. , 2013/18624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.04.2012 gün ve 2011/586-2012/160 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.05.2013 gün ve 2012/17738-2013/9732 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalı ...'ın iş temini vaadiyle kendisine...
4. Noterliği'nde bir takım belgeler imzalatarak hileli şekilde Doğulu Tekstil Ürünleri İthalat ve İhracat Ltd. Şti.'ne hissedar yaptığını, belgeleri okumadan imzaladığını, vergi dairesinden şirketin vergi borçlarının ödenmesi için ödeme emri geldiğinde şirkete %80 oranında hissedar olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, hisse devrinin hukuken geçersiz olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalının vekalet ile hareket ettiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, hisse satışının noter huzurunda gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının talebinin hile ile iradenin fesada uğratılması sonucu düzenlenen sözleşmenin iptaline ilişkin olduğu, iradenin sakatlanması suretiyle açılacak davaların 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, davacı tarafından...
2. Noterliği'nden 17.03.2004 tarihli şirket müdürü olduğuna dair imza sirküleri çıkarıldığı tarihte hilenin öğrenilmiş olduğunun kabulü gerektiği, 1 yıllık dava açma süresinin geçtiği, davalı ...'ın işlemleri vekalet ile yaptığı ve işlemlerin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı ......'na yönelik açılan davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddine, davalı ...'a yönelik açılan davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.05.2013 tarihli ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039450300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz