Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16477 E. 2013/16029 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tellallık sözleşmesi↗ komisyon↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin vermiş olduğu vekaletname dışında taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, yapılan taslak projelerin bedelinin istenebilmesi için davalıların bundan ne yarar sağladığının sabit olması gerektiği, taraflar arasında tellallık sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmenin yazılı olarak yapılacağı, alıcı tarafından bedel ödenmiş olmasının satıcının da komisyon ücreti ödemesi mecburiyetini doğurmayacağı, davacıların satıcı ile alıcıları biraraya getirdiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; davacı taraf, davalı şirkete ait arsaya gelecek müşterilerin ikna edilmesi, taşınmazın değerinin artırılması hususunda, üzerinde düşünülebilecek yapılara ilişkin projeler çizdiğini, bu projelerin gelen alıcılara gösterildiğini, bu surette davalının projelerden yarar sağladığını iddia ederek, proje bedellerinin tahsilini talep etmiş, mahkemece taraflar arasında davalı şirketin verdiği vekaletname dışında sözleşme bulunmadığı, davalıların bu projelerden ne yarar sağladığının sabit olmadığı, projelerin taslak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı şirket tarafından davaya konu...501 parsele ilişkin olarak proje yapılması konusunda davacıya vekaletname verildiğine ve davalı şirkete ait arsa üzerine dosyada mevcut projelerin tanzim edildiğine göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor, gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davaya konu çizimlerin gerçek anlamda proje olarak vasıflandırılıp vasıflandırılmayacağı belirlenerek, anılan hususun tespiti durumunda belirlenen proje bedellerine hükmetmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14443 E. 2015/68 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçici kabul · kesin kabul · geç teslim · hakediş · cari hesap alacağı · anonim şirket yönetim kurulu · cari hesap · şirket zararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu projelerin test aşamasında bulunduğu hiçbir projenin «geçici kabullerinin» yapılmadığı, bu kapsamda sözleşmeye uygun şekilde tamamlanmış işe bağlı kar elde edildiğinden söz edilemeyeceği, «cari hesap alacağının» dava tarihi itibariyle tahsil edilebilir nitelikte olduğu, davalı ......'nun denetçilik görevini yerine getirmediği hususunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davan …
Mahkemece öncelikle; yetkili Türkmenistan makamlarına yazı yazılarak; dava konusu projelerin geçici ve «kesin kabullerinin» yapılıp yapılmadığı, projeler nedeniyle ne kadar «hakediş» bedeli ödendiği, projelerin «geç teslimi» veya ayıplı ifası nedeniyle yüklenici firmadan «cezai şart» alacağı tahsil edilip edilmediği, varsa ne miktarda tahsil edildiği sorulup dava konusu projelere ilişkin tüm belgeler islenilerek ve ayrıca dava konusu projelerin kayıtlarını tuttuğu belirtilen..........'nin.......şubesinden projelere, varsa proje tadilatlarına ilişkin tüm belgeler ve «masraf» dökümlerine ilişkin kayıtlar getirtilerek ek rapor ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle kâr paylaşım sözleşmesi uyarınca davacının ortağı bulunduğu..........’ye aktarılması gerekli bir karın bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, «anonim şirket yönetim kurulu» üyeleri ile denetçisi hakkında açılmış sorumluluk davasıdır.
… ...'da yapımı üslenilen 4 adet proje nedeniyle kâr paylaşım sözleşmesi yapıldığını belirterek bu projelerden elde edilen kârın davalılarca, .........ye aktarılmayıp «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasında bulunmuş, mahkemece yazılı gerekçeyle bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, bu iddia yönünden mahkemece yapılan araş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14240 E. 2018/2214 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · delil niteliği · kesin delil · hakkaniyet · kötü niyet · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; dava konusu projelerin davacıya ait olduğunun «kesin» olarak tespitinin mümkün olmadığı, davacıya ait olduğu belirlenemeyen projelerin davalılarca benzerlerinin kullanılması nedeniyle tazminata hükmetmenin varsayım dışında hukuka ve «hakkaniyete» uygun olmayacağı, tarafları aynı olmayan bir başka dosyada alınan bilirkişi raporunun «kesin delil» olarak kabul edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sözü edilen davacı tarafından dava dışı mimarlar aleyhine eldeki dosyadaki benzer iddialarla açılan dava dosyaları ve tespit dosyası güçlü «delil niteliğinde» olup bozma ilamı sonrasında söz konusu dosyalar üzerinde inceleme yapılmışsa da yapılan inceleme ve değerlendirmenin yeterli olmadığı, eldeki dosyada alınan bilirkişi raporları ile sözü edilen dosyalardaki «bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi» giderir açıklamaların bulunmadığı anlaşılmaktadır.
… kendilerine verilen eserin bir başkasının projesiyle aynı olup olmadığını re’sen kontrol etme ve karşılaştırma görevi yükletilmediği, davacı tarafından bu davalının «kötü niyeti» ve sorumluluğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ... ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 500.000.000 TL maddi ve 80.000.000 TL manevi tazminatın faiz …
… tespit dosyası içeriği ile bu dosyalardaki deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle inceleme yapılarak iddia ve savunmalara göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16477 E. , 2013/16029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TUZLA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk (Tuzla 2. Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 12/04/2011 tarih ve 2009/631-2011/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket adına tescilli, gerçekte diğer davalıya ait olan arsalar üzerinde uygulanacak projelerle taşınmazın değerinin artırılarak alıcıların ikna edilmesi ve satılacak taşınmazlara alıcı bulunması konusunda anlaştıklarını, bu bağlamda arsalar üzerinde yapılabilecek pojelerin çizildiğini, bunların bedellerinin ödenmediğini, yine Tuzla'da bulunan arsanın satışına aracılık ettiklerini, buna ilişkin olarak %3'e tekabül eden komisyon ücretinin verilmediğini, aralarındaki ilişkiyi davalı şirketin arsaya ilişkin olarak verdiği genel vekaletnamenin ispatladığını, ayrıca taşınmaz satımına ilişkin olarak alıcı firmanın düzenlenen fatura bedelini ödediğini ileri sürerek, projelere ve komisyon ücretine ilişkin olarak şimdilik 10.000 TL ayrı ayrı alacaklarının davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin arsaların maliki olmadığını, davacılarla aralarında sözleşme ve ilişki bulunmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Özaltın İnş. A.Ş. vekili, davacılar ile aralarında sözleşme bulunmadığını, verilen vekaletnamenin genel olduğunu, bu genel yetkinin detayı için sözleşme yapılması gerektiğini, ayrıca yapılan projelerin taslak durumda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin vermiş olduğu vekaletname dışında taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, yapılan taslak projelerin bedelinin istenebilmesi için davalıların bundan ne yarar sağladığının sabit olması gerektiği, taraflar arasında tellallık sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmenin yazılı olarak yapılacağı, alıcı tarafından bedel ödenmiş olmasının satıcının da komisyon ücreti ödemesi mecburiyetini doğurmayacağı, davacıların satıcı ile alıcıları biraraya getirdiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; davacı taraf, davalı şirkete ait arsaya gelecek müşterilerin ikna edilmesi, taşınmazın değerinin artırılması hususunda, üzerinde düşünülebilecek yapılara ilişkin projeler çizdiğini, bu projelerin gelen alıcılara gösterildiğini, bu surette davalının projelerden yarar sağladığını iddia ederek, proje bedellerinin tahsilini talep etmiş, mahkemece taraflar arasında davalı şirketin verdiği vekaletname dışında sözleşme bulunmadığı, davalıların bu projelerden ne yarar sağladığının sabit olmadığı, projelerin taslak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı şirket tarafından davaya konu...501 parsele ilişkin olarak proje yapılması konusunda davacıya vekaletname verildiğine ve davalı şirkete ait arsa üzerine dosyada mevcut projelerin tanzim edildiğine göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor, gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davaya konu çizimlerin gerçek anlamda proje olarak vasıflandırılıp vasıflandırılmayacağı belirlenerek, anılan hususun tespiti durumunda belirlenen proje bedellerine hükmetmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılar'a iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039403100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz