Tahsilde tekerrür olmamak kaydı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5121 E. 2011/16233 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilde tekerrür olmamak kaydı↗ virman↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ ek prim↗ yenileme↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı ile davalı banka arasında imzalanan taşıt kredi sözleşmesine göre, bankanın müşteri adına aracı sigorta etmeye ve süresinin dolması halinde sigorta poliçesini yenilemeye ve doğacak prim borçlarını da müşteri hesabına borç kaydetmeye yetkili olduğu, bu düzenlemeden hareketle bankanın ilk yıl için poliçe düzenleyip davacının
herhangi bir talimatı olmamasına rağmen resen hesaplardan virman yoluyla prim tahsilatının gerçekleştirdiği ve ikinci yıl poliçesi için de aynı şekilde işlem yapması gerekirken, bunun gerçekleştirmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşılarak davanın kısmen kabulüyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 12.250,00-TL alacağın 21/10/2005 tarihinden itibaren değişen oranlardaki reeskont faiziyle davalılardan tahsiline ve manevi tazminat isteme şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı ve davalı banka vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı İş Bankası vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde "ticari reeskont- avans" oranında faiz istendiğine göre mahkemece ticari işlerde uygulanacak avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, reeskont oranında faize hükmedilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK' nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı ile davalı banka arasında imzalanan taşıt «kredi sözleşmesine» göre, bankanın müşteri adına aracı sigorta etmeye ve süresinin dolması halinde «sigorta poliçesini» «yenilemeye» ve doğacak «prim» borçlarını da müşteri hesabına borç kaydetmeye yetkili olduğu, bu düzenlemeden hareketle bankanın ilk yıl için poliçe düzenleyip davacının herhangi bir talimatı olmamasına rağmen resen hesaplardan «virman» yoluyla prim tahsilatının gerçekleştirdiği ve ikinci yıl poliçesi için de aynı şekilde işlem yapması gerekirken, bunun gerçekleştirmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşılarak davanın kısmen kabulüyle «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile 12.250,00-TL alacağın 21/10/2005 tarihinden itibaren değişen oranlardaki reeskont faiziyle davalılardan tahsiline ve manevi tazminat isteme şartları oluşmadığı …
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5121 E. , 2011/16233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2006/796-2009/731 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı banka vekilleri vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan taşıt kredisi çekmek suretiyle çekici araç satın aldığını, davalı bankanın diğer davalı ... şirketine aracı 16/03/2004 tarihinde sigorta ettirdiğini, teminat süresi dolunca müvekkilinin aracı başka bir sigorta şirketine sigortalattığını, ancak müvekkilinin davalı bankanın daha uygun şartlarda sigorta yapacakları beyanıyla poliçeyi iptal ettiğini, aracın 06/07/2005 tarihinde kaza yaptığını, davalı banka şubesine başvurulduğunda sözleşmenin yapıldığını, ancak taksitlerin yatırılmadığının bildirildiğini, taksitler ödendiğinde poliçenin geçerli olacağının söylendiğini, bunun üzerine, müvekkilinin vadesi gelmemiş taksitleri dahi ödediğini, aracın servis tarafından tamir edildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından servise ödeme yapılmadığını, davalıların kusurlu davranışları nedeniyle kasko poliçesi iptal edildiğinden müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan 12.250,00-TL hasar bedelinin avans faizi ile birlikte ve müvekkilini üzüntü ve sıkıntı içine soktuklarından dolayı 5.000-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili bankanın davaya konu sigorta ilişkisinde acente olduğunu ve davacı ile davalı ... şirketi arasında sigorta ilişkisinin risk tarihinde başlamamış olması nedeniyle TTK 1295 vd maddelerine göre davalıların sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili, kaza anında poliçe peşinatının ödenmemiş olması nedeniyle, sigorta teminatı işlerlik kazanmadığından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı banka arasında imzalanan taşıt kredi sözleşmesine göre, bankanın müşteri adına aracı sigorta etmeye ve süresinin dolması halinde sigorta poliçesini yenilemeye ve doğacak prim borçlarını da müşteri hesabına borç kaydetmeye yetkili olduğu, bu düzenlemeden hareketle bankanın ilk yıl için poliçe düzenleyip davacının
herhangi bir talimatı olmamasına rağmen resen hesaplardan virman yoluyla prim tahsilatının gerçekleştirdiği ve ikinci yıl poliçesi için de aynı şekilde işlem yapması gerekirken, bunun gerçekleştirmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşılarak davanın kısmen kabulüyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 12.250,00-TL alacağın 21/10/2005 tarihinden itibaren değişen oranlardaki reeskont faiziyle davalılardan tahsiline ve manevi tazminat isteme şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı ve davalı banka vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı İş Bankası vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde "ticari reeskont- avans" oranında faiz istendiğine göre mahkemece ticari işlerde uygulanacak avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, reeskont oranında faize hükmedilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK' nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı İş Bankası vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle mahkeme kararının (Hüküm) bölümünün 2. bendindeki "reeskont" ibaresinin çıkartılarak yerine "avans" ibaresinin eklenmesine hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 562,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı İş Bankası A.Ş' nden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039393800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz