Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17958 E. 2013/16006 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakediş↗ ihtirazi kayıt↗ ibra↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr payı↗ ıslah↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ avans faizi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen ek bilirkişi raporu ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre, İdari Şartname’nin 26.3.1. maddesi hükmü uyarınca, brüt asgari ücrete işveren payı dahil olup, bu miktara anılan maddede sayılan pozisyonlarda çalışanlar için belirlenen kat sayı uygulanmak sureti ile ödenecek ücretin belirleneceği, buna uygun yapılan hesaplamaya göre davacının 118.280,98 TL alacaklı olduğu, her ne kadar alınan ilk raporda davacının alacaklı olmadığı belirtilmiş ise de, asıl rapor mahkemenin istediği ve davada uyuşmazlık konusu olan hususta olmadığından asıl raporla ek rapor arasında çelişki olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin 11.11.2010 dava tarihinden, ıslah edilen 98.280,98 TL'nin 29.02.2012 ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte olmak üzere toplam 118.280,98 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı hakedişlerinin eksik ödenmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekilince, davacı tarafın herhangi bir alacağının bulunmadığı, davaya konu hakedişlerle ilgili döneme ait tüm bedellerin eksiksiz olarak müvekkili idarece ödendiği ve davacı tarafça müvekkilini ibra edecek şekilde hakedişler aynen kabul edilerek, müvekkilinden başka bir alacağının kalmadığının yazılı olarak beyan edilip, ihtirazi bir kayıt ileri sürülmeden hakedişlerin imzalandığı savunulmuş ancak, mahkemece bu savunma üzerinde durulmayıp yalnızca İdari Şartname’nin 26.3.1. maddesi yorumlanarak davacının alacağına hükmedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı tarafından imzalanan dava konusu hakedişler getirtilerek, bu hakedişlerin geçici mi yoksa kesin mi olduğu, ihtirazi kayıtsız imzalanıp imzalanmadığı ve davalının ibra edilmiş olup olmadığı tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3036 E. 2014/7139 K.
Ortak:hakediş · ihtirazi kayıt · ibra · kâr payı · ıslah · dahili dava · avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz kararda… , iddia, savunma, benimsenen ek bilirkişi raporu ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre, İdari Şartname’nin 26.3.1. maddesi hükmü uyarınca, brüt asgari ücrete işveren «payı» «dahil» olup, bu miktara anılan maddede sayılan pozisyonlarda çalışanlar için belirlenen kat sayı uygulanmak sureti ile ödenecek ücretin belirleneceği, buna uygun yapılan hesaplamaya göre davacının 118.280,98 TL alacaklı olduğu, her ne kadar alınan ilk raporda davacının alacaklı olmadığı belirtilmiş ise de, asıl rapor mahkemenin istediği ve davada «uyuşmazlık konusu» olan hususta olmadığından asıl raporla ek rapor arasında çelişki olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin 11.11.2010 dava tarihinden, «ıslah» edilen 98.280,98 TL'nin 29.02.2012 ıslah tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte olmak üzere toplam 118.280,98 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilince, davacı tarafın herhangi bir alacağının bulunmadığı, davaya konu «hakedişlerle» ilgili döneme ait tüm bedellerin eksiksiz olarak müvekkili idarece ödendiği ve davacı tarafça müvekkilini «ibra» edecek şekilde hakedişler aynen kabul edilerek, müvekkilinden başka bir alacağının kalmadığının yazılı olarak beyan edilip, ihtirazi bir kayıt ileri sürülmeden hak …
Bu durumda, mahkemece davacı tarafından imzalanan dava konusu «hakedişler» getirtilerek, bu hakedişlerin geçici mi yoksa «kesin» mi olduğu, ihtirazi kayıtsız imzalanıp imzalanmadığı ve davalının «ibra» edilmiş olup olmadığı tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDavalı vekili, davacı tarafın herhangi bir alacağı bulunmadığını, davaya konu «hakedişlerle» ilgili döneme ait tüm bedellerin eksiksiz olarak ödendiğini ve davacı tarafça müvekkilini «ibra» edecek şekilde hakedişler aynen kabul edilerek, müvekkilinden başka bir alacağının kalmadığının yazılı olarak beyan edilip, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeden hakedişlerin imzalandığını savunmuş ise de davanın dayanağını oluşturan İdari Şartname’nin 26.3.1. maddesi hükmünde ve şartnamenin diğer maddeleri …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen ek bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin 11.11.2010 dava tarihinden, «ıslah» edilen 98.280,98 TL'nin 29.02.2012 ıslah tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte olmak üzere toplam 118.280,98 TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, İdari Şartname’nin 26.3.1. maddesi hükmü uyarınca, brüt asgari ücrete işveren «payı» «dahil» olup, bu miktara anılan maddede sayılan pozisyonlarda çalışanlar için belirlenen kat sayı uygulanmak sureti ile ödenecek ücretin belirleneceği, buna uygun yapılan hesaplamaya göre davacının 118.280,98 TL alacaklı olduğu tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10419 E. 2014/17825 K.
Ortak:hakediş
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacı «hakedişlerinin» eksik ödenmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekilince, davacı tarafın herhangi bir alacağının bulunmadığı, davaya konu «hakedişlerle» ilgili döneme ait tüm bedellerin eksiksiz olarak müvekkili idarece ödendiği ve davacı tarafça müvekkilini «ibra» edecek şekilde hakedişler aynen kabul edilerek, müvekkilinden başka bir alacağının kalmadığının yazılı olarak beyan edilip, ihtirazi bir kayıt ileri sürülmeden hak …
Bu durumda, mahkemece davacı tarafından imzalanan dava konusu «hakedişler» getirtilerek, bu hakedişlerin geçici mi yoksa «kesin» mi olduğu, ihtirazi kayıtsız imzalanıp imzalanmadığı ve davalının «ibra» edilmiş olup olmadığı tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki» ve «görev itirazının» yerinde olmadığı, davacının ihale ile üstlenmiş olduğu hizmeti davalıya verdiği ve verilen hizmet karşılığında ücrete hak kazandığı ancak hizmetler nedeni ile düzenlenen «hakedişlerden» davalının %5 oranında sigorta «prim» kesintisi yaptığı, yapılan bu kesintinin ilgili mevzuata uygun olmadığı, takip tarihi itibari ile hakedişlerden yapılan kesinti tutarının 12.207,50 TL olduğu, hakediş dönemlerine göre takip tarihine kadar «işlemiş faizin» ise 1.796,77 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, hizmet ilişkisi kapsamında düzenlenen «hakedişlerden» yapılan sigorta «prim» kesintisi sebebiyle itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında «yetki şartını» içeren sözleşmenin tarihi dikkate alınarak yetki şartının «genel yetkili» mahkemenin «yetkisini» kaldırmadığı kabul edilmiş ise de, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde «tacirler» veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş yada doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabileceği, tarafla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · genel yetkili mahkeme · yetki şartı · yetki itirazı · ek prim · işlemiş faiz · yetki · tacir
Benzer bu kararda1- Dava, hizmet ilişkisi kapsamında düzenlenen «hakedişlerden» yapılan sigorta «prim» kesintisi sebebiyle itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında «yetki şartını» içeren sözleşmenin tarihi dikkate alınarak yetki şartının «genel yetkili» mahkemenin «yetkisini» kaldırmadığı kabul edilmiş ise de, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde «tacirler» veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş yada doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabileceği, tarafla …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki» ve «görev itirazının» yerinde olmadığı, davacının ihale ile üstlenmiş olduğu hizmeti davalıya verdiği ve verilen hizmet karşılığında ücrete hak kazandığı ancak hizmetler nedeni ile düzenlenen «hakedişlerden» davalının %5 oranında sigorta «prim» kesintisi yaptığı, yapılan bu kesintinin ilgili mevzuata uygun olmadığı, takip tarihi itibari ile hakedişlerden yapılan kesinti tutarının 12.207,50 TL olduğu, hakediş dönemlerine göre takip tarihine kadar «işlemiş faizin» ise 1.796,77 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu kapsamda, bu husus dikkate alınmaksızın «yetki itirazının» reddi ile davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17958 E. , 2013/16006 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.07.2012 tarih ve 2010/501-2012/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 23.06.2008 tarihli sözleşmeye göre müvekkilinin abonelere ait ihbarname dağıtımı, borçtan dolayı enerji kesme-açma, sayaçların ve mühürlerin kontrolü, kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespiti işlerini yaptığını, davalı idarece işveren payının yapılacak hesaplamaya sonradan dahil edilmesi gerektiği iddiasıyla hakedişlerin hazırlanmasına müdahale edilmesi nedeniyle müvekkilinin toplam 44.491,26 TL fazla SGK kesintisi, vergi kesintisi, damga vergisi ve işçi ücreti ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 29.02.2012 tarihinde talebini 118.280.98 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, yapılan uygulamanın doğru olduğunu, hakedişlerden dolayı davacının müvekkilini ibra ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen ek bilirkişi raporu ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre, İdari Şartname’nin 26.3.1. maddesi hükmü uyarınca, brüt asgari ücrete işveren payı dahil olup, bu miktara anılan maddede sayılan pozisyonlarda çalışanlar için belirlenen kat sayı uygulanmak sureti ile ödenecek ücretin belirleneceği, buna uygun yapılan hesaplamaya göre davacının 118.280,98 TL alacaklı olduğu, her ne kadar alınan ilk raporda davacının alacaklı olmadığı belirtilmiş ise de, asıl rapor mahkemenin istediği ve davada uyuşmazlık konusu olan hususta olmadığından asıl raporla ek rapor arasında çelişki olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin 11.11.2010 dava tarihinden, ıslah edilen 98.280,98 TL'nin 29.02.2012 ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte olmak üzere toplam 118.280,98 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı hakedişlerinin eksik ödenmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekilince, davacı tarafın herhangi bir alacağının bulunmadığı, davaya konu hakedişlerle ilgili döneme ait tüm bedellerin eksiksiz olarak müvekkili idarece ödendiği ve davacı tarafça müvekkilini ibra edecek şekilde hakedişler aynen kabul edilerek, müvekkilinden başka bir alacağının kalmadığının yazılı olarak beyan edilip, ihtirazi bir kayıt ileri sürülmeden hakedişlerin imzalandığı savunulmuş ancak, mahkemece bu savunma üzerinde durulmayıp yalnızca İdari Şartname’nin 26.3.1. maddesi yorumlanarak davacının alacağına hükmedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı tarafından imzalanan dava konusu hakedişler getirtilerek, bu hakedişlerin geçici mi yoksa kesin mi olduğu, ihtirazi kayıtsız imzalanıp imzalanmadığı ve davalının ibra edilmiş olup olmadığı tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039382700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz