Alacak | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9445 E. 2013/12927 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para borcu↗ ödünç sözleşmesi↗ yemin teklifi↗ karine↗ yemin↗ garantörlük↗ havale↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu havale dekontlarında bir açıklama olmadığından dava edilen paranın borç olarak verildiğini ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu, zira bu şekilde havalelerin bir borç ödemesinin karinesi sayıldığı, davacının taraflar arasında ödünç sözleşmesinin bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ödünç sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece karar yerinde belirtilen, dava konusu havale dekontlarında bir açıklamanın bulunmamasının, bu şekilde gönderilen paranın bir borcun ödenmesine karine teşkil ettiği ve bu karinenin aksini ispat yükümlülüğünün, parayı gönderen davacıya düştüğü gerekçesi doğru ise de, somut uyuşmazlıkta cevap dilekçesinde davacı ile müvekkilinin hiçbir akdi ilişkisinin bulunmadığını savunan davalı vekili, 12.05.2010 tarihli beyanında, müvekkilinin paranın havale edildiği hesaptan davacıya para çekme yetkisi verdiğini, zira davacının içine düştüğü mali sıkıntı nedeniyle bu ortak hesabın açıldığını, davacının hesabı dilediği gibi kullandığını, “davacının kendi yatırdığı parayı müvekkilinden talep ettiğini” bildirmiştir. Davalı vekilinin bu beyanı, dava konusu hesaba davacının yatırdığı paranın davacıya ait olduğunun kabulü niteliğindedir. Gerçekten de dava dışı
Garanti Bankası ...Şubesi'nden gelen cevabi yazıda, dava konusu hesabın davalıya ait olduğu ve bu hesaptan davacının para çekme yetkisinin bulunduğu bildirilmiştir. Dosyaya sunulan ve noterde düzenlenen 26.04.2005 tarihli vekaletname de bu hususu doğrulamaktadır.
Bu itibarla mahkemece, anılan beyan ve deliller karşısında, yukarıda açıklanan karineden davalının yararlanamayacağının ve davacı tarafından gönderilen paranın davacıya ait olduğunun, bu hususun aksini ispat yükümlülüğünün ise davalıya ait bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekli bakımından da, davacının delilleri arasında her türlü yasal kanıt da bulunduğu halde, mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmaması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10818 E. 2014/937 K.
Ortak:karine
İncelediğiniz karardaHer ne kadar mahkemece karar yerinde belirtilen, dava konusu «havale» dekontlarında bir açıklamanın bulunmamasının, bu şekilde gönderilen paranın bir borcun ödenmesine «karine» teşkil ettiği ve bu karinenin aksini ispat yükümlülüğünün, parayı gönderen davacıya düştüğü gerekçesi doğru ise de, somut uyuşmazlıkta cevap dilekçesinde davacı il …
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda özetlendiği gibi davaya konu alacağın davalı tarafından keşide edilen çeklerle ödendiği yolunda «yasal karine» bulunduğu ve bu karinenin aksinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal karine · ticari defter incelemesi · ticari defter · çek · teslim · e-defter
Benzer bu karardaBu durumda tarafların «ticari defterlerinde inceleme» yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… dosya kapsamına göre; icra dosyasındaki takibe konu senette yazılı olan çeklerin, dava konusu çeklerin, davalı tarafından keşide olunduğu, ancak bu çeklerin bankaya «teslim» edilerek iptal olunduğu ve ödenmiş sayılacağı, davacı tarafından «çek» bedellerinin ödenmediği ispatlanamadığı gibi, bedeli ödenmeyen çeklerin de bankaya teslim edilerek iptali söz konusu olamayacağı, çeklerin bankaya teslim edilerek …
Alacaklı davacı bu konuda delil olarak tarafların «ticari defterlerine» dayanmıştır.
Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi davaya konu alacağın davalı tarafından keşide edilen çeklerle ödendiği yolunda «yasal karine» bulunduğu ve bu karinenin aksinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9445 E. , 2013/12927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.04.2011 tarih ve 2009/751-2011/168 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin değişik tarihlerde davalıya toplam (289.730) TL borç verdiğini, davalının ise içinde bulunduğu ekonomik durum ve ödeme güçlüğü gerekçesiyle borcunu ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilihi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı şirketin herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin borç almaya da ihtiyacı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu havale dekontlarında bir açıklama olmadığından dava edilen paranın borç olarak verildiğini ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu, zira bu şekilde havalelerin bir borç ödemesinin karinesi sayıldığı, davacının taraflar arasında ödünç sözleşmesinin bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ödünç sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece karar yerinde belirtilen, dava konusu havale dekontlarında bir açıklamanın bulunmamasının, bu şekilde gönderilen paranın bir borcun ödenmesine karine teşkil ettiği ve bu karinenin aksini ispat yükümlülüğünün, parayı gönderen davacıya düştüğü gerekçesi doğru ise de, somut uyuşmazlıkta cevap dilekçesinde davacı ile müvekkilinin hiçbir akdi ilişkisinin bulunmadığını savunan davalı vekili, 12.05.2010 tarihli beyanında, müvekkilinin paranın havale edildiği hesaptan davacıya para çekme yetkisi verdiğini, zira davacının içine düştüğü mali sıkıntı nedeniyle bu ortak hesabın açıldığını, davacının hesabı dilediği gibi kullandığını, “davacının kendi yatırdığı parayı müvekkilinden talep ettiğini” bildirmiştir.
Davalı vekilinin bu beyanı, dava konusu hesaba davacının yatırdığı paranın davacıya ait olduğunun kabulü niteliğindedir. Gerçekten de dava dışı
Garanti Bankası ...Şubesi'nden gelen cevabi yazıda, dava konusu hesabın davalıya ait olduğu ve bu hesaptan davacının para çekme yetkisinin bulunduğu bildirilmiştir. Dosyaya sunulan ve noterde düzenlenen 26.04.2005 tarihli vekaletname de bu hususu doğrulamaktadır.
Bu itibarla mahkemece, anılan beyan ve deliller karşısında, yukarıda açıklanan karineden davalının yararlanamayacağının ve davacı tarafından gönderilen paranın davacıya ait olduğunun, bu hususun aksini ispat yükümlülüğünün ise davalıya ait bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekli bakımından da, davacının delilleri arasında her türlü yasal kanıt da bulunduğu halde, mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmaması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038844400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz