Genel kurul kararları iptal ettirilmeden kâr payı alacağı istenemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4585 E. 2011/15841 K. · · İlk derece: 2.Asliye Hukuk Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Anonim şirkette ilgili yıla ait genel kurul kararları (bilanço/ibra/dağıtım) iptal ettirilmeden, doğrudan kâr payı alacağı davası açılamaz.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararları iptal edilmeden doğrudan kâr payı istenmesi → ret
İddia: Şirketin gerçekte kâr elde ettiği hâlde bilançoda zarar gösterilerek kâr payı dağıtılmadığı, bu nedenle kâr payının tahsili gerektiği.
Gerekçe: İlgili yıla ait genel kurul kararlarının iptali sağlanmadan kâr payı istenmesi mümkün değildir; bilanço ve ibra kararlarını taşıyan genel kurul kararları iptal ettirilmedikçe doğrudan kâr payı alacağı talep edilemez. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Genel kurul kararları iptal ettirilmeden kâr payı alacağının doğrudan istenemeyeceği yönünden emsal.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı↗ genel kurul kararının iptali↗ bilanço↗ ibra↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4585 E. , 2011/15841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2009 tarih ve 2008/76 - 2009/585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduklarını, 2006 yılı genel kurulunda yönetim ve denetim kurullarının gerçeği yansıtmayan bilânçolar ile ibra edildiklerini, şirketin gerçekte kar elde ettiği halde bilânçoda zarar gösterildiğini, bu nedenle kâr payı dağıtılma kararı alınmadığını ileri sürerek, şimdilik 80.000,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2006 yılı genel kurul kararların iptali sağlanmadan kar payı istenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038782900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz