Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5619 E. 2024/2837 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi defi↗ çek ile ödeme↗ ödeme yasağı↗ yetkili hamil↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ takas↗ menfi tespit davası↗ ikrar↗ eş rızası↗ ciro↗ tespit davası↗ oy yasağı↗ kötü niyet tazminatı↗ mahsup↗ hamil↗ uyuşmazlık konusu↗ istirdat↗ kötü niyet↗ iflas↗ çek↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, dava konusu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5406 E. 2024/8732 K.
Ortak:ödeme yasağı · yetkili hamil · borçlu olunmadığının tespiti · menfi tespit davası · ikrar · ciro · tespit davası · oy yasağı · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, dava konusu çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» ile «istirdat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı şirket yetkilisinin «ikrarı» nedeni ile davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığı olgusunun kabul edilmesi gerektiği, davalı bankanın ise alacaklı sıfatı bulunmadığı hâlde çeke dayalı olarak istemde bulunduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden de davanın kabulü yoluna gidildiği, «menfi tespit davası» devam ederken davacı tarafça davalı bankaya ödeme yapıldığı gerekçesi ile dava konusu çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davalı bankaya ödenen 217.275,00 TL'nin davalıdan «istirdadına» ve «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Banka vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 15.04.2024 tarihli, 2023/5619 E. ve 2024/2837 K. sayılı kararı ile onanma …
Bankası T.A.O 'nun herhangi bir sıfatı bulunmamakta olup kendisi yalnızca «muhatap banka» ... bankasına vekaleten «çek» hakkında «ödeme yasağı» bulunduğunu tespit etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» ile «istirdat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik cirosu · muhatap banka · icra hukuk mahkemesi · usuli kazanılmış hak · direnme kararı · kazanılmış hak · kamu düzeni · temlik
Benzer bu karardaŞti.’den «temlik cirosu» ile devralan Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. aynı zamanda «muhatap banka» durumunda olmadığından ve «çek» adı geçen banka tarafından «ibraz» edildiğinden, takip yapan bankanın «yetkili hamil» olduğunun kabulü ile borçluların şikâyetinin reddi gerekir.
Hukuk Dairesinin 19.02.2018 tarihli, 2016/15065 E. ve 2018/2018/723 K. sayılı ilamına uyulmakla davacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmuş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun daha sonraki tarihli bir kararı ile açıkça dava konusu çekte davalı Bankanın «yetkili hamil» olduğu kabul edilmiş olmakla aynı konuda çelişkili iki mercii kararının bulunmaması, «kamu düzenine» tekabül etmekle usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturur.
Takip alacaklısı banka «muhatap banka» konumunda olmayıp çeki muhatap bankaya da «ciro» etmiş değildir..." gerekçesiyle aksi yöndeki «direnme» kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bankası T.A.O 'nun herhangi bir sıfatı bulunmamakta olup kendisi yalnızca «muhatap banka» ... bankasına vekaleten «çek» hakkında «ödeme yasağı» bulunduğunu tespit etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5619 E. , 2024/2837 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/33 Esas, 2020/461 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki borçlu olunmadığının tespiti ile istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hamili olduğu çekin rızası hilafına elinden çıkarak takas yolu ile ibraz edildiğini ve davalı banka tarafından İstanbul Anadolu 24. İcra müdürlüğünün 2014/6796 E. sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu ileri sürerek, davalılara dava konusu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin bankaya müşterisi olan diğer davalı tarafından kredi borçlarına mahsup edilmek üzere verildiğini, davacının iddialarının şahsi defi olması nedeni ile müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; dava konusu olan çekin herhangi bir ticari ilişkiye dayanmadan ve yanlışlık neticesinde eline geçtiğini, kredi kullanırken bankaya verdiğini ve davacı şirketin mağdur olduğunu belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemenin 17.05.2016 tarih, 2014/128 E. ve 2016/479 K. sayılı ilamı ile; davalı MTB şirketi temsilcisinin ikrarı nedeniyle davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığı olgusunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı MTB şirketi hakkındaki davanın kabulüne, kötü niyetli hamil olduğu ispat edilemediğinden bahisle diğer davalı banka hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 19.02.2018 tarih, 2016/15065 E. ve 2018/723 K. sayılı ilamı ile; dava konusu çeke ilişkin olarak davalı bankanın herhangi bir sıfatı bulunmayıp, yalnızca çek hakkında ödeme yasağı bulunduğunu tespit ettiği, çeki muhatap bankaya ibraz edenin diğer davalı şirket olduğu, davalı bankanın, çekte herhangi bir alacaklı sıfatının bulunmasına rağmen davacı hakkında takip başlatarak alacak isteminde bulunduğu gözetilmeden, bu davalı hakkında da davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinin doğru olmadığı işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile; davacı şirket yetkilisinin ikrarı nedeni ile davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığı olgusunun kabul edilmesi gerektiği, davalı bankanın ise alacaklı sıfatı bulunmadığı halde çeke dayalı olarak istemde bulunduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden de davanın kabulü yoluna gidildiği, menfi tespit davası devam ederken davacı tarafça davalı bankaya ödeme yapıldığı gerekçesi ile dava konusu çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davalı bankaya ödenen 217.275,00 TL'nin davalıdan istirdadına ve kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/12-643 E. ve 2022/1494 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere alacaklı bankanın yetkili hamil olduğunun kabulünün gerektiğini, yine 11. Hukuk Dairesinin 2020/6421 E. ve 2022/584 sayılı ilamında da aynı hususun vurgulandığını, davacı yanın yasal takip ödemesi yazarak ödeme yaptığını, bu şekilde borcu kabul ettiğini, davacı tarafın çeki kaybettiğine yönelik iddialarını ispat edemeyip, çeki devir niyeti ile ciro ettiğini, çeki devretme niyeti bulunmadan ciro etmenin hayatın olağan akışına aykırı bir durum oluşturduğunu, müvekkilinin çeki elinde bulunduran yetkili hamil olduğunu ve ciroya gerek bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı bankaya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038773300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz