İpoteğin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3768 E. 2011/15360 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hapis hakkı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce MK'nun 950.maddesi uyarınca üzerinde hapis hakkı kullanılan eşya ile alacak arasında bağlantı bulunması gerekmekte olup, somut olayda böyle bir bağlantının varlığının ispat edilmediği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulüne, beş aracın kaydından rehinlerin kaldırılmasına, tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3312 E. 2019/2633 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 71.950,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3768 E. , 2011/15360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. (Beyoğlu 1)Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/12/2009 tarih ve 2009/205-2009/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketçe davalı bankadan alınan taşıt kredileri ile satın alınan araçlar üzerine bankaca rehin işlemi tesis edildiğini ancak, taşıt kredisi borcunun tamamının ödenmesine karşın araçlar üzerindeki rehin kaydının kaldırılmadığını ileri sürerek, rehinin kaldırılmasını ve zararlarına karşılık şimdilik 6.000.00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıt kredisinden kaynaklanan banka alacağının tasfiye edilmiş olmasına karşın ticari kredilerin geri ödemelerinin bu zamana kadar gerçekleşmediğini, kredi ilişkisinden doğan alacağın tahsili istemiyle açılan alacak davası derdestken bankanın hapis hakkını kullanarak dava konusu edilen araçlar üzerindeki takyidatları terkin etmemesinin en doğal ve yasal hakkı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce MK'nun 950.maddesi uyarınca üzerinde hapis hakkı kullanılan eşya ile alacak arasında bağlantı bulunması gerekmekte olup, somut olayda böyle bir bağlantının varlığının ispat edilmediği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulüne, beş aracın kaydından rehinlerin kaldırılmasına, tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 17/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038458000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz