6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız fiilin ihtiyati tedbirle önlenmesi talebi hak arama özgürlüğü gerekçesiyle reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/742 E. 2022/618 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Davacının nitelemesi: Haksız Rekabet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir kişinin (karşı yanın) yasal mercilere başvurma veya hak arama yoluna gitme gibi eylemlerinin, bu eylemlerin haksız/zarar verici olduğu iddiasıyla ihtiyati tedbir yoluyla önceden engellenmesi mümkün değildir; zira bu, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne müdahale niteliği taşır. Böyle bir eylemden zarar görüldüğü iddiası varsa, başvurulacak yol ihtiyati tedbir değil, sonradan açılacak zarar giderme (tazminat vb.) talepleridir.

Ele alınan sorunlar

Davalının erişim engelleme başvurusu gibi eylemlerinin tekrarının ihtiyati tedbirle önlenmesi talebi → ret

İddia: Davacı, müvekkilinin öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının en fazla ciro yapılan özel günlerde erişim engelleme başvurusunda bulunarak kasıtlı olarak zarar verdiğini, savunması alınmadan verilen erişim engelleme kararı nedeniyle ciddi kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek, davalının bu tür fiillerinin ve yanıltıcı beyanlarla adli/idari mercilere başvurularının ihtiyati tedbirle önlenmesini talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 389. madde uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı, imkansız hale geleceği veya ciddi bir zararın doğacağı endişesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı sebebi ve türü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Anayasa'nın 36. maddesi kişilerin hak arama özgürlüğünü güvence altına almış, herkesin meşru vasıta ve yollarla yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğunu belirtmiştir. Davacının talebi, davalının asılsız beyanlarla erişim engelleme başvurusunda bulunması gibi eylemlerin tekrarının tedbir yoluyla önlenmesine yöneliktir. Hak arama özgürlüğü başkasına zarar vermek için kullanılmamalı ve kişiler haklarını kullanırken hukuka uygun davranmalıdır; ancak bir kişinin haksız eylemde bulunmasının ihtiyati tedbir yoluyla önceden engellenmesi mümkün değildir. Davalının haksız eylemle zarar vermesi halinde başvurulabilecek zarar giderme yöntemleri mevcuttur. Bu yönde verilecek bir tedbir kararı davalının hak arama özgürlüğünü de engelleyebilecek bir sonuca yol açabileceğinden hukuka uygun bulunmamıştır. Somut olayda tarafların aynı alanda (çiçek gönderme) faaliyet göstermesi ve erişim engellemesinin ticari faaliyete zarar vermesinin açık olduğu kabul edilmiş, ancak karşı yanın yasal mercilere başvurusunun engellenmesi yolunda bir ihtiyati tedbir kararının hukuka uygun olmadığı, talep olunan tedbirin kişilerin hak arama özgürlüğüne müdahale oluşturacağı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karşı tarafın yasal mercilere başvurma (örneğin erişim engelleme talebi gibi) eylemlerinin, bu başvurunun haksız veya kötüniyetli olduğu ileri sürülerek ihtiyati tedbir yoluyla önceden engellenemeyeceğine, bunun hak arama özgürlüğüne müdahale oluşturacağına ilişkin genel bir ilke içermesi nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir hak arama özgürlüğü haksız rekabet erişimin engellenmesi yaklaşık ispat

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/742

KARAR NO 2022/618

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/02/2022 (Ara Karar)

NUMARASI 2022/88 Esas

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/04/2022

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesi ve 16/02/2022 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin perakende canlı çiçek, hediyelik eşya ve kutlama ürünleri satışı ile iştigal ettiğini, faaliyetinin tamamına yakın kısmını davalı taraftan çok daha önce fiilen kullanmaya başladığını, taraflar arasında uzun süredir çözülemeyen bir uyuşmazlık bulunduğunu, davalı şirketin haksız iddialarla Bakırköy 7.Sulh Ceza Hakimliğine başvurarak müvekkilinin internet sitesine erişiminin engellenmesini talep ettiğini ve müvekkilinin savunması alınmadan talebin kabul edilerek 19.11.2021-25.11.2021 tarihleri arasında internet sitesine erişimin engellendiğini, müvekkilinin yapılan itiraz neticesinde erişim engelleme kararı kaldırıldığını, ancak 24 Kasım Öğretmenler günü yoğun şekilde hediye ve çiçek siparişi verilen özel bir gün olduğunu ve müvekkilinin ciddi bir kazanç kaybına uğradığını,ihtiyati tedbir kararı verilerek, davalı şirketin haksız rekabete sebep olan dava konusu fiilleri tekrarlamasının;

davacının faaliyeti, ürünleri ve internet sitesi ile ilgili olarak yanıltıcı beyanlarla dijital mecralarda, adli ve idari merciler nezdinde muarazaya sebep olacak; davacının faaliyetini akamete uğratacak iş ve işlemler yapmasının ihtiyati tedbir kararı ile engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, söz konusu nitelikte verilecek bir tedbir kararı kişilerin hak arama özgürlüğüne müdahale oluşturacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirkete kıyasla öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının 24 Kasım Öğretmenler Günü ve 14 Şubat Sevgililer Günü gibi en fazla ciro yapılan özel günlerde erişim engelleme başvurusunda bulunarak müvekkili şirkete zarar verdiğini, erişim engeli için bu tarihlerin seçilmesinin tesadüfi olmadığını,erişim engelleme talepleri acele işlerden sayıldığından müvekkilinin savunmasının alınmadığını, satılmak üzere hazırlanan ürünlerin bayilerin stoklarında kaldığını, hemen ertesi gün bozulan bu ürünlerin ilgili özel günlere hazırlık yaparak giren bayileri ciddi anlamda zarara uğrattığını,ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak;

davalı şirketin haksız rekabete sebep olan dava konusu fiilleri tekrarlamasının; davacının faaliyeti, ürünleri ve internet sitesi ile ilgili olarak yanıltıcı beyanlarla dijital mecralarda, adli ve idari merciler nezdinde; davacının faaliyetini akamete uğratacak iş ve işlemler yapmasının ihtiyati tedbir kararı ile engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Davacının talebi karşı yan davalının asılsız beyanlarıyla müvekkilinin ticari faaliyetini sürdürdüğü internet adresine erişimin engellendiği,bu nitelikteki eylemlerin tekrarlanmasının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesine yöneliktir.Kişilerin hak arama özgürlüğü Anayasa'nın 36.maddesinde güvence altına alınarak "herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğu" ifade edilmiştir.Davacı taraf ;

davalı tarafından gerçek olmayan isnatlarla erişimin engellenmesi yönünde Bakırköy Sulh mahkemesince verilen ve itiraz üzerine ancak beş günlük süre sonda kaldırılan erişimin engellenmesi yönünde verilen karar nedeniyle uğranılan zararı delil göstermektedir. Ancak hak arama özgürlüğü başkasına zarar vermek için de kullanılmama lıdır.Kişilerin haklarını kullanırken hukuka uygun davranması beklenir.Ancak ;bir kişinin haksız eylemde bulunmasınınihtiyati tedbir yoluyla engellenmesi mümkün görülmemiştir.Davalı karşı yanın haksız eylemle bir zarar vermesi durumunda başvurulabilecek zarar giderme yöntemleri mevcuttur.Bu yolda verilecek bir ihtiyati tedbir kararı davalının hak arama özgörlüğünü de engelleyebilecek bir sonuca da yol açabileceği gözetildiğinde hukuka uygun bulunmamıştır.Somut olayda, davacının ...net adlı web sitesini, davalının ....com adlı web sitesini kullandığı, her iki tarafında çiçek göndermek amacıyla aynı alanda faaliyet gösterdiği, web sitesinin erişime engellenmesinin ticari faaliyete zarar verdiğinin açık olduğu ,ancak karşı yanın yasal mercilere başvurusunun engellenmesi yolunda bir ihtiyati tedbir kararının da hukuka uygun olmadığı ,talep olunan ihtiyati tedbir kararının kişilerin hak arama özgürlüğüne müdahale olacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/103585 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.