6102TTK Türk Ticaret Kanunu

2, 3, 4, 5, 6 no'lu ortaklar kurulu kararlarının iptalini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2342 E. 2011/15573 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyum atanması ortaklar kurulu kararının iptali şirket müdürü ortaklar kurulu kararı temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 538TTK 540

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirket ana sözleşmesine göre seçilen müdürlerin görev süresinin 09.04.2008 tarihi itibariyle sona erdiği, bu tarihten sonra müdür seçimine ilişkin olarak alınan kararların iptal edildiği, bu durumda toplantı tarihi itibariyle şirketi temsil edecek müdür bulunmadığı, TTK’nun 538. maddesi gereğince şirket müdürü tarafından ortaklar kurulunun toplantıya çağrılabileceği, çoğunluk pay sahiplerinin ortaklar kurulunu toplantıya çağırıp, bağlayıcı karar almasının mümkün olmadığı, 04.04.2009 tarihli ortaklar kurulu kararı usulsüz olsa da şirkete müdür atandığı, şirketi yönetecek müdür bulunduğu gerekçesiyle, ortaklar kurulu kararlarının iptaline, kayyum atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava 04.04.2009 tarihli ortaklar kurulunun iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki ihtilaf, şirket müdürünün görev süresinin dolması durumunda, diğer çoğunluk pay sahiplerinin ortaklar kurulunu toplantıya çağırıp çağıramayacağı ve şirketi bağlayıcı karar alıp alamayacakları noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece ana sözleşme ile belirlenen şirket müdürlerinin 10.04.2008 tarihi itibariyle görev sürelerinin dolduğu, müdür atanması için alınan kararların iptal edildiği, ortaklar kurulu toplantısında TTK’nun 538. maddesinde belirtilen prosedüre uyulmadığı, çoğunluk pay sahibi olsalar bile ortakların şirketi toplantıya çağıramayacakları gerekçesiyle, davanın kabulüne, ortaklar kurulunun iptaline karar verilmiştir. Oysa, mahkemeninde kabulünde olduğu üzere ana sözleşme ile atanan müdürlerin görev sürelerinin 10.04.2008 tarihi itibariyle dolduğu ihtilafsız olmakla, iptali istenen ortaklar kurulu tarihi itibariyle şirketin seçilmiş müdürü bulunmamaktadır.

TTK’nun 540. maddesi “ aksi kararlaştırılmış olmadıkça ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar.” hükmünü haiz olup, bu düzenleme karşısında dava dışı % 70 paya sahip ortakların şirketi toplantıya çağrıda yetkili olduklarının ilke olarak kabulü gerekir. Ayrıca iptali istenen toplantı tarihi itibariyle şirketin seçilmiş müdürünün bulunmadığı kabul edildiğine göre, artık TTK’nun 538. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanmasını beklemekte doğru değildir.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava dışı % 70 paya sahip ortakların şirketi toplantıya çağrıda yetkili oldukları nazara alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, hatalı ilkeden hareketle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Şirket müdürü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2837 E. 2012/9522 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklar Kurulunun Toplantıya Çağrılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7739 E. 2013/1603 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/2342 E.  ,  2011/15573 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2009 tarih ve 2009/292-2009/628 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 04.04.2009 tarihinde diğer ortakların toplanarak sermaye artırımı ve şirkete müdür tayini konusunda karar aldıklarını, oysa ana sözleşmeye göre 10.04.2008 tarihinde şirket müdürlerinin görev süresinin sona erdiğini, sonradan alınan müdür seçimine ilişkin kararların da iptal edildiğini, TTK’nun 538. maddesi gereğince şirket müdürünün ortaklar kurulunu toplantıya çağırması gerektiğini ileri sürerek, ortaklar kurulu kararlarının iptalini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle şirkete kayyum atanmasını da istemiştir.

Davalı vekili, davacılar tarafından açılan davalarla, müdür seçimine ilişkin ortaklar kurulu kararlarının iptal ettirildiğini, 04.04.2009 tarihinde şirketin % 70 hissesine sahip ortakların davacıları toplantıya çağırdığını, gelmemeleri üzerine sermaye artırımı ve şirkete müdür tayinine ilişkin olarak kararlar alındığını, TTK 540. madde gereğince diğer ortakların da şirketi temsile yetkisi bulunduğunu, bu yetkiye istinaden ortaklar kurulunu toplantıya çağırabileceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirket ana sözleşmesine göre seçilen müdürlerin görev süresinin 09.04.2008 tarihi itibariyle sona erdiği, bu tarihten sonra müdür seçimine ilişkin olarak alınan kararların iptal edildiği, bu durumda toplantı tarihi itibariyle şirketi temsil edecek müdür bulunmadığı, TTK’nun 538. maddesi gereğince şirket müdürü tarafından ortaklar kurulunun toplantıya çağrılabileceği, çoğunluk pay sahiplerinin ortaklar kurulunu toplantıya çağırıp, bağlayıcı karar almasının mümkün olmadığı, 04.04.2009 tarihli ortaklar kurulu kararı usulsüz olsa da şirkete müdür atandığı, şirketi yönetecek müdür bulunduğu gerekçesiyle, ortaklar kurulu kararlarının iptaline, kayyum atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava 04.04.2009 tarihli ortaklar kurulunun iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki ihtilaf, şirket müdürünün görev süresinin dolması durumunda, diğer çoğunluk pay sahiplerinin ortaklar kurulunu toplantıya çağırıp çağıramayacağı ve şirketi bağlayıcı karar alıp alamayacakları noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece ana sözleşme ile belirlenen şirket müdürlerinin 10.04.2008 tarihi itibariyle görev sürelerinin dolduğu, müdür atanması için alınan kararların iptal edildiği, ortaklar kurulu toplantısında TTK’nun 538. maddesinde belirtilen prosedüre uyulmadığı, çoğunluk pay sahibi olsalar bile ortakların şirketi toplantıya çağıramayacakları gerekçesiyle, davanın kabulüne, ortaklar kurulunun iptaline karar verilmiştir. Oysa, mahkemeninde kabulünde olduğu üzere ana sözleşme ile atanan müdürlerin görev sürelerinin 10.04.2008 tarihi itibariyle dolduğu ihtilafsız olmakla, iptali istenen ortaklar kurulu tarihi itibariyle şirketin seçilmiş müdürü bulunmamaktadır.

TTK’nun 540. maddesi “ aksi kararlaştırılmış olmadıkça ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar.” hükmünü haiz olup, bu düzenleme karşısında dava dışı % 70 paya sahip ortakların şirketi toplantıya çağrıda yetkili olduklarının ilke olarak kabulü gerekir. Ayrıca iptali istenen toplantı tarihi itibariyle şirketin seçilmiş müdürünün bulunmadığı kabul edildiğine göre, artık TTK’nun 538. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanmasını beklemekte doğru değildir.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava dışı % 70 paya sahip ortakların şirketi toplantıya çağrıda yetkili oldukları nazara alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, hatalı ilkeden hareketle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1035324700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.