YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3885 E. 2011/15549 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflara ait markaların 556 Sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, aynı mal ve hizmet sınıfında yer almadıkları, davalı markası ile aynı mal ve hizmet sınıfında yer alan davacı markaların ise ayırıcı ek almak suretiyle farklılaştıkları, davacıya ait markanın tanınmış marka olmasına karşın davalı markasının davacının tanınmışlığından haksız olarak yararlanması, davacı markasının itibarına zarar vermesi ya da davacı markası ile ilişkili olma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen kararın iptali ile davalı şirkete ait marka tescil başvurusuna konu işaretin tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacı adına kayıtlı markalar ile davalıya ait markanın bir harf dışında tamamen aynı harf dizinlerinden oluştuğu, davacıya ait 210482, 187790 ve 170296 numaralı markalar ile davalı markasının aynı emtia sınıfları dahilinde yer aldıkları anlaşılmaktadır. Sözcük markaları arasında benzerlik araştırması yapılırken markaları oluşturan esas unsurların göz önüne alınması gerekir. Her ne kadar mahkemece görüş ve bilgisine başvurulan bilirkişiler beyanlarında davacıya ait değinilen markaların ayırıcı ek almak suretiyle farklılaştıklarını ifade etmişlerse de, söz konusu markalar davacıya ait “BEYMEN” asli unsurunu içerdikleri gibi aldıkları ekler de görsel ve işitsel olarak
“BEYMEN” markasından farklı bir algı oluşturmamaktadır. Öte yandan davalı tarafından tescil ettirilen “EYMEN” ibaresinin davacının tanınmış markasına zarar vermeyeceği ve davacının markasının tanınmışlığından istifade etmeyeceği hususu da yeterince incelenip tartışılmış değildir. Bu durumda taraf markalarının benzer bulunduğunun kabulü ile davacı tarafa ait markanın tanınmış olduğu da gözetilerek taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, başvuruya konu markanın tescilinin davalı şirkete haksız bir yarar sağlayıp sağlamayacağı, davacının tescilli ve tanınmış markasının itibarına zarar verilip verilmeyeceği, davacıya ait markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuç doğurup doğurmayacağı hususlarının da tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11175 E. 2012/14108 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · kira sözleşmesi · riziko · rücuen tazminat · iş bölümü · hasar · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «kira sözleşmesinin» konusu olan iş yerinin ZE30 nolu bağımsız «bölüm» olduğu, B2A-10 nolu dükkanın kira sözleşmelerinin konusu olmadığı, yani dava konusu «deponun» davacı sigortalısına kiralanmadığı, müdahalenin meni davası sonucunda davacı sigortalısının zemin kattaki depoda bulunmasını haklı gösterecek bir kanıtın bulunmadığından bahisle müdahalenin meni kararı verildiği, bina maliklerinin BK.
Davaya konu «riziko» sırasında poliçe kapsamındaki «depoda» bulunan konfeksiyon ürünleri «hasar» görmüş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde dayandığı müdahalenin meni davası bu davadan daha sonra açılmış ve dava dışı Beymen Mağazacılık A.Ş. yönünden «husumetten» reddine, sigortalı dava dışı Moher Gıda Tekstil ve Turizm Ltd.Şti. yönünden müdahalenin meni davasının kabulüne karar verilmiş ise de davaya konu «depo» aynı zamanda dava dışı Beymen Mağazacılık A.Ş.'nin deposu olup davalılardan Yatırım İşletmecilik A.Ş. bu yerin işletmecisi, diğer davalılar ise bina malikleridir.
58'inci maddesi gereğince sorumlu olabilmeleri için, «deponun» davacı şirketin sigortalısına tahsis edilmesi veya kiraya verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddina karar verilmiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3470 E. 2024/5648 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… eği, davacıya ait markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuç doğurup doğurmayacağı hususlarının da tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece itirazları gözetilmeden «eksik inceleme» ile tesis edilen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda taraf markaları açısından görsel benzerlik incelemesi yapılmadığını, hangi y …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · dürüstlük kuralı · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · terkin · dava sebebi · iltibas
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; markaların aynı olmadığını, davacının nispi ret «sebebini» itiraz olarak ileri sürmeyip daha sonra hükümsüzlük davası açmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
… arı, birbiri yerine ikame edilebilme ile rekabet etme olanaklarının bulunması, kullanım amaçları, hedeflenen halk kesimleri nazara alındığında davacının markası ile «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» yol açacağı, hükümsüzlük şartları oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n yabancı kelime kökenli HOME ibarelerinden oluştuğu, BEYMA ve BEYMEN ibarelerinin hecelerle bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraf markalarının benzemediği ve «iltibas» ihtimalinin bulunmadığının anlaşıldığı, anlamsal olarak da her iki marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal yönden benzerlik bulunmadığı gibi, genel intiba yönünde de tüketici gözüyle bakıldığında bir yakınlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, istinaf mahkemesince rapor aldırılmadan karar verildiğini, markanın tanınmış marka olması sebebiyle korumanın daha geniş, karıştırılma ihtimalinin daha yüksek olduğunu, markaların aynı sınıflarda tescilli olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkil markasına yaklaşarak tanınmışlığından faydalanmak istediğini, bunun da hükümsüzlük «sebebi» olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Şirkete markasının hükümsüzlüğünü ve hükmün ilanını
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2930 E. 2011/14311 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · ilan
Benzer bu kararda… ığı, davalının "E" harfini ayırarak "TOKAÇ" sözcüğünü müstakil bir sözcükmüş gibi kullandığı ve davacı şirketle ilgi kurmayı amaçladığı izlenimi doğduğu, bu durumun «dürüstlük kurallarına» uygun olmadığı gerekçesiyle davalı markasının hükümsüzlüğüne, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Mahkemece, davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne ilişkin karar ile yetinilmesi gerekirken, hükmün «ilanı» isteminin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Zira, mahkeme hükmünün «ilan» edilmesine yönelik düzenleme 556 sayılı KHK’nin 62/f ve 72. madde hükümlerinde yer almakta olup, bu hüküm, marka tescilinden doğan hakları tecavüze uğrayan hak sahiplerinin hakları ve talepleri ile ilgili hükümler de içeren sekizinci kısmın içerisinde yer almaktadır.
Anılan KHK'de, mahkemece verilen hükümsüzlük kararlarının «ilan» edileceğine dair bir düzenlemeye hükümsüzlük ile ilgili beşinci kısımda yer verilmemiş olup, mahkemece bu yön gözden kaçırılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3885 E. , 2011/15549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2009 tarih ve 2007/230-2009/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “BEYMEN” ibareli çok sayıda markanın sahibi olduğunu, davalının ise “EYMEN” ibaresini marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, davalının başvurusuna yaptıkları itirazın davalı TPE tarafından nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun red kararının iptaline ve diğer davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflara ait markaların 556 Sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, aynı mal ve hizmet sınıfında yer almadıkları, davalı markası ile aynı mal ve hizmet sınıfında yer alan davacı markaların ise ayırıcı ek almak suretiyle farklılaştıkları, davacıya ait markanın tanınmış marka olmasına karşın davalı markasının davacının tanınmışlığından haksız olarak yararlanması, davacı markasının itibarına zarar vermesi ya da davacı markası ile ilişkili olma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen kararın iptali ile davalı şirkete ait marka tescil başvurusuna konu işaretin tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, davacı adına kayıtlı markalar ile davalıya ait markanın bir harf dışında tamamen aynı harf dizinlerinden oluştuğu, davacıya ait 210482, 187790 ve 170296 numaralı markalar ile davalı markasının aynı emtia sınıfları dahilinde yer aldıkları anlaşılmaktadır. Sözcük markaları arasında benzerlik araştırması yapılırken markaları oluşturan esas unsurların göz önüne alınması gerekir. Her ne kadar mahkemece görüş ve bilgisine başvurulan bilirkişiler beyanlarında davacıya ait değinilen markaların ayırıcı ek almak suretiyle farklılaştıklarını ifade etmişlerse de, söz konusu markalar davacıya ait “BEYMEN” asli unsurunu içerdikleri gibi aldıkları ekler de görsel ve işitsel olarak
“BEYMEN” markasından farklı bir algı oluşturmamaktadır. Öte yandan davalı tarafından tescil ettirilen “EYMEN” ibaresinin davacının tanınmış markasına zarar vermeyeceği ve davacının markasının tanınmışlığından istifade etmeyeceği hususu da yeterince incelenip tartışılmış değildir. Bu durumda taraf markalarının benzer bulunduğunun kabulü ile davacı tarafa ait markanın tanınmış olduğu da gözetilerek taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı, başvuruya konu markanın tescilinin davalı şirkete haksız bir yarar sağlayıp sağlamayacağı, davacının tescilli ve tanınmış markasının itibarına zarar verilip verilmeyeceği, davacıya ait markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuç doğurup doğurmayacağı hususlarının da tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1035017700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz