6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirket yönetim kurulu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4083 E. 2011/15589 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yönetim kurulu ortaklık sözleşmesi şahsi sorumluluk pay sahipliği ba formu hisse senedi pay defteri anonim şirket ortaklık ilişkisi kâr payı ek tasfiye yönetim kurulu kararı eksik inceleme husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalı şirketin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nın 405/2 maddesindeki "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketin tasfiye halinde olmadığı, davalılar ... ve ...'in sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkan ve üyesi olup şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK.'nın 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, müvekkiline "hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi" adı altında belge verilerek karşılığında 150.150 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Dosya içerisinde, dava dilekçesinde açıklanan ortak olmaya ilişkin sözleşme bulunmakta olup, bu sözleşmenin davalı Yimpaş Gıda San. ve Tic.A.Ş. adına düzenlendiği belirlenmiştir. Davalılar vekili cevabında davacının Yozgat Yimpaş İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.’nin ortağı olduğunu, Yimpaş Gıda San. ve Tic.A.Ş.'de ortaklığın bulunmadığını bildirerek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının Yozgat Yimpaş İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.’de 62.350,00 TL nominal bedelli 1247 payı mevcuttur. Bu şirketin yönetim kurulu tarafından verilen cevapta da davacının hisse senedi talep formu ile müracaat ederek Yimpaş Yozgat İht.Mad.A.Ş.'de ortak olduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de, davacının Yozgat Yimpaş İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş’de 1247 adet payı mevcuttur.

Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4988 E. 2011/15592 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Menfi Tespit 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4661 E. 2011/4233 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4065 E. 2011/15056 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6274 E. 2010/12148 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6330 E. 2010/12147 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6344 E. 2010/12145 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6309 E. 2010/12550 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6337 E. 2010/12450 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4083 E.  ,  2011/15589 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2009 tarih ve 2009/198-2009/586 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketlerin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin davalı şirketlere 150.150 DM karşılığı 161.256 TL'yi yüksek oranda kar verileceği ve parasını her istediği anda alabileceği garantisi altında verdiğini, hisse senedi verilmediğini, müvekkilinin ortak olmadığını, her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, 150.150 DM karşılığı 161.256 TL'nin şimdilik 7.500.TL'lik kısmının ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri A.Ş.'de hisselerinin bulunduğunu ve ortak olduğunu, Yimpaş Gıda San ve Tic. A.Ş.'de ortaklığının bulunmadığını savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir.

Mahkemece, davalı şirketin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nın 405/2 maddesindeki "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketin tasfiye halinde olmadığı, davalılar ... ve ...'in sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkan ve üyesi olup şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, davalılar ...

ve ... hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK.'nın 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davacı vekili, müvekkiline "hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi" adı altında belge verilerek karşılığında 150.150 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Dosya içerisinde, dava dilekçesinde açıklanan ortak olmaya ilişkin sözleşme bulunmakta olup, bu sözleşmenin davalı Yimpaş Gıda San. ve Tic.A.Ş. adına düzenlendiği belirlenmiştir. Davalılar vekili cevabında davacının Yozgat Yimpaş İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.’nin ortağı olduğunu, Yimpaş Gıda San. ve Tic.A.Ş.'de ortaklığın bulunmadığını bildirerek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının Yozgat Yimpaş İht. Mad.

Paz. ve Tic. A.Ş.’de 62.350,00 TL nominal bedelli 1247 payı mevcuttur. Bu şirketin yönetim kurulu tarafından verilen cevapta da davacının hisse senedi talep formu ile müracaat ederek Yimpaş Yozgat İht.Mad.A.Ş.'de ortak olduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de, davacının Yozgat Yimpaş İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş’de 1247 adet payı mevcuttur.

Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034986500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.