Usulüne uygun tebliğ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3829 E. 2011/15575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/1268']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulüne uygun tebliğ↗ zamanaşımı defi↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ muacceliyet↗ fesih↗ ihtar↗ ihtarname↗ sigorta poliçesi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, TTK'nın 1268. maddesine göre sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, davacıya 18.04.2005 tarihinde ihtarname tebliğ edildiği, dava zamanaşımının 18.04.2007 tarihinde dolduğu, davanın 04.10.2007 tarihinde iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılmış olması nedeniyle, davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, destek yaşam sigorta poliçesi gereği ödenen sigorta primlerinin tahsili istemine ilişkindir. Bu davanın, alacağın muaccel olmasından itibaren 2 yıl içinde açılması gerekir. Davacı taraf fesih ihtarı gönderilmediğini iddia ettiğine ve fesih hususunu benimsediğine göre, mahkemece fesih bildiriminin davacıya hangi tarihte ulaştığı, usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği araştırılarak zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekirken, davalı tarafın bildirdiği fesih bildirimine ilişkin yazı tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9511 E. 2013/22842 K.
Ortak:sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/1268']
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK'nın 1268. maddesine göre «sigorta sözleşmelerinden doğan» bütün taleplerin iki yılda «zamanaşımına» uğrayacağı, davacıya 18.04.2005 tarihinde «ihtarname» tebliğ edildiği, dava zamanaşımının 18.04.2007 tarihinde dolduğu, davanın 04.10.2007 tarihinde iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılmış olması nedeniyle, davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf «fesih» «ihtarı» gönderilmediğini iddia ettiğine ve fesih hususunu benimsediğine göre, mahkemece fesih bildiriminin davacıya hangi tarihte ulaştığı, usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği araştırılarak «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi gerekirken, davalı tarafın bildirdiği fesih bildirimine ilişkin yazı tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… avalı sigortalıya sigorta bedelinin 15/10/2004 tarihinde ödendiği, TTK 1268 madde gereğince sebepsiz yere ödenmiş bulunan sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» «sigorta sözleşmesinden doğan» tüm alacakların 2 yılda zaman aşımına uğrayacağı, davalı tarafın bu nedenle zaman aşımı definin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında «sigorta sözleşmesi» düzenlendiğini, davalıya ait işyerinde meydana gelen yangın sonucunda oluşan «hasarın» müvekkili tarafından tazmin edildiğini, hasar sorumlusuna karşı açmış oldukları «rücu» davasında, hasar bedelinin hasar sorumlusu tarafından tazmin edildiğinin anlaşılması üzerine müvekkili tarafından yapılan ödemenin «mükerrer» mahiyette olduğunu belirlediklerini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafça yapılan ödeme ile dava tarihi arasında ge …
Taraflar arasında mevcut ilişkinin kaynağı «sigorta sözleşmesi» olduğu için 6762 Sayılı TTK’nın 1268'inci maddesine göre 2 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihten başlayacağının tespiti önem taşımaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet · sigorta tazminatı · mükerrerlik · rücu · istirdat · hasar · dahili dava
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkili ile davalı arasında «sigorta sözleşmesi» düzenlendiğini, davalıya ait işyerinde meydana gelen yangın sonucunda oluşan «hasarın» müvekkili tarafından tazmin edildiğini, hasar sorumlusuna karşı açmış oldukları «rücu» davasında, hasar bedelinin hasar sorumlusu tarafından tazmin edildiğinin anlaşılması üzerine müvekkili tarafından yapılan ödemenin «mükerrer» mahiyette olduğunu belirlediklerini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafça yapılan ödeme ile dava tarihi arasında ge …
Dava, davacı ... şirketi tarafından davalı sigortalıya ödenen «sigorta tazminatı» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sigorta şirketinin «hasar» sorumlusuna karşı açmış olduğu «rücu» davasında, hasar sorumlusu tarafından yapılan savunmada davacı şirketin kendileri tarafından sigortalıya yapılan ödemeden haberdar olduğunu bildirdiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, davacı ... şirketi tarafından açılan eldeki davada davacının «hasar» sorumlusu tarafından yapılan ödemeyi hangi tarihte öğrendiği, dosya içerisinde mevcut sigorta «rücu» dava dosyası da incelenmek suretiyle zaman aşımı konusunda karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi ile eldeki …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3829 E. , 2011/15575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2009 tarih ve 2007/1145-2009/1328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin destek yaşam sigorta poliçesi ile 01.01.2003 tarihinde davalı nezdinde sigorta yaptırdığını, 2400 USD prim yatırdığını, davalının geçerli bir neden göstermeksizin 06.06.2005 tarihinde müvekkilinin poliçesini iptal ettiğini ve yapılan ödemelerin iade edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL'nin yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının primlerini ödememesi nedeniyle 06.04.2005 tarihinde taahhütlü mektupla ihtarname gönderildiğini ve 06.06.2005 tarihinde sigorta sözleşmesinin feshedildiğini, davacının taleplerinin TTK. 1268. maddesine göre zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, TTK'nın 1268. maddesine göre sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, davacıya 18.04.2005 tarihinde ihtarname tebliğ edildiği, dava zamanaşımının 18.04.2007 tarihinde dolduğu, davanın 04.10.2007 tarihinde iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılmış olması nedeniyle, davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, destek yaşam sigorta poliçesi gereği ödenen sigorta primlerinin tahsili istemine ilişkindir. Bu davanın, alacağın muaccel olmasından itibaren 2 yıl içinde açılması gerekir. Davacı taraf fesih ihtarı gönderilmediğini iddia ettiğine ve fesih hususunu benimsediğine göre, mahkemece fesih bildiriminin davacıya hangi tarihte ulaştığı, usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği araştırılarak zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekirken, davalı tarafın bildirdiği fesih bildirimine ilişkin yazı tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034972600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz