Alacak | Meblağın tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5206 E. 2010/11105 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ kusur sorumluluğu↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ eş rızası↗ havale↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın internet bankacılığındaki güvenlik önlemlerinin yetersiz olması nedeniyle 2/3 oranında kusurlu, davacının da kendisine sunulan ve tercihine bırakılan ek güvenlik tedbirlerini almada ihmalkar davranarak 1/3 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile kusur oranında 9.980 YTL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, davalı bankanın müşterisi olan davacı hesabındaki paranın, davacının bilgisi ve rızası dışında ve internet aracılığıyla, dava dışı kişilere havale edilmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Bilirkişinin hazırlayarak sunduğu raporda, davacıya kendisine sunulan ve tercihine bırakılan ek güvenlik tedbirlerini almakta ihmalkar davrandığı gerekçesiyle izafe edilen kusur oranı kabul edilemez. Zira, davacının şifresini başkasına verdiği usulüne uygun bir şekilde kanıtlanamadığından 1/3 müterafik kusur ile sorumlu tutulması doğru olmamış, internet bankacılığı hizmetini sunan davalı bankanın, gerekli önlemleri alma sorumluluğu olduğundan tüm kusurun bankada olduğu sabit olduğu ve buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9308 E. 2012/1750 K.
Ortak:internet bankacılığı · eş rızası · havale · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığındaki» güvenlik önlemlerinin yetersiz olması nedeniyle 2/3 oranında kusurlu, davacının da kendisine sunulan ve tercihine bırakılan ek güvenlik tedbirlerini almada ihmalkar davranarak 1/3 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile «kusur» oranında 9.980 YTL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, davalı bankanın müşterisi olan davacı hesabındaki paranın, davacının bilgisi ve «rızası» dışında ve internet aracılığıyla, dava dışı kişilere «havale» edilmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Zira, davacının şifresini başkasına verdiği usulüne uygun bir şekilde kanıtlanamadığından 1/3 «müterafik kusur» ile sorumlu tutulması doğru olmamış, «internet bankacılığı» hizmetini sunan davalı bankanın, gerekli önlemleri alma sorumluluğu olduğundan tüm kusurun bankada olduğu sabit olduğu ve buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının «rızası» dışında «havale» işlemleri yapılmasında hem davacı hem de davalı bankanın kusurlu olması nedeni ile tarafların kusurunun eşit bulunduğu ve paranın çekilme tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile 4.375 TL tazminatın 16.02.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı bankanın müşterisi olan davacı hesabındaki paranın, davacının bilgisi ve «rızası» dışında ve internet aracılığıyla dava dışı kişilere «havale» edilmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
… şkin görüş isabetli bulunmamaktadır zira, davacının şifresini başkasına verdiği de kanıtlanamadığına göre, müterafık kusurlu olarak sorumlu tutulması doğru olmamış, «internet bankacılığı» hizmetini sunan davalı bankanın gerekli tüm önlemleri alma sorumluluğu bulunduğundan tüm «kusurun» davalı bankada olduğunun kabulü ile buna göre hüküm kurulması gerekirken aksine düşüncelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının «rızası» dışında «havale» işlemleri yapılmasında hem davacı hem de davalı bankanın kusurlu olması nedeni ile tarafların kusurunun eşit bulunduğu ve paranın çekilme tarihinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile 4.375 TL tazminatın 16.02.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5441 E. 2015/3418 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu miktardan davalı bankanın sorumlu olduğu, yatırılan paranın ise 39.980,27 TL olduğu, davanın yasal dayanağının «haksız fiil» olması nedeni ile paranın yatırıldığı tarih olan 30/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsil kararı verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5206 E. , 2010/11105 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2008 tarih ve 2007/433-2008/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankada bulunan hesabından bilgisi ve rızası dışında internet aracılığıyla 3. kişilerin hesabına toplam 14.970 YTL’nin havale edildiğini, davalı bankanın internet bankacılığında gerekli önlemleri almadığından sorumlu olduğunu ileri sürerek, bu miktarın tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin internet bankacılığı güvenliğinin son derece güçlü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın internet bankacılığındaki güvenlik önlemlerinin yetersiz olması nedeniyle 2/3 oranında kusurlu, davacının da kendisine sunulan ve tercihine bırakılan ek güvenlik tedbirlerini almada ihmalkar davranarak 1/3 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile kusur oranında 9.980 YTL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, davalı bankanın müşterisi olan davacı hesabındaki paranın, davacının bilgisi ve rızası dışında ve internet aracılığıyla, dava dışı kişilere havale edilmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Bilirkişinin hazırlayarak sunduğu raporda, davacıya kendisine sunulan ve tercihine bırakılan ek güvenlik tedbirlerini almakta ihmalkar davrandığı gerekçesiyle izafe edilen kusur oranı kabul edilemez. Zira, davacının şifresini başkasına verdiği usulüne uygun bir şekilde kanıtlanamadığından 1/3 müterafik kusur ile sorumlu tutulması doğru olmamış, internet bankacılığı hizmetini sunan davalı bankanın, gerekli önlemleri alma sorumluluğu olduğundan tüm kusurun bankada olduğu sabit olduğu ve buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye 457,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034687600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz