Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1657 E. 2011/15326 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi anlamda kesin hüküm↗ itirazın iptali davası↗ hisse devir sözleşmesi↗ iptal davası↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tüm aktif ve pasifleriyle hissesini devrettiği, davaya konu bedele ilişkin defter ve kayıtların açık ve denetlenebilir olduğu, işin hallinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin eski ortağının borcu nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı şirket, diğer ortak ...’ın davalı eski ortağın ortaklar cari hesabından şirket kuruluşundan bu yana yapmış olduğu giderlerin (vergi, sigorta, kira vs.) ½’si nedeniyle borçlu olduğunu ileri sürmüş ve mahkemece alınan 11.3.2009 tarihli bilirkişi raporu da bunu doğrulamıştır. Her ne kadar mahkemece davalının tüm aktif ve pasifleriyle hissesini devrettiği davaya konu bedele ilişkin defter ve kayıtların açık ve denetlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı davacı şirketteki hisselerini devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrılırken düzenlenen hisse devir sözleşmesi sadece sözleşmenin tarafları arasında geçerli olup, davalının şirkete olan borcunu kapsamaz. Ayrıca itirazın iptali davası genel hükümler uyarınca görülmesi gereken ve maddi anlamda kesin hüküm sonuçlarını doğuran bir davadır. Bu itibarla mahkemece işin esasına girilerek davalının davacı şirkete olan borcunun tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2584 E. 2015/10926 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların 10.06.2008 tarihine kadar «limited şirket ortağı» oldukları, bu ortaklık dışında taraflar arasında müşterek hesap kullanmalarını gerektirecek bir ticari ya da hukuki ilişkinin tespit edilemediği, davacının söz kon …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1657 E. , 2011/15326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2007/720-2009/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.11.2011 gününde davalı avukatı.... geldi, davacı avukatı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı firmanın kurucu ortağı ve hissedarı iken ortaklık hisselerini sattığını ve şirket ile ilişkisini kestiğini, muhasebe kayıtlarında yapılan incelemelerde davalının ortaklar cari hesabı dolayısıyla 73.250,00 TL borçlu gözüktüğünü, şirketin aldığı kredilerden davalının hesabına intikal ettirilen ödeme sebebiyle oluşan borcun bugüne kadar davalı tarafından eda edilmediğini, yine davalının şirket ortağı olduğu dönemde gerek şirketin ticari faaliyetleri gerekse kira, vergi, stopaj gibi kalemlerden oluşan giderler ve şirket defterlerinin incelenmesinden görüleceği üzere 16.733,50 TL davacı şirkete borçlu olduğunu, davalıdan toplam 89,983,50 TL’nın tahsili için Bodrum 1.
İcra Müdürlüğünün 2007/1612 E sayılı icra takip dosyasıyla girişilen takibin davalının itirazı ile durdurulduğunu ileri sürerek davalının Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2007/1612 E sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, %40’dan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketteki hisselerini davacı şirketin diğer hissedarlarına sattığını,davacı şirket ile müvekkili arasında hiçbir ilişki kalmadığını, müvekkilinin hisselerini tüm hak alacak ve borçlarıyla devir ettiğini, müvekkilinden para istenmesinin çelişkili olduğunu savunarak davanın reddi ile %40 tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tüm aktif ve pasifleriyle hissesini devrettiği, davaya konu bedele ilişkin defter ve kayıtların açık ve denetlenebilir olduğu, işin hallinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin eski ortağının borcu nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı şirket, diğer ortak ...’ın davalı eski ortağın ortaklar cari hesabından şirket kuruluşundan bu yana yapmış olduğu giderlerin (vergi, sigorta, kira vs.) ½’si nedeniyle borçlu olduğunu ileri sürmüş ve mahkemece alınan 11.3.2009 tarihli bilirkişi raporu da bunu doğrulamıştır. Her ne kadar mahkemece davalının tüm aktif ve pasifleriyle hissesini devrettiği davaya konu bedele ilişkin defter ve kayıtların açık ve denetlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı davacı şirketteki hisselerini devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrılırken düzenlenen hisse devir sözleşmesi sadece sözleşmenin tarafları arasında geçerli olup, davalının şirkete olan borcunu kapsamaz.
Ayrıca itirazın iptali davası genel hükümler uyarınca görülmesi gereken ve maddi anlamda kesin hüküm sonuçlarını doğuran bir davadır. Bu itibarla mahkemece işin esasına girilerek davalının davacı şirkete olan borcunun tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034672600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz