İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14643 E. 2011/15091 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket bölünmesi↗ sözleşmenin nitelendirilmesi↗ ayni sermaye↗ kira sözleşmesi↗ anonim şirket↗ taşıyan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca davalının dava konusu yeri 20.01.2004 sözleşme tarihinden itibaren 1,5 yıl süreyle 20.07.2005 tarihine kadar kullanabileceği, dolayısıyla davacının işbu davada talep ettiği 01.05.2004 - 20.07.2005 tarihleri arasında bir kira alacağı talep etmeye hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı anonim şirketin bölünmesi aşamasında, iki hakim ortağından ...’nın, kendisine düşmeyen yeri kiraya vermek suretiyle elde ettiği haksız gelirin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı şirketin ... ve ... isimli iki hakim ortağının bulunduğu, 20.01.2004 ve 08.03.2004 tarihli sözleşmelerle bu ortakların şirketin bölünmesi konusunda anlaştıkları, buna göre şirketin otomotiv işlerinin ...de, beyaz eşya işlerinin ...’de kaldığı, şirketin taşınmaz malları, fabrikası ve makinelerinin de eşitlik ilkesine uygun şekilde paylaşıldığı, ...’nin davalı şirketin ortaklığından ayrılmak suretiyle bölünmeden elde ettiği malları davacı şirkete ayni sermaye olarak koyduğu, dava konusu fabrikanın da eşitlik ilkesine uygun şekilde paylaşıldığı, ancak davalının kendisine kalan otomotiv işlerini yürütebilmesi için gerekli olan makinelerin, fabrikanın davacıya düşen kısmında kaldığı, bu nedenle de davalıya yeni bir kapalı alan yapıp makinelerini buraya taşıması için 1,5 yıllık süre verildiği konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi anılan hususlar dosya kapsamı ile de sabittir.
Taraflar arasında bu konuda ortaya çıkan ilk uyuşmazlık, davalının 1,5 yıl süreyle kullanımı kendisine bırakılan alanda, 1,5 yıldan fazla süre kaldığı iddiasına dayalı ecri misil bedeli istemine ilişkin olup, bu uyuşmazlık Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/242 Esas - 2007/296 Karar sayılı davasının konusu olmuş ve mahkemece davalının fazladan kullandığı süre için davacı yararına ecri misil bedeline hükmedilmiştir.
İşbu davada ise davacı vekilince, davalının kendisine bırakılan bu alanı davacıdan gizleyerek, dava dışı Aka A.Ş.’ne kiraya vermek suretiyle kullandırdığı, böylece hem gerçekte kendisine düşmeyen kısımdan müvekkiline kira vermeden yararlanıp, hem de bu yeri başkasına kiraya vermek suretiyle, haksız ve bölünme sözleşmesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı şekilde gelir elde ettiği, oysa bu yerin ve 1,5 yıllık sürenin davalıya makinalarını başka yere taşıyana kadar kullanması için verildiği ileri sürülmüştür. Davalı ise Aka A.Ş.’nin eskiden beri müşterileri olduğunu, bu şirketle iş ilişkilerinin davacı yetkilisi ...’nin de imzasını taşıyan sözleşmelerle yürütüldüğünü ve kira sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, bir kira sözleşmesi söz konusu olsaydı bu sözleşmenin bölünme sözleşmesinde dikkate alınacağını, nitekim dava dışı başka bir kiracı için bölünme sözleşmesinde hüküm bulunduğunu savunmuştur.
Mahkemece tarafların bu iddia ve savunmaları konusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmayıp, bölünme sözleşmesinde bahsi geçen 1,5 yıllık sürenin 20.07.2005 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla davacının ancak bu süreden sonraki kullanım için davalıdan ecri misil bedeli isteyebileceği, işbu davada ise 20.07.2005 tarihine kadar olan dönem için talepte bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa yukarıda da açıklandığı gibi işbu davada davacının talebi, davalıya bırakılan alanda fazladan kalınan süre için ecri misil bedeli istemine ilişkin değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarının yukarıda açılanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı iddiasına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14643 E. , 2011/15091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2007/833 - 2008/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.11.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ortaklarının önceleri davalı şirket ortakları iken davalı şirketin eşitlik ilkesine uygun olarak bölünmesine ve bu bölünmeden gelecek herşeyin davacı şirkete ayni sermaye olarak konulmasına karar verip bu konuda 20.01.2004 ve 08.03.2004 tarihli sözleşmeleri imzaladıklarını, davalının kendisine düşmeyen yerde kiraya vermek suretiyle haksız gelir elde ettiğini, tarafların tam olarak bölünmeyi 01.05.2004 tarihinde gerçekleştiğini, anılan yerlerin müvekkiline teslim tarihinin 01.12.2005 olduğunu ileri sürerek, 01.05.2004 - 20.07.2005 tarihleri arasında davalının elde ettiği (135.222) TL haksız kira gelirinin, temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca davalının dava konusu yeri 20.01.2004 sözleşme tarihinden itibaren 1,5 yıl süreyle 20.07.2005 tarihine kadar kullanabileceği, dolayısıyla davacının işbu davada talep ettiği 01.05.2004 - 20.07.2005 tarihleri arasında bir kira alacağı talep etmeye hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı anonim şirketin bölünmesi aşamasında, iki hakim ortağından ...’nın, kendisine düşmeyen yeri kiraya vermek suretiyle elde ettiği haksız gelirin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı şirketin ... ve ... isimli iki hakim ortağının bulunduğu, 20.01.2004 ve 08.03.2004 tarihli sözleşmelerle bu ortakların şirketin bölünmesi konusunda anlaştıkları, buna göre şirketin otomotiv işlerinin ...de, beyaz eşya işlerinin ...’de kaldığı, şirketin taşınmaz malları, fabrikası ve makinelerinin de eşitlik ilkesine uygun şekilde paylaşıldığı, ...’nin davalı şirketin ortaklığından ayrılmak suretiyle bölünmeden elde ettiği malları davacı şirkete ayni sermaye olarak koyduğu, dava konusu fabrikanın da eşitlik ilkesine uygun şekilde paylaşıldığı, ancak davalının kendisine kalan otomotiv işlerini yürütebilmesi için gerekli olan makinelerin, fabrikanın davacıya düşen kısmında kaldığı, bu nedenle de davalıya yeni bir kapalı alan yapıp makinelerini buraya taşıması için 1,5 yıllık süre verildiği konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi anılan hususlar dosya kapsamı ile de sabittir.
Taraflar arasında bu konuda ortaya çıkan ilk uyuşmazlık, davalının 1,5 yıl süreyle kullanımı kendisine bırakılan alanda, 1,5 yıldan fazla süre kaldığı iddiasına dayalı ecri misil bedeli istemine ilişkin olup, bu uyuşmazlık Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/242 Esas - 2007/296 Karar sayılı davasının konusu olmuş ve mahkemece davalının fazladan kullandığı süre için davacı yararına ecri misil bedeline hükmedilmiştir.
İşbu davada ise davacı vekilince, davalının kendisine bırakılan bu alanı davacıdan gizleyerek, dava dışı Aka A.Ş.’ne kiraya vermek suretiyle kullandırdığı, böylece hem gerçekte kendisine düşmeyen kısımdan müvekkiline kira vermeden yararlanıp, hem de bu yeri başkasına kiraya vermek suretiyle, haksız ve bölünme sözleşmesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırı şekilde gelir elde ettiği, oysa bu yerin ve 1,5 yıllık sürenin davalıya makinalarını başka yere taşıyana kadar kullanması için verildiği ileri sürülmüştür. Davalı ise Aka A.Ş.’nin eskiden beri müşterileri olduğunu, bu şirketle iş ilişkilerinin davacı yetkilisi ...’nin de imzasını taşıyan sözleşmelerle yürütüldüğünü ve kira sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, bir kira sözleşmesi söz konusu olsaydı bu sözleşmenin bölünme sözleşmesinde dikkate alınacağını, nitekim dava dışı başka bir kiracı için bölünme sözleşmesinde hüküm bulunduğunu savunmuştur.
Mahkemece tarafların bu iddia ve savunmaları konusunda hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmayıp, bölünme sözleşmesinde bahsi geçen 1,5 yıllık sürenin 20.07.2005 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla davacının ancak bu süreden sonraki kullanım için davalıdan ecri misil bedeli isteyebileceği, işbu davada ise 20.07.2005 tarihine kadar olan dönem için talepte bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa yukarıda da açıklandığı gibi işbu davada davacının talebi, davalıya bırakılan alanda fazladan kalınan süre için ecri misil bedeli istemine ilişkin değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarının yukarıda açılanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı iddiasına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034629700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz