Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4331 E. 2010/11058 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akreditif↗ tacirler arası hizmet sözleşmesi↗ müterafik kusur↗ tacirler arası dava↗ hizmet sözleşmesi↗ fatura↗ tacir↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kimya mühendisi bilirkişinin tanzim ettiği gerekçeli raporunda Termal Seramik San AŞ tarafından Sentez Kalite kontrol Laboratuarına yapılacak ölçümlerin Çevre Bakanlığı’na gönderileceği, ölçümleri yapacak böyle bir laboratuarın da taşıması gerekli şartları bildirmemeleri ölçümlerin yapılmasında her iki tarafın da mutabık olmaları, ölçüm yapanlarca da bir emek ve hizmet verilmiş olması nedeni ile tahakkuk eden fatura bedelini Sentez Kalite Kontrol Laboratuarının hak etmiş olduğu ve Termal Seramik Sanayi AŞ tarafından ödenmesinin uygun görüldüğü belirtmiş ise de davacı tarafından verilen hizmetin Çevre Bakanlığının aradığı şartları taşımadığı ve davacı tarafın bu sonuçların Çevre Bakanlığına sunulacağını bilip bilmediği hususunda tereddüde düşüldüğü, davacı tarafın da bu incelemeleri yaptırırken bunların Çevre Bakanlığına sunulacağını açık ve net biçimde davacıya bildirmediği, bu nedenle tarafların olayda müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 2.242 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup dosya içeriğinden, taraflar arasında, davalı şirkete ait seramik fabrikası bacalarının emisyon ölçümlerinin davacı tarafça yapılmasına yönelik anlaşma sağlandığı ancak davacı şirket tarafından yapılan ölçümün, gerekli şartları haiz olmadığı gerekçesiyle Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı tarafından verilen hizmetin Çevre ve Orman Bakanlığının aradığı şartları taşımadığı ve davalı tarafın da bu ölçümleri yaptırırken, raporun adı geçen bakanlığa sunulacağını açık ve net biçimde davacıya bildirmediği, bu nedenle tarafların müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, taraflar arasında yapılan sözleşme öncesi görüşmelerde, davacı şirket yetkilisi tarafından davalıya gönderilen yazı içeriğinde, emisyon ölçümü ve analizlerinin hangi metotlarla yapılacağı ve davalının hangi kurumlardan akreditasyonunun bulunduğu açıkça belirtilmiş olup artık davacı şirketin kusurundan söz edilemez. Bu durumda davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3–Kabule göre de, davacı tarafça dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmasına karşın, kararda davacı lehine faize hükmedilmemesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2315 E. 2015/7828 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa · temsil · iltibas
Benzer bu kararda… i, dosya hazırlama hizmetleri, emisyon ölçüm, modelleme çalışmaları, sorumlu müdürlük, ekolojik sosyolojik etki raporu hazırlama, emtia satışı vb. hizmetleri fiilen «ifa» ettiği, davacının "PPM" ibareli tescilsiz markasını bu hizmetlerde karma olarak kullandığı, davalının «iltibasa» neden olan hükümsüzlük davasına konu markasının tescilli olduğu 35, 37 ve 42. sınıf hizmetlerin ise davacının tescilsiz markasını kullanıldığı fiili iştigal alanıy …
556 sayılı KHK'nın 8/3'üncü maddesi "Marka sahibinin ticari vekili veya «temsilcisi» tarafından markanın kendi adına tescili için, marka sahibinin izni olmadan ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden yapılan başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine red edilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17060 E. 2013/22532 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, «üçüncü kişi» konumundaki Sentez Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Medicalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4331 E. , 2010/11058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2005/1333 - 2008/1966 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili şirketten seramik fabrikası bacalarının emisyon ölçümleri için fiyat teklifi istediğini, tarafların ücret konusunda anlaşmaları ile davacı şirketin gerekli ölçümleri yaptığını ve karşılığında fatura düzenlediğini, buna karşın davalı şirketin fatura bedelini ödemediğini ileri sürerek, 4.484 TL nın fatura tarihinden itibaren işleyecek kademeli faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kimya mühendisi bilirkişinin tanzim ettiği gerekçeli raporunda Termal Seramik San AŞ tarafından Sentez Kalite kontrol Laboratuarına yapılacak ölçümlerin Çevre Bakanlığı’na gönderileceği, ölçümleri yapacak böyle bir laboratuarın da taşıması gerekli şartları bildirmemeleri ölçümlerin yapılmasında her iki tarafın da mutabık olmaları, ölçüm yapanlarca da bir emek ve hizmet verilmiş olması nedeni ile tahakkuk eden fatura bedelini Sentez Kalite Kontrol Laboratuarının hak etmiş olduğu ve Termal Seramik Sanayi AŞ tarafından ödenmesinin uygun görüldüğü belirtmiş ise de davacı tarafından verilen hizmetin Çevre Bakanlığının aradığı şartları taşımadığı ve davacı tarafın bu sonuçların Çevre Bakanlığına sunulacağını bilip bilmediği hususunda tereddüde düşüldüğü, davacı tarafın da bu incelemeleri yaptırırken bunların Çevre Bakanlığına sunulacağını açık ve net biçimde davacıya bildirmediği, bu nedenle tarafların olayda müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 2.242 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup dosya içeriğinden, taraflar arasında, davalı şirkete ait seramik fabrikası bacalarının emisyon ölçümlerinin davacı tarafça yapılmasına yönelik anlaşma sağlandığı ancak davacı şirket tarafından yapılan ölçümün, gerekli şartları haiz olmadığı gerekçesiyle Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı tarafından verilen hizmetin Çevre ve Orman Bakanlığının aradığı şartları taşımadığı ve davalı tarafın da bu ölçümleri yaptırırken, raporun adı geçen bakanlığa sunulacağını açık ve net biçimde davacıya bildirmediği, bu nedenle tarafların müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, taraflar arasında yapılan sözleşme öncesi görüşmelerde, davacı şirket yetkilisi tarafından davalıya gönderilen yazı içeriğinde, emisyon ölçümü ve analizlerinin hangi metotlarla yapılacağı ve davalının hangi kurumlardan akreditasyonunun bulunduğu açıkça belirtilmiş olup artık davacı şirketin kusurundan söz edilemez.
Bu durumda davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3–Kabule göre de, davacı tarafça dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmasına karşın, kararda davacı lehine faize hükmedilmemesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 117,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034581600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz