Tazminat | Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8165 E. 2011/15952 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zımni feragat↗ tekel hakkı↗ komisyon alacağı↗ acentelik sözleşmesi↗ acentelik↗ fesih↗ komisyon↗ feragat↗ ihtarname↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ispatlanmadığından sözleşme hükümleri uyarınca bildirimden 45 gün sonra hüküm ifade etmesi gereken fesih nedeniyle davacının 877,42 TL komisyon alacağının bulunduğu ve sözleşme bitiminde 89 gün kala fesih nedeniyle kira tutarının oranlanmasıyla oluşan zarardan talep miktarıyla bağlı olarak 500,00 TL’nın davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.377,42 TL’nın davalıdan tahsilini karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 20.10.2005 tarihli “sözleşme” başlıklı metnin 11. maddesinde “acentenin inhisarı hakkı kesin olarak Malatya ilinin belediye sınırları ile sınırlıdır” denilmek suretiyle çalışma alanı belirlemesi yapılmış olup, 9. maddesinde de bu sözleşmedeki hükümlerden yararlanılmamasının zımni feragat oluşturmayacağı kararlaştırıldığı gibi, mahkeme gerekçesinin aksine davacı taraf davalıya ihtarname göndererek Malatya’daki dava dışı GAP Güneydoğu Tekstil A.Ş.’ne davalı tarafından taşıma hizmeti verilmesini kabullenmediğini bildirmiştir.
Bu itibarla mahkemece, dava dışı GAP Güneydoğu Tekstil A.Ş.’ne davalı tarafından taşıma hizmeti verilmesinin sözleşmeye aykırı olup olmadığı hususunun işbu sözleşmenin maddesiyle belirlenen il sınırlarında davacı tarafa taşıma konusunda tekel hakkı verip vermediğinin değerlendirilmesi ve davacının kendi tekel hakkının bulunduğu bölgedeki davalı taşımaları nedeniyle komisyon alacağına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2010/14210/2011/4051
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14210 E. 2011/4051 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10188 E. 2010/5319 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu kararda… davacı adına tescilli “GAP” markasının tanınmış olduğu,taraf markalarını oluşturan işaretlerin de yazılış,görsel ve işitsel anlamda kapsadıkları 3.sınıftaki malları «ortalama tüketicileri» nezdinde ilişkilendirme ihtimalini de içerecek derecede benzer olup «iltibas» tehlikesine yol açacağı ancak,davacı markasının kapsamında bulunmayan 5.sınıf mallar bakımından işaretlerin benzerliğinin tanınmış markanın itibarından haksız şeki …
Davacı taraf tanınmışlık ve işaretlerin benzerliği nedeniyle davalı markasının hükümsüz kılınmasını istediğine göre,öncelikle işaretlerin 556 sayılı KHK’nin 8. maddesi uyarınca «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olup olmadıklarının belirlenmesi gerekir.
Bu durumda, taraflar adına tescilli işaretlerin 556 sayılı KHK’nin 8/1-(b) bendi anlamında benzer olduklarının anlaşılması karşısında, 3.sınıf mallar bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı adına tescilli “GAP” markasının serisi niteliğindeki markaların bitişik yazılmamasının söz konusu «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2466 E. 2011/1474 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · ticaret unvanı · iptal davası · taahhütname · terkin · taşıyan · ayırt edicilik · teminat
Benzer bu kararda… n 2000/17486 sayılı başvurusundan KHK’nın 7/1-b bendi uyarınca çıkartılan hizmetler için davacının bir kullanımının bulunmadığı, başvuru tarihi itibariyle KHK’nın 7/«son» hükmü kapsamında kullanımla «ayırt edicilik» kazanılması nedeniyle tescil engelinin aşılması koşullarının gerçekleşmediği, davacının 2000/19000 sayılı başvurusu yönünden davalı TPE YİDK kararının 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi çerçevesinde yerinde olmadığı çünkü YİDK kararının alındığı tarihte redde mesnet markaların hükümden düştüğü veya başvurusunun nihai olarak reddedildiği, somut olayda T.C.Başbakanlık Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı adına 1999/3 sayısı ile koruma marka belgesinin davaya konu her iki başvuru tarihinde geçerli olduğu, bu belgenin kamusal yönü olan hükümsüzlük işaretlerinden biri olarak kabulünün gerektiği, davacı başvurularının koruma markasında yer alan “GAP” ibaresiyle bire bir aynı olup, bu nedenle «iltibas» bulunduğu, bu noktada ürünlerin ve hizmetlerin farklı sektörde olduğu yönündeki iddianın da kabulüne olanak bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 7/1-g ve h bentlerinde yer alan tescil engellerinin her iki başvuru yönünden de gerçekleştiği, davalı şirkete ait 99/7485 sayılı marka kapsamında 31. sınıftaki gıda maddeleri ile 41. ve 42. sınıflardaki hizmetlerin bulunduğu, bu nedenle davacının 173384 sayılı markası dışındaki markaları itibariyle mal ve hizmetler yönünden bir benzerlikten söz edilemeyeceği ancak davaya ait 173384 sayılı “GAP” ibareli markanın 42. sınıftaki hizmetler için tescilli oldu ve hükümsüzlüğü istenen marka ile aynı olduğu gibi 42/16. sınıf ve alt grubunda bulunan hizmetlerde benzerlik bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığı açık ise de KHK’nın 8/4. maddesinde belirlenen davacı markasının tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalının haksız yarar sağlaması, itibarına zarar vermesi, ayırt edici karakterini zedelemesi ihtimallerinin hiç birisinin somut olayda gerçekleşmediği, davalı ticaret unvanında yer alan “ANADOLU” ibaresi nedeniyle davalı «ticaret unvanının» farklılaştığı dolayısıyla «terkin» isteminin reddini gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne 1999/7485 sayılı markanın 42/16. sınıf ve alt grupta yer alan “tasarım hizmetleri, paket tasarım …
Anılan maddenin atıfta bulundu Paris Sözleşmesi’nin 2. «mükerrer» 6. maddesi ile birliğe üye ülkelere ait arma, bayrak ve diğer devlet amblemlerinin ve bu devletler tarafından kabul edilmiş resmi kontrol ve «teminat», işaret ve dosyalarının ve taklitlerinin yetkili mercilerden izin alınmaksızın kullanılmasının önlenmesi «taahhüt» edilmiştir.
Bu durumda aynı ibareyi «taşıyan» farklı kişilere ait «mükerrer» markaların bulunduğu gözetilerek Dairemizin 19.09.2008 tarih 7547/19251, 14.11.2008 tarih 11505/12839, 12.11.2009 tarih 1868/11768 sayılı kararlarında açıklandığı üzere davacının seri marka yaratmak amacıyla 2000/17486 sayılı marka başvurusunda bulunup bulunmadığının da tartışılması gerekeceğinden kararın bu itibarla da bozulması gerekmiştir.
… ava konusu 2000/19000 sayılı ve “GAP” ibareli marka başvurusunun da 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(g) ve (h) bentleri kapsamında kaldığı kabul edilerek, TPE YİDK kararının «iptali davası» reddedilmiştir.
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4708 E. 2024/730 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · sicilden terkin · ortalama tüketici · terkin · iltibas
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; davalının GAPOLO ibareli başvuru markasıyla davacının GAP ibareli tescilli markaları arasında sescil ve görsel olarak ortalama (hedef) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı (hedef) kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının GAPOLO ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının GAP ibareli ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, dava konusu mallar/hizmetler açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında iltibas-benzerlik oluştuğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT'in 2018-M-4337 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/48335 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını, markaların «ortalama tüketici» üzerinde bıraktıkları genel izlenimin farklı olduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve d …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacının ayırt edici niteliği yüksek ve tanınmış markalarının asli unsurunu oluşturan "GAP" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8165 E. , 2011/15952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2007/90 - 2009/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL komisyon alacağı, 500,00 TL kira bedeli, 1.000,00 TL zarar ve 10.000,00 TL manevi tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ispatlanmadığından sözleşme hükümleri uyarınca bildirimden 45 gün sonra hüküm ifade etmesi gereken fesih nedeniyle davacının 877,42 TL komisyon alacağının bulunduğu ve sözleşme bitiminde 89 gün kala fesih nedeniyle kira tutarının oranlanmasıyla oluşan zarardan talep miktarıyla bağlı olarak 500,00 TL’nın davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.377,42 TL’nın davalıdan tahsilini karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 20.10.2005 tarihli “sözleşme” başlıklı metnin 11. maddesinde “acentenin inhisarı hakkı kesin olarak Malatya ilinin belediye sınırları ile sınırlıdır” denilmek suretiyle çalışma alanı belirlemesi yapılmış olup, 9. maddesinde de bu sözleşmedeki hükümlerden yararlanılmamasının zımni feragat oluşturmayacağı kararlaştırıldığı gibi, mahkeme gerekçesinin aksine davacı taraf davalıya ihtarname göndererek Malatya’daki dava dışı GAP Güneydoğu Tekstil A.Ş.’ne davalı tarafından taşıma hizmeti verilmesini kabullenmediğini bildirmiştir.
Bu itibarla mahkemece, dava dışı GAP Güneydoğu Tekstil A.Ş.’ne davalı tarafından taşıma hizmeti verilmesinin sözleşmeye aykırı olup olmadığı hususunun işbu sözleşmenin maddesiyle belirlenen il sınırlarında davacı tarafa taşıma konusunda tekel hakkı verip vermediğinin değerlendirilmesi ve davacının kendi tekel hakkının bulunduğu bölgedeki davalı taşımaları nedeniyle komisyon alacağına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 66,00 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034529100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz