Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4778 E. 2011/15873 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat sigortası↗ cmr konvansiyonu↗ rücuen tahsil↗ cmr↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı Türker Uluslararası Nak.İth.İhr. Ve Tur.Tic. A.Ş'nin gerekli önlemleri ve tedbirleri almadığından hasarın meydana geldiği, davalının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle, 2,942,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava,nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yüksek makina mühendisi bilirkişinin raporu benimsenip hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir. Dava konusu taşımanın, İtalya'dan Türkiye'ye kara yolu ile taşıma olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Ülkemiz 30.05.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu'nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur. TTK' nun taşımaya ilişkin hükümleri hala yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu'nun öncelikli olarak uygulanması gerektiği halde, anılan Konvansiyon hükümleri değerlendirilmeden, makina mühendisi bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulundan, CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yetersiz incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8194 E. 2013/23266 K.
Ortak:rücuen tahsil · sigorta poliçesi · hasar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava,«nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup mahkemece, yüksek makina mühendisi bilirkişinin raporu benimsenip hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir.
A.Ş'nin gerekli önlemleri ve tedbirleri almadığından «hasarın» meydana geldiği, davalının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle, 2,942,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
T.C Anayasası'nın 90.maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
Benzer bu kararda2- Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Anayasası’nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma işleri komisyoncusu · taşıyıcının sorumluluğu · temerrüt tarihi · ticari faiz · komisyon · taşıyıcı · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin «taşıma işleri komisyoncusu» sıfatıyla hareket ettiği, meydana gelen zarardan «taşıyıcı» gibi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 26.500,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10330 E. 2010/1424 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaT.C Anayasası'nın 90.maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
Benzer bu karardaAnayasası’nın 90ncı maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · taşıyan · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsene bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ithal ettiği mal dışında başka bir paket «teslim» edilmesinden davalı «taşıyanın sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
O halde mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13554 E. 2011/3770 K.
Ortak:rücuen tahsil
İncelediğiniz karardaDava,«nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup mahkemece, yüksek makina mühendisi bilirkişinin raporu benimsenip hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir.
Benzer bu karardaDava, karayoluyla uluslararası taşıma akdinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davalı savunması tartışılmak ve uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK 781 ve devamı maddeleri uyarınca emtiayı hasarsız olarak «teslim» etmeyen davalının kendi kusuruyla zararın oluşmasına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/595 E. 2012/7260 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaT.C Anayasası'nın 90.maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
Benzer bu karardaAnayasası'nın 90. maddesinin «son» fıkrası hükmünde "Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesi mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyıcı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taşıma işinin davalılarca yapıldığı, emtianın yurtdışı edilmemesi nedeniyle davacı üst «taşıyanın» ödemek zorunda kaldığı bedeli «alt taşıyıcı» durumundaki davalılardan talepte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, TTK hükümlerini esas alarak inceleme yapan bilirkişi kurulu raporu benimsenip hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir.
O halde, mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman başka bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla CMR Konvansiyonu hükümleri değerlendirilmek suretiyle davalının sorumluluğu belirlenmek ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, sonuçta yanlış ilkeye ve «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4778 E. , 2011/15873 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2009 tarih ve 2008/628-2009/774 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalısına ait malların davalılardan Türker Uluslararası Nak.İth.Tic.A.Ş tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında hasarlandığını, diğer davalının davalı Türker Uluslararası Nak.İth.İhr.ve Tur.Tic.AŞ'nin sigortacısı olduğunu, hasar sebebiyle müvekkilinin sigortalısına 2.942,90 TL ödeme yaptığını, ileri sürerek 2.942,90 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Euroka Sigorta A.Ş vekili, yetki ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının sigortalısının dava konusu malları kayıtsız ve şartsız kabul ettiğinden davacının TTK 778. maddesi gereğince işbu davayı açma hakkı olmadığını,yükleme sırasında hasara uğrayan malın istifleme ve yüklemesinin gönderici firma tarafından yapıldığını, bu nedenle ne müvekkilinin ne de müvekkili şirketin sigortalısı olan diğer davalının hasardan CMR 17.maddesi gereğince sorumlu olmadıklarını,talep edilen miktarın fahiş olduğunu, zarar miktarının CMR 23. maddesine göre hesaplanması gerektiğini, müvekkili tarafından diğer davalı ile imzalanan sigorta sözleşmesine göre 265.00 Euro muafiyet uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, yetki ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının dava konusu hasarın neden meydana geldiğini belirtmediğini,hasara ilişkin olarak davacı tarafından gönderilen rücu talep yazısında, çeşitli malların kaybolduğunun belirtildiğini, hasar ve sorumluluğun tespitine yönelik davacı tarafından gönderilen herhangi bir belge bulunmadığı gibi, hasar tutanağı, hasarın neden meydana geldiğini gösteren henhangi bir incelemenin de bulunmamasına göre müvekkilinin kusurlu olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, CMR 30/1. maddesine göre davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, zarar miktarının CMR 23.
maddesine göre hesaplanması gerektiğini, CMR 23/3. maddesine göre müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, CMR 27. maddesi gereğince talep edilebilecek faiz oranının %5'ten fazla olamayacağını ayrıca meydana gelen hasardan CMR sigortacısı olan diğer davalının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı Türker Uluslararası Nak.İth.İhr. Ve Tur.Tic. A.Ş'nin gerekli önlemleri ve tedbirleri almadığından hasarın meydana geldiği, davalının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle, 2,942,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava,nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yüksek makina mühendisi bilirkişinin raporu benimsenip hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir. Dava konusu taşımanın, İtalya'dan Türkiye'ye kara yolu ile taşıma olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Ülkemiz 30.05.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu'nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur. TTK' nun taşımaya ilişkin hükümleri hala yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu'nun öncelikli olarak uygulanması gerektiği halde, anılan Konvansiyon hükümleri değerlendirilmeden, makina mühendisi bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulundan, CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yetersiz incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034429700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz