6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temsil kayyımı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2012 E. 2011/13975 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil kayyımı delil değerlendirmesi kayyım aktif dava ehliyeti hakkaniyet taraf ehliyeti ticari defter ihtarname temsil e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 531 · TTK — TTK 548

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davada davacı ...'a temsil kayyımı atandığı, şirketin denetimini bu kişinin isteyebileceği, davacı anne...'nin aktif dava ehliyeti bulunmadığı, birleşen davada ise davacının, denetim hakkının engellendiğini davalının cevabi ihtarnamesine dayandırdığı, bu ihtarnamenin içeriğinden de bu sonucun çıkarılamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 548/2. maddesine dayalı olarak açılmış olup, davacı taraf şirket ortağı olduğunu ve şirket kayıtlarının yönetim tarafından kendisine incelettirilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır. TTK’nun 548. maddesi uyarınca şirket ortakları Borçlar Kanunu’nun 531. maddesindeki haktan yararlanabilirler. Bu bağlamda şirket işlerinin gidişi hakkında şahsen malumat almaya ve şirketin ticari defterleri ile sair evrakını tetkike ve kendilerine mahsus olmak üzere şirketin mali vaziyeti hakkında hulasa çıkarmaya hakları vardır.

Somut olayda, davacı taraf, işbu davadan önce davalı şirkete ihtarname çekerek bu hakkın kendisine tanınmasını istemiş , davalı taraf da ihtarnameye verdiği cevabında, şirket kayıtlarını inceleyebileceklerini belirtmiştir. Mahkemece, davalının ihtarnameye verdiği cevapta, şirket kayıtlarının incelenmesinin engellendiğine dair ibare bulunmadığı, davacının başka delile de dayanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, TTK’nun 548/1 maddesi gereğince açılmış olan bu dava da diğer davalarda olduğu gibi delil değerlendirmesi yapılması bazen hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi, davacı tarafın, şirket kayıtlarının incelenmesine ilişkin istemini davadan önce ihtarname çekerek davalıya bildirme lüzumu hissetmesi karşısında, hayatın olağan koşullarına göre, taraflar arasında şirket kayıtlarının incelenmesi hususunda bir muaraza çıktığının ilke olarak kabulü gerekir.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının TTK548/2 ve BK’nun 531. maddesi gereğince şirket kayıtlarını inceleme hakkı bulunduğu nazara alınarak, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/2012 E.  ,  2011/13975 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2009 tarih ve 2008/656-2009/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davada davacı ... ile annesi...'nin müteveffa ...'in mirasçısı olduklarını, murisin vefatından sonra kendilerine şirketle ilgili olarak herhangi bir bilgi verilmediğini, çektikleri ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, TTK'nun 548/2 ve BK'nun 531. maddesi gereğince davacı ortaklara şirketin denetlenmesi için izin verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, asıl davada davacı...'nin velayete dayanarak dava açtığını, oysa davacı ...'a şirkette temsili için kayyım atandığını, velinin dava açma hakkı bulunmadığını, birleşen davada ise şirket ortaklarının bilgi alma ve denetim hakkının bulunduğunu, bu hakkı davacının kendisinin kullanmadığını, iddiasını ispatla mükellef olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davada davacı ...'a temsil kayyımı atandığı, şirketin denetimini bu kişinin isteyebileceği, davacı anne...'nin aktif dava ehliyeti bulunmadığı, birleşen davada ise davacının, denetim hakkının engellendiğini davalının cevabi ihtarnamesine dayandırdığı, bu ihtarnamenin içeriğinden de bu sonucun çıkarılamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 548/2. maddesine dayalı olarak açılmış olup, davacı taraf şirket ortağı olduğunu ve şirket kayıtlarının yönetim tarafından kendisine incelettirilmediğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır. TTK’nun 548. maddesi uyarınca şirket ortakları Borçlar Kanunu’nun 531. maddesindeki haktan yararlanabilirler. Bu bağlamda şirket işlerinin gidişi hakkında şahsen malumat almaya ve şirketin ticari defterleri ile sair evrakını tetkike ve kendilerine mahsus olmak üzere şirketin mali vaziyeti hakkında hulasa çıkarmaya hakları vardır.

Somut olayda, davacı taraf, işbu davadan önce davalı şirkete ihtarname çekerek bu hakkın kendisine tanınmasını istemiş , davalı taraf da ihtarnameye verdiği cevabında, şirket kayıtlarını inceleyebileceklerini belirtmiştir. Mahkemece, davalının ihtarnameye verdiği cevapta, şirket kayıtlarının incelenmesinin engellendiğine dair ibare bulunmadığı, davacının başka delile de dayanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, TTK’nun 548/1 maddesi gereğince açılmış olan bu dava da diğer davalarda olduğu gibi delil değerlendirmesi yapılması bazen hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi, davacı tarafın, şirket kayıtlarının incelenmesine ilişkin istemini davadan önce ihtarname çekerek davalıya bildirme lüzumu hissetmesi karşısında, hayatın olağan koşullarına göre, taraflar arasında şirket kayıtlarının incelenmesi hususunda bir muaraza çıktığının ilke olarak kabulü gerekir.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının TTK548/2 ve BK’nun 531. maddesi gereğince şirket kayıtlarını inceleme hakkı bulunduğu nazara alınarak, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033756100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.