Alacak | İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/705 E. 2011/13996 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasın reddi↗ gerçek zarar↗ mirasçılık↗ rücu↗ hak düşürücü süre↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından hak sahiplerine yapılan ödemelerin gerçek zarar kapsamında kaldığı, davalılarca mirasın hükmen reddi yönünde dava açılmışsa da mirasın reddinin 3 aylık hak düşürücü süre içinde yapılmasının gerektiği ve bu sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 93.000 TL’nın 46.395 TL’nın ödeme tarihi olan 14.03.2008, 46.605 TL’nın ise ödeme tarihi olan 14.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, asıl alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sigorta rücu istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların murisi olan ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu minibüste yolcu olarak bulunan ve yaşamını yetiren ... ile ... mirasçılarına müvekkili tarafından yapılan ödemenin davalılardan tahsilini talep etmiş, davalılar vekili tarafından yapılan savunmada ise müvekkilleri tarafından mirasın hükmen reddi davası açıldığı bildirilmiştir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, davalılar tarafından açılan ve mirasın hükmen reddi istemini içerir davanın sonucunun eldeki davanın esasına doğrudan etki edeceği değerlendirilmeksizin, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İcra takibinin iptali | Takibin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6086 E. 2018/369 K.
Ortak:mirasın reddi · mirasçılık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından hak sahiplerine yapılan ödemelerin «gerçek zarar» kapsamında kaldığı, davalılarca mirasın hükmen reddi yönünde dava açılmışsa da «mirasın reddinin» 3 aylık «hak düşürücü süre» içinde yapılmasının gerektiği ve bu sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 93.000 TL’nın 46.395 TL’nın ödeme tarihi olan 14.03.2008, 46.605 TL’nın ise ödeme tarihi olan 14.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, asıl alacağın % 40 ı oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalıların murisi olan ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu minibüste yolcu olarak bulunan ve yaşamını yetiren ... ile ... «mirasçılarına» müvekkili tarafından yapılan ödemenin davalılardan tahsilini talep etmiş, davalılar vekili tarafından yapılan savunmada ise müvekkilleri tarafından mirasın hükmen reddi davası açıldığı bildirilmiştir.
Benzer bu karardaSulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile «mirasın reddi» kararı verildiğinden davacılara yönelik yapılan takibin haksız ve hukuka aykırı olduğu, ancak alınan mirasın reddi kararı bankaya «ibraz» edilmediğinden bankanın da takibin açılmasında «kusuru» bulunmadığından davacılar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
Dava, icra takibinin iptali istemine ilişkin olup, davacılar murisinin davalı bankaya olan borcunun tahsili amacıyla murisin «mirasçısı» olan davacılara karşı icra takibi başlatıldığı, ancak davacılar tarafından icra takip dosyasına mirasın hükmen reddine dair kararın sunulduğu ve bunun üzerine icra müdürlüğünce 19.08.2014 tarihinde borçlular yönünden tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, buna rağmen davalı/alacaklının icra takip dosyasında davacılar/borçlular hakkında takibe devam ettiği ve maaş, hak ve alacakları üzerine «haciz» konulması yönünde talepte bulunduğu görülmüş olmakla, davalının davacılar tarafından mirasın hükmen reddedilmiş olduğundan haberdar olduğu halde icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak devam ettiğinin kabulü ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde, davacılar vekili lehine AAÜT uyarınca «vekalet ücreti takdiri» ile «yargılama giderleri» yönünden hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · haciz · kusur · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu karardaSulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile «mirasın reddi» kararı verildiğinden davacılara yönelik yapılan takibin haksız ve hukuka aykırı olduğu, ancak alınan mirasın reddi kararı bankaya «ibraz» edilmediğinden bankanın da takibin açılmasında «kusuru» bulunmadığından davacılar lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
Dava, icra takibinin iptali istemine ilişkin olup, davacılar murisinin davalı bankaya olan borcunun tahsili amacıyla murisin «mirasçısı» olan davacılara karşı icra takibi başlatıldığı, ancak davacılar tarafından icra takip dosyasına mirasın hükmen reddine dair kararın sunulduğu ve bunun üzerine icra müdürlüğünce 19.08.2014 tarihinde borçlular yönünden tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, buna rağmen davalı/alacaklının icra takip dosyasında davacılar/borçlular hakkında takibe devam ettiği ve maaş, hak ve alacakları üzerine «haciz» konulması yönünde talepte bulunduğu görülmüş olmakla, davalının davacılar tarafından mirasın hükmen reddedilmiş olduğundan haberdar olduğu halde icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak devam ettiğinin kabulü ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde, davacılar vekili lehine AAÜT uyarınca «vekalet ücreti takdiri» ile «yargılama giderleri» yönünden hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/705 E. , 2011/13996 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Torul Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2009 tarih ve 2009/28-2009/591 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların murisi ...’ın kullandığı minibüs ile tam kusurlu olarak kaza yaptığını, bu kazada 7 kişinin öldüğünü, müvekkili tarafından ölenlerden ... ve ...’ün hak sahiplerine toplam 93.000 TL ödeme yapıldığını, bu bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilleri tarafından mirasın hükmen reddi davası açıldığını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından hak sahiplerine yapılan ödemelerin gerçek zarar kapsamında kaldığı, davalılarca mirasın hükmen reddi yönünde dava açılmışsa da mirasın reddinin 3 aylık hak düşürücü süre içinde yapılmasının gerektiği ve bu sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 93.000 TL’nın 46.395 TL’nın ödeme tarihi olan 14.03.2008, 46.605 TL’nın ise ödeme tarihi olan 14.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, asıl alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sigorta rücu istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların murisi olan ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu minibüste yolcu olarak bulunan ve yaşamını yetiren ... ile ... mirasçılarına müvekkili tarafından yapılan ödemenin davalılardan tahsilini talep etmiş, davalılar vekili tarafından yapılan savunmada ise müvekkilleri tarafından mirasın hükmen reddi davası açıldığı bildirilmiştir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmişse de, davalılar tarafından açılan ve mirasın hükmen reddi istemini içerir davanın sonucunun eldeki davanın esasına doğrudan etki edeceği değerlendirilmeksizin, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033693400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz