Tasfiye Memuru Atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4564 E. 2010/10601 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istifa↗ tasfiye memuru atanması↗ maktu vekalet ücreti↗ tasfiye memuru↗ ek tasfiye↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının görevi kabul etmeyeceği şeklindeki beyanının istifa mahiyetinde olduğundan davanın konusuz kaldığı belirtilerek, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tasfiye memuru olarak...'in atanmasına karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, uyuşmazlığın davalı yararına vekalet ücreti taktiri gerekip gerekmediği konusunda toplandığı, davalının dava dışı kooperatife tasfiye memuru olarak atanmış olmasına rağmen tasfiye memuru olarak atandığından haberdar edilmediği, iş bu dava tarihinden sonra tasfiye memuru olarak atanmayı kabul etmediğini bir dilekçe ile beyan ettiği, mahkemece, vekalet ücreti bakımından dava tarihi itibariyle davanın yerinde bulunup bulunmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, önceki kararın 1, 2, 3 ve 4 nolu bentleri kesinleştiğinden bu konularda bir karar verilmesine yer olmadığına ve davalı yararına maktu vekalet ücretine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/592 E. 2022/2334 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · ek tasfiye · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının görevi kabul etmeyeceği şeklindeki beyanının «istifa» mahiyetinde olduğundan davanın konusuz kaldığı belirtilerek, esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «tasfiye memuru» olarak...'in atanmasına karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, uyuşmazlığın davalı yararına «vekalet ücreti» taktiri gerekip gerekmediği konusunda toplandığı, davalının dava dışı kooperatife tasfiye memuru olarak atanmış olmasına rağmen tasfiye memuru olarak atandığından haberdar edilmediği, iş bu dava tarihinden sonra tasfiye memuru olarak atanmayı kabul etmediğini bir dilekçe ile beyan ettiği, mahkemece, vekalet ücreti bakımından dava tarihi itibariyle davanın yerinde bulunup bulunmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, önceki kararın 1, 2, 3 ve 4 nolu bentleri kesinleştiğinden bu konularda bir karar verilmesine yer olmadığına ve davalı yararına «maktu vekalet ücretine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca «sicilden terkin» edildiği, davacının şirketin ihyasını isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına», «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
2- Dava «şirket ihyası» istemine ilişkin olup, ihyası istenen şirket 6102 sayılı TTK geçici 7. madde gereğince resen «ticaret sicilinden terkin» edildiğinden «tasfiye» sonucu terkin edilmediğinden şirkete atanmış bir «tasfiye memuru» olmaması nedeniyle ... yönünden herhangi bir karar verilmesi gerekmediği halde istinaf mahkemesince davalı ... bakımından davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden kararın düzeltile …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · dava şartı yokluğu · yargılama giderleri · ihya · olumsuz oy
Benzer bu karardaSicili Müdürlüğü'nün dava açılmasına sebebiyet vermediği, «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmamasına karar verilmesi gerektiği, davalı gösterilen ... hakkında olumlu ya da «olumsuz» herhangi bir karar verilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle usul yönünden reddine, davalı ...
2- Dava «şirket ihyası» istemine ilişkin olup, ihyası istenen şirket 6102 sayılı TTK geçici 7. madde gereğince resen «ticaret sicilinden terkin» edildiğinden «tasfiye» sonucu terkin edilmediğinden şirkete atanmış bir «tasfiye memuru» olmaması nedeniyle ... yönünden herhangi bir karar verilmesi gerekmediği halde istinaf mahkemesince davalı ... bakımından davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden kararın düzeltile …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca «sicilden terkin» edildiği, davacının şirketin ihyasını isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına», «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Bölge Adliye Mahkemesince, «ihyası» istenen şirketin terkininde davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4564 E. , 2010/10601 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.02.2009 tarih ve 2008/742 - 2009/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Yamanlı Köyü SS Tarımsal Kalkınma Kooperatifine tasfiye memuru olarak atanmasına rağmen, görevini gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek, tasfiye memurunun değiştirilmesini talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının görevi kabul etmeyeceği şeklindeki beyanının istifa mahiyetinde olduğundan davanın konusuz kaldığı belirtilerek, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tasfiye memuru olarak...'in atanmasına karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, uyuşmazlığın davalı yararına vekalet ücreti taktiri gerekip gerekmediği konusunda toplandığı, davalının dava dışı kooperatife tasfiye memuru olarak atanmış olmasına rağmen tasfiye memuru olarak atandığından haberdar edilmediği, iş bu dava tarihinden sonra tasfiye memuru olarak atanmayı kabul etmediğini bir dilekçe ile beyan ettiği, mahkemece, vekalet ücreti bakımından dava tarihi itibariyle davanın yerinde bulunup bulunmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, önceki kararın 1, 2, 3 ve 4 nolu bentleri kesinleştiğinden bu konularda bir karar verilmesine yer olmadığına ve davalı yararına maktu vekalet ücretine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031862200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz