6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi ve tasfiyesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1464 E. 2013/17867 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçersiz sözleşme şirketin feshi çek iptali menfi tespit davası eş rızası tespit davası hisse devir sözleşmesi fesih iptal davası bono temerrüt faizi hukuki yarar geçersizlik çek menfi tespit temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 520

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirketin diğer ortağı arasında ciddi surette anlaşmazlıkların var olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, birleşen davanın ise, taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesinin TTK’nın 520. maddesi hükmüne uygun şekilde düzenlenmediği, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tarafların birbirlerine verdikleri bonoların da geçersiz olduğu, ancak bono bedellerinin davalı tarafından tahsil edilmesi nedeniyle bedelinin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle, birleşen davanın kabulü ile, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçersiz bulunduğunun tespitine, buna dayalı olarak davalı ...’ye verilen bono bedelleri toplamı olan 4.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’e verilmesine ve davalıya verilen çeklerin iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davacı- birleşen davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Asıl dava, davalı şirketin feshi, birleşen dava ise hisse devir sözleşmesinin geçersizliği iddiasına dayalı verilen bono bedellerinin tahsili ve çeklerin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, birleşen dava yönünden her ne kadar davalı-birleşen davacının iddia ettiği çeklerin davacı-birleşen davalı elinde olduğu kabul edilerek çeklerin iptaline karar verilmiş ise de, davalı-birleşen davacının dayandığı 25.03.2004 tarihli sözleşmede davacı-birleşen davalıya çek verildiğine ilişkin bir kayıt olmadığı gibi, anılan çeklerin davacı-birleşen davalı elinde olduğu da ispat edilememiştir.

Kaldı ki, iddia edilen çeklerin henüz keşide edilmemiş çek vasfında olmayan tamamen boş çek yaprakları olmaları nedeniyle hesap sahibi tarafından iptal davası açılamayacağı, rıza dışında imzalanıp doldurulması sonrasında, çeke dayalı hak iddia edene karşı menfi tespit davası açılabileceği, bu nedenle boş çek yapraklarına dayanarak iptal isteminde bulunmakta hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek çek iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı-birleşen davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/1464 E.  ,  2013/17867 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

ASIL DAVADA DAVACI BİRLEŞEN DAVADA

ASIL DAVADA DAVALI BİRLEŞEN DAVADA

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/11/2011 tarih ve 2005/541-2011/531 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günü hazır bulunan davacı birleşen davada davalı vekili Av. ... ile davalı birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin iki ortağından birisi olduğunu, diğer ortağın şirket müdürü olduğunu ve şirketi iyi yönetemediğini, bu nedenle ortaklar arasında uyuşmazlıkların başladığını, şirketin uzun süre zarar ettiğini ve şu an ticari faaliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacılar vekili, taraflar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bu nedenle davalıya verilen iki adet bononun iptali gerektiğini ileri sürerek, 31.05.2004 vadeli 2.000.000 TL bedelli ve 30.06.2004 vade tarihli 2.000.000 TL bedelli iki adet bononun iptalini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirketin diğer ortağı arasında ciddi surette anlaşmazlıkların var olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, birleşen davanın ise, taraflar arasında düzenlenen hisse devir sözleşmesinin TTK’nın 520. maddesi hükmüne uygun şekilde düzenlenmediği, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tarafların birbirlerine verdikleri bonoların da geçersiz olduğu, ancak bono bedellerinin davalı tarafından tahsil edilmesi nedeniyle bedelinin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle, birleşen davanın kabulü ile, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçersiz bulunduğunun tespitine, buna dayalı olarak davalı ...’ye verilen bono bedelleri toplamı olan 4.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’e verilmesine ve davalıya verilen çeklerin iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davacı- birleşen davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Asıl dava, davalı şirketin feshi, birleşen dava ise hisse devir sözleşmesinin geçersizliği iddiasına dayalı verilen bono bedellerinin tahsili ve çeklerin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, birleşen dava yönünden her ne kadar davalı-birleşen davacının iddia ettiği çeklerin davacı-birleşen davalı elinde olduğu kabul edilerek çeklerin iptaline karar verilmiş ise de, davalı-birleşen davacının dayandığı 25.03.2004 tarihli sözleşmede davacı-birleşen davalıya çek verildiğine ilişkin bir kayıt olmadığı gibi, anılan çeklerin davacı-birleşen davalı elinde olduğu da ispat edilememiştir.

Kaldı ki, iddia edilen çeklerin henüz keşide edilmemiş çek vasfında olmayan tamamen boş çek yaprakları olmaları nedeniyle hesap sahibi tarafından iptal davası açılamayacağı, rıza dışında imzalanıp doldurulması sonrasında, çeke dayalı hak iddia edene karşı menfi tespit davası açılabileceği, bu nedenle boş çek yapraklarına dayanarak iptal isteminde bulunmakta hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek çek iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı-birleşen davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı-birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA,takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031673700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.