Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/305 E. 2010/10498 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenfiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, yabancı mahkeme kararının davalıya doğrudan pasta yoluyla tebliğ edildiği, bu durumda tenfizi istenen kararın kesinleşmiş sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar tenfizi istenen “kararın” davalıya doğrudan posta yoluyla tebliğ edildiğinden kesinleşmiş sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yabancı mahkeme kararının dosyaya sunulan tercümesinde, anılan kararın bir suretinin davalıya 22.02.2006 tarihinde “resmi yoldan” tebliğ edildiği belirtilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalıya nasıl tebliğ edildiği hususu araştırılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3981 E. 2015/6632 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, yabancı mahkeme kararının davalıya doğrudan pasta yoluyla tebliğ edildiği, bu durumda «tenfizi» istenen kararın kesinleşmiş sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar «tenfizi» istenen “kararın” davalıya doğrudan posta yoluyla tebliğ edildiğinden kesinleşmiş sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yabancı mahkeme kararının dosyaya sunulan tercümesinde, anılan kararın bir suretinin davalıya 22.02.2006 tarihinde “resmi yoldan” tebliğ edildiği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
B.. yönünden verilmiş bir karar bulunmadığına göre, «tenfizi» istenen kararın davalı H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · cy/cy şerhi · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, resmi yoldan davalı şirkete yapılan karar tebliği geçerli sayılmayarak önceden davalıya posta yoluyla yapılan «tebligat» dikkate alınarak süresinde karara itiraz edilmediğinden bahisle davalı şirketin karara itirazı reddedildiğinden, davalının «savunma hakkının kısıtlandığı», bu durumun genel usul uygulaması doğrultusunda diğer davalı için de geçerli olduğu, resmi yoldan yapılan karar tebliği ile ilgili olarak MÖHUK'un 50. maddesi gere …
B..'a Adalet Bakanlığı kanalıyla 13.08.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu ve kararda da 21.08.2014 tarihli kesinleşme «şerhi» bulunduğu gözetilerek, davalı H..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/305 E. , 2010/10498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.02.2008 tarih ve 2007/479 - 2008/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince açılan davada Nürnberg-Fürth Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 20.12.2005 tarih ve 20 5098/05 sayılı gıyabi karar ve masrafların tespitine dair ek kararla toplam (46.035,44) Euro'nun davalıdan tahsiline karar verildiğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, yabancı mahkeme kararının davalıya doğrudan pasta yoluyla tebliğ edildiği, bu durumda tenfizi istenen kararın kesinleşmiş sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar tenfizi istenen “kararın” davalıya doğrudan posta yoluyla tebliğ edildiğinden kesinleşmiş sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yabancı mahkeme kararının dosyaya sunulan tercümesinde, anılan kararın bir suretinin davalıya 22.02.2006 tarihinde “resmi yoldan” tebliğ edildiği belirtilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalıya nasıl tebliğ edildiği hususu araştırılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekilli ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030899200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz