Ticaret Unvanının Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6812 E. 2024/1542 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret unvanının terkini↗ reeskont faizi↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, ticaret unvanının terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6762 sayılı Kanun 42 nci ve devamı maddeleri.
2. 4741 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/801 E. 2023/3378 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · ihtar · terkin · ilan · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» önlenmesi, «ticaret unvanının terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaE.Mahkemece Verilen Üçüncü Karar Mahkemece, davacı şirketin “modatimkar” ibaresi üzerinde üstün hakkının bulunduğu, davalı şirketin “Modatimkar” ibaresini «ticaret unvanı» olarak tescil ettirmesinin iyi niyetli olmadığı, her iki tarafın ünvanında ek niteliğinde olan ve ayırt edici vasfı bulunan "modatimkar" ibaresinin davalı tarafından ünvanında kullanılmasının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) 42 inci ve devamı maddelerine uygun olmadığı, tescil ve «ilan» edilmiş bir ünvanın kullanılmasının «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesi ile davacının «marka hakkına tecavüze» dair talebi yönünden önceki karar kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», haksız rekabet ile maddi ve manevi tazminata dair talepleri yönünden davanın reddine, davalı şirket unvanının terkinine dair talebi yönünden davanın kabulüne kara …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» önlenmesi, «ticaret unvanının terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
… rmeleri ve davacı işçisinin, iş sözleşmesinin davalıya devri yönünde işlemde bulunmaları karşısında, davacının, davalının ticaret unvanından “Modatimkar” ibaresinin «terkinin» istemi 4742 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine aykırı bulunmuş ise de, her iki işlemin dava tarihine çok yakın bir tarih olması ve davacının davadan önce de, davalının bu unvanı kullanımını engellemek için «ihtar» çekmesi karşısında suskun kalınması suretiyle hak «kaybı» veya «ticaret unvanının» kullanılmasına izin verildiği sonucu çıkartılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · direnme kararı · hakkaniyet · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · vekalet ücreti · iltibas
Benzer bu karardaAynı Yasa’nın 57 nci maddesi beşinci fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtal …
… rmeleri ve davacı işçisinin, iş sözleşmesinin davalıya devri yönünde işlemde bulunmaları karşısında, davacının, davalının ticaret unvanından “Modatimkar” ibaresinin «terkinin» istemi 4742 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine aykırı bulunmuş ise de, her iki işlemin dava tarihine çok yakın bir tarih olması ve davacının davadan önce de, davalının bu unvanı kullanımını engellemek için «ihtar» çekmesi karşısında suskun kalınması suretiyle hak «kaybı» veya «ticaret unvanının» kullanılmasına izin verildiği sonucu çıkartılamaz.
Mahkemece Verilen Direnme İkinci Karar Mahkemenin 29.03.2012 tarih, 2011/435 E. ve 2012/54 K. sayılı kararında yukarıdaki gerekçeyi tekrar ederek «direnme» kararı verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca Verilen Onama ve Bozma Kararı Hukuk Genel Kurulunun 2020/11-532 E. ve 2020/1011 K. sayılı kararı ile «direnme» kararı onanmıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17661 E. 2014/7737 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» önlenmesi, «ticaret unvanının terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı eylemlerinin davacı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının ticaret ünvanını değiştirerek markasal bir kullanım yarattığı, mahkemece kabul edildiğine göre markaya tecavüzün tespiti ile markaya tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması, «haksız rekabetin» tespiti ve «maddi manevi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
NAKLİYAT ibareleri arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı markasının her türlü taşımacılık nakliyecilik hizmetlerinin bulunduğu 39. sınıfta tescilli olduğu, hizmetler bakımından da bir ayniyetin söz konusu bulunduğu gerekçesiyle davalının ticaret ünvanında kullanılan K. ibaresinin terkinine, tescilli ticari ünvan «terkin» edilmedikçe «haksız rekabetten» söz edilemeyeceğinden sair isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda3- Yukarıdaki (2) numaralı bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1667 E. 2015/8076 K.
Ortak:ticaret sicili · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» önlenmesi, «ticaret unvanının terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ların üzerinde kullanıldığı hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin benzer olduğu, tescil sınıflarının da aynı olduğu, davalıya ait markanın davacı markası ile «iltibasa» neden olacak derecede benzer olduğu, davacı markalarının 2001 yılında tescil edilmiş olması ve tanınmış olması karşısında davalının iltibas yaratcak ünvan seçtiği ve «ayırt ediciliği» sağlamadığı için kötü niyetli olduğu, kötü niyetli tescil halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» ilkesinin uygulanmayacağı, hükümsüzlük davası için bir sürenin ön görülmediği dikkate alınarak davalı markasının hükümsüzlüğü gerektiği, usulüne uygun şekilde tescil edilmiş marka ve ticaret ünvanının kullanılmasının ise «terkin» edilinceye kadar markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle asıl dava bakımından davanın kabulü ile davalı adına TPE nezdinde tescilli 2007/06819 nolu vodasoft + şekil ibareli markanın hükümsüzl …
2- Birleşen dava, davacının tescilli marka ve ticaret ünvanına dayanarak davalı markasının hükümsüzlüğü, «haksız rekabetin» tespiti meni ve ticaret ünvanının «terkini» istemine ilişkindir.
Davacı şirketin «ticaret siciline tescil» tarihi 2006 iken, davalı şirketin ticaret ünvanı 2003 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · kâr kaybı · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… ların üzerinde kullanıldığı hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin benzer olduğu, tescil sınıflarının da aynı olduğu, davalıya ait markanın davacı markası ile «iltibasa» neden olacak derecede benzer olduğu, davacı markalarının 2001 yılında tescil edilmiş olması ve tanınmış olması karşısında davalının iltibas yaratcak ünvan seçtiği ve «ayırt ediciliği» sağlamadığı için kötü niyetli olduğu, kötü niyetli tescil halinde sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» ilkesinin uygulanmayacağı, hükümsüzlük davası için bir sürenin ön görülmediği dikkate alınarak davalı markasının hükümsüzlüğü gerektiği, usulüne uygun şekilde tescil edilmiş marka ve ticaret ünvanının kullanılmasının ise «terkin» edilinceye kadar markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle asıl dava bakımından davanın kabulü ile davalı adına TPE nezdinde tescilli 2007/06819 nolu vodasoft + şekil ibareli markanın hükümsüzl …
Davacı şirketin «ticaret siciline tescil» tarihi 2006 iken, davalı şirketin ticaret ünvanı 2003 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6812 E. , 2024/1542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/220 Esas, 2021/254 Karar
vekili Avukat ...
Ticaret A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili
Taraflar arasındaki markaya ve ticaret unvanına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, ticaret ünvanının silinmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1997 yılında kurulduğunu, davalı şirket yöneticisi olan ...’nın 2003 yılına kadar davacı şirketin ortağı olduğunu, ancak 2007 yılında davalı şirketi kurduğunu, her iki taraf ünvanının başında yer alan "Modatimkar" ibaresinin 2003 yılında davacı tarafça marka olarak tescil ettirildiğini, her iki şirketin aynı konuda faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin davacıya ait markayı kullanmak suretiyle markaya tecavüzde bulunup haksız rekabet yarattığını ileri sürerek müvekkilinin tescilli "Modatimkar" markasına davacı tarafça yapılan tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, davalının ticaret sicil kaydının terkinine, 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ihtar tarihi olan 31.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “modatimkar” ibaresini markasal olarak kullanmadığını, müvekkilinin ticaret unvanını uzun süredir bilip sessiz kalan davacı şirketin işbu davayı açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin “modatimkar” ibaresi üzerinde üstün hakkının bulunduğu, davalı şirketin “Modatimkar” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinin iyi niyetli olmadığı, her iki tarafın ünvanında ek niteliğinde olan ve ayırt edici vasfı bulunan "modatimkar" ibaresinin davalı tarafından ünvanında kullanılmasının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) 42 nci ve devamı maddelerine uygun olmadığı, tescil ve ilan edilmiş bir ünvanın kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesi ile davacının marka hakkına tecavüze dair talebi yönünden önceki karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, haksız rekabet ile maddi ve manevi tazminata dair talepleri yönünden davanın reddine, davalı şirket unvanının terkinine dair talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 30.05.2023 tarihli ve 2022/801 E., 2023/3378 K. sayılı kararıyla, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile, davalının kötü niyetli unvan tescili ve kullanımı nedeniyle davacı aleyhine haksız rekabette bulunduğunun tesbiti ile bu yöndeki tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar davacı yararına bozulmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; müvekkilinin ticaret unvanında "modatimkar" ibaresini davacının bilgisi ve izni dahilinde kullandığını, tescilli ticaret ünvanı kullanımın tazminata meydan vermeyeceğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının sessiz kaldığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının aleyhe kısımlarının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, ticaret unvanının terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6762 sayılı Kanun 42 nci ve devamı maddeleri.
2. 4741 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030879900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz