6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Poliçe özel şartı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1588 E. 2011/10873 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Zamanaşımı
2 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe özel şartı özel dava şartı teminat kapsamı üçüncü kişi menfi tespit hasar zamanaşımı teminat

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1292

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan menfi tespit davasının kesinleşme tarihi dikkate alındığında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, hasar verilen boruların teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 41.928 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK’nun 1292. maddesinde “ sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmüne haiz bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, inşaat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davalı taraf hasarın poliçe kapsamında olmadığını savunmuş ve poliçe özel şartlarının kloz 102. maddesinde ise kazı işine başlanmadan önce sigortalının ilgili kişilerle bağlantıya geçeceği, yer altındaki borunun yerinin belirleneceği, bunların zarar görmesini engellemek için gerekli önlemleri alacağı, tüm bunlar yapıldıktan sonra zarar vuku bulursa hasarın teminat kapsamında olduğu belirtilmiş, açılan menfi tespit davasında da davacının kazı öncesi gerekli önlemleri alıp almadığı konusunda değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Bu durumda mahkemece, anılan poliçe hükmü ve açılmış bulunan menfi tespit davasının bu davaya etkisi değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir .

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1588 E.  ,  2011/10873 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 47. Asliye Ticaret(Beyoğlu 2. Asliye Ticaret)Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret (Beyoğlu 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 09/11/2009 tarih ve 2008/58-2009/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin doğal gaz boru hattı montajı sırasında dava dışı İZSU'na ait su borusuna zarar verdiğini, buna ilişkin olarak açılan menfi tespit davasının reddedildiğini, yapılan takip sonrası hasar miktarının ödendiğini, hasarın poliçe dahilinde teminat altında olduğunu ileri sürerek, 45.582 TL'nın hasar tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, hasar tarihinin 03.04.2003 tarihi olduğunu, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, hasarın teminat kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan menfi tespit davasının kesinleşme tarihi dikkate alındığında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, hasar verilen boruların teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 41.928 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK’nun 1292. maddesinde “ sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar” hükmüne haiz bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, inşaat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davalı taraf hasarın poliçe kapsamında olmadığını savunmuş ve poliçe özel şartlarının kloz 102. maddesinde ise kazı işine başlanmadan önce sigortalının ilgili kişilerle bağlantıya geçeceği, yer altındaki borunun yerinin belirleneceği, bunların zarar görmesini engellemek için gerekli önlemleri alacağı, tüm bunlar yapıldıktan sonra zarar vuku bulursa hasarın teminat kapsamında olduğu belirtilmiş, açılan menfi tespit davasında da davacının kazı öncesi gerekli önlemleri alıp almadığı konusunda değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Bu durumda mahkemece, anılan poliçe hükmü ve açılmış bulunan menfi tespit davasının bu davaya etkisi değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir .

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 547,70 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030859500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.