Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3649 E. 2010/9736 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davalının kendisine ait olmayan TSEK belgesi ve bu belgedeki davacıya ait tescilli markayı izinsiz olarak kullanmasının 556 sayılı KHK’nın 9/2. maddesi yollaması ile anılan KHK’nın 61. maddesine aykırılık oluşturduğu, davalının Şubat 2005 ve Haziran 2005 yılına ilişkin fiyat listelerinde ve ürün kataloğunda süresi geçtiği halde davacıya ait TSEK belgesinin satışa arz edilen ürünlerde kullanıldığı, bunun davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, davacıya ait TSE markasına tecavüzün menine, 2.836,70 YTL maddi ve 2.836,70 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait markanın izinsiz kullanılması nedeniyle markaya tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada isteyebilmesi mümkündür.
Mahkemece, davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzün menine, maddi ve manevi tazminatın tahsiline, maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, markaya tecavüzün meni isteminin kabulüne yönelik olarak davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10807 E. 2018/2863 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:malvarlığına ilişkin dava · limited şirket · fatura · ek tasfiye
Benzer bu kararda22 (1)'e göre belgelerin geçerlilik sürelerinin 1 yıl olduğu, TSE markalarını kullanma hakkının ilgili sözleşme tarihinden itibaren 1 yıl olduğu, davaya konu olaydaki birleşmenin devredici tür değiştirme teşkil ettiği, bu çeşit tür değiştirmede eski tür ortaklığın «tasfiye» edilmeksizin tüm «malvarlığı» ile yeni tür ortaklığa devredildiğini, bu durumda ...
Noterliğince .../02/2014 tarihinde davalı tarafça iade edildiği, davacının iade edilen «fatura» ile ilgili takibin açıldığı, .../04/2014 tarihine kadar her hangi bir karşı bildirimde bulunulmadığı ve takibe dayanak faturanın iptal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kimya Sanayi ve Ticaret A....ne katılmış olup, «limited şirket» döneminde alınan ve yukarıda numaraları anılan iki adet TSE belgesinin kullanılmasına devam edilmesinde bir engel bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3649 E. , 2010/9736 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2008 tarih ve 2008/474-2008/600 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının katolog ve fiyat listelerinde TSE markasını kullanmak suretiyle davacının tescilli markasına tecavüz ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün menini, hüküm özetinin ilanını, 4.075,00 YTL maddi ve 4.075,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ürünlerinde TSE markasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davalının kendisine ait olmayan TSEK belgesi ve bu belgedeki davacıya ait tescilli markayı izinsiz olarak kullanmasının 556 sayılı KHK’nın 9/2. maddesi yollaması ile anılan KHK’nın 61. maddesine aykırılık oluşturduğu, davalının Şubat 2005 ve Haziran 2005 yılına ilişkin fiyat listelerinde ve ürün kataloğunda süresi geçtiği halde davacıya ait TSEK belgesinin satışa arz edilen ürünlerde kullanıldığı, bunun davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, davacıya ait TSE markasına tecavüzün menine, 2.836,70 YTL maddi ve 2.836,70 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait markanın izinsiz kullanılması nedeniyle markaya tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada isteyebilmesi mümkündür.
Mahkemece, davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzün menine, maddi ve manevi tazminatın tahsiline, maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, markaya tecavüzün meni isteminin kabulüne yönelik olarak davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 3 paragrafından sonra gelmek üzere “Kabul edilen markaya tecavüzün önlenmesi istemi nedeniyle AAÜT gereği 1.200 YTL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030777200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz