Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/125 E. 2011/9307 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işyeri sigorta poliçesi↗ hırsızlık↗ işyeri sigortası↗ ba formu↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu hırsızlığın 18.02.2000 tarihinde davalı ... şirketine ihbar edildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmayarak hasar dosyası revizyon formu düzenlenmek suretiyle davacı şirket ortakları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, hasar dosyasının sonuçlandırılması için ceza dosyasının beklenilmesine karar verildiği, davacıda, hasar bedelinin ceza davası sonuçlandığında ödeneceği kanısının yaratıldığı, bu nedenle zamanaşımı savunmasının MK’nun 2. maddesi ile bağdaşmadığı, davacı şirket yetkilileri hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, rizikonun oluş şekli itibariyle teminat kapsamında olduğu, meydana gelen zararın 82.783,55 TL olarak belirlendiği, poliçe teminatının ise 54.000 TL olduğu, olayın davalı ... şirketine 18.02.2000 tarihinde ihbar edildiği gözetildiğinde davalının 20.03.2000 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 54.000 TL’nin 20.03.2000 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan işyerinde hırsızlık olayının meydana geldiği, rizikonun davalı tarafa ihbar edilmesine rağmen tazminatın ödenmediği ileri sürülmüş ve mahkemece de davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, rizikonun meydana geldiği işyerinin karşısında başka bir fabrikanın bekçi kulübesinin bulunduğu, burada görevli kişinin gece saat 03.45 ve 05.30'da çevreyi kontrol ettiği ve anormal bir durum görmediği, işyerine komşu binada ikamet eden bir şahsın da gece 01.30'da balkona çıktığını ve normalin dışında bir şey farketmediğini beyan ettiği, işyerinden çalınan malzeme miktarı dikkate alındığında hırsızlık olayının belirtilen saatler dışındaki zaman diliminde yapılmasının mümkün görülmediği, olaydan yaklaşık bir hafta sonra hırsızlığın meydana geldiği işyerindeki bir çalışanın faturasız tekel maddesi satarken kolluk kuvvetlerince yakalandığı, bu kişinin ifadesinde söz konusu malları işyeri sahibi Cemil İşler'in emriyle sattığını bildirdiği, işyerinde güvenliği sağlamak için kurulan alarm sisteminin etkisiz bırakılış şekli birlikte değerlendirildiğinde, hırsızlık iddiasının oluş şekli ile hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve bu nedenle teminat kapsamında bir rizikonun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/125 E. , 2011/9307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2009 tarih ve 2007/408-2009/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin işyerini davalı ... şirketine sigortalattığını, sigortalı işyerinde 17.02.2000 tarihinde hırsızlık olduğunu, bu olay ile ilgili olarak müvekkili şirket ortaklarının yargılandıkları davada beraat ettiklerini, davalı şirketin buna rağmen müvekkilinin zararını ödemediğini ileri sürerek, poliçe kapsamında kalan 54.000 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK’nun 1268 maddesi gereğince dava konusu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde değinilen ceza dosyasının zamanaşımını kesmediğini, ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağlamadığını, sigortalı işyerinde gerçek bir hırsızlık olayının gerçekleşmediğini, hasar miktarını kabul etmediklerini, ayrıca müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu hırsızlığın 18.02.2000 tarihinde davalı ... şirketine ihbar edildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmayarak hasar dosyası revizyon formu düzenlenmek suretiyle davacı şirket ortakları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, hasar dosyasının sonuçlandırılması için ceza dosyasının beklenilmesine karar verildiği, davacıda, hasar bedelinin ceza davası sonuçlandığında ödeneceği kanısının yaratıldığı, bu nedenle zamanaşımı savunmasının MK’nun 2. maddesi ile bağdaşmadığı, davacı şirket yetkilileri hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, rizikonun oluş şekli itibariyle teminat kapsamında olduğu, meydana gelen zararın 82.783,55 TL olarak belirlendiği, poliçe teminatının ise 54.000 TL olduğu, olayın davalı ...
şirketine 18.02.2000 tarihinde ihbar edildiği gözetildiğinde davalının 20.03.2000 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 54.000 TL’nin 20.03.2000 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan işyerinde hırsızlık olayının meydana geldiği, rizikonun davalı tarafa ihbar edilmesine rağmen tazminatın ödenmediği ileri sürülmüş ve mahkemece de davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, rizikonun meydana geldiği işyerinin karşısında başka bir fabrikanın bekçi kulübesinin bulunduğu, burada görevli kişinin gece saat 03.45 ve 05.30'da çevreyi kontrol ettiği ve anormal bir durum görmediği, işyerine komşu binada ikamet eden bir şahsın da gece 01.30'da balkona çıktığını ve normalin dışında bir şey farketmediğini beyan ettiği, işyerinden çalınan malzeme miktarı dikkate alındığında hırsızlık olayının belirtilen saatler dışındaki zaman diliminde yapılmasının mümkün görülmediği, olaydan yaklaşık bir hafta sonra hırsızlığın meydana geldiği işyerindeki bir çalışanın faturasız tekel maddesi satarken kolluk kuvvetlerince yakalandığı, bu kişinin ifadesinde söz konusu malları işyeri sahibi Cemil İşler'in emriyle sattığını bildirdiği, işyerinde güvenliği sağlamak için kurulan alarm sisteminin etkisiz bırakılış şekli birlikte değerlendirildiğinde, hırsızlık iddiasının oluş şekli ile hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve bu nedenle teminat kapsamında bir rizikonun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030771500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz