6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel Kurul Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10467 E. 2011/9019 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imtiyazlı pay pay sahipliği müktesep hak davanın konusu olağanüstü genel kurul yargılama giderleri olumsuz oy geçersizlik vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, çağrı merasiminde usulsüzlük bulunsa dahi bu durumun alınan kararların iptalini gerektirmeyeceği, davacının da çağrıdan haberdar olup toplantıya katılarak olumsuz oy kullandığı, anasözleşmenin kâr tespiti ve dağılması başlıklı 18. maddesinde yapılan değişikliğin TTK.'nun 385. maddesi anlamında müktesep hakların ihlali niteliğinde olduğu ve oybirliği gerektirdiği, dava konusu genel kurulda ise oyçokluğu ile karar alındığı, diğer kararların ise müktesep hak ihlali niteliğinde değil bir grup imtiyazını kaldırır nitelikte olduğu ve TTK.'nun 388 ve 389. maddelerine uygun şekilde ve çoğunlukta alındığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 04/08/2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında anasözleşmenin 18. maddesinin değiştirilmesine dair kararın iptaline, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirket anasözleşmenin 18 maddesinde yer alan düzenlemenin, TTK.’nun 385. maddesi anlamında bir müktesep hak niteliğini taşımasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak asıl dava, davalı şirketin 04.08.2005 tarihli A grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısında, birleşen dava ise davalı şirketin aynı tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların geçersizliğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

Mahkemece birleşen davada davanın kısmen kabulü ile dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında alınan, davalı şirketin anasözleşmesinin 18. maddesinin değiştirilmesine dair kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, asıl davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira asıl davada da davanın konusu olan imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısında, anasözleşmesinin 18. maddesinin aynı şekilde değiştirilmesine karar verilmiş olup, mahkemenin birleşen davada davanın kısmen kabul edilmesine neden olan gerekçeler, asıl dava için de aynen geçerlidir. O halde mahkemece, asıl davada davalı şirketin 04.08.2005 tarihli A grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısında anasözleşmesinin 18. maddesinin değiştirilmesine dair alınan karar hakkındaki davacı talebinin de kabulüne karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin bunun sonucuna değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/10467 E.  ,  2011/9019 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2005/457 E.

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2009 tarih ve 2005/505-2009/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19/07/2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin davalı şirketin A grubu imtiyazlı pay sahibi olduğunu, 04/08/2005 tarihli A grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısına davetin geçerli olmadığını, zira yönetim kurulu başkanı sıfatıyla hareket eden ...'in yönetim kurulu başkanı atandığı 25/05/2004 tarih ve 70 numaralı kararın yok hükmünde olduğunu, ayrıca aynı toplantıda aia sözleşmenin müvekkiline tanıdığı müktesep hakları ihlal edecek şekilde 6,8,9,13 ve 18. maddelerinin değiştirilmesine karar verildiğini, aynı usulsüzlüklerin 04/08/2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında da yapıldığını ileri sürerek, asıl davada davalı şirketin 04/08/2005 tarihli A grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısında, birleşen davada da 04/08/2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların geçersizliğinin tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, çağrı merasiminde usulsüzlük bulunsa dahi bu durumun alınan kararların iptalini gerektirmeyeceği, davacının da çağrıdan haberdar olup toplantıya katılarak olumsuz oy kullandığı, anasözleşmenin kâr tespiti ve dağılması başlıklı 18. maddesinde yapılan değişikliğin TTK.'nun 385. maddesi anlamında müktesep hakların ihlali niteliğinde olduğu ve oybirliği gerektirdiği, dava konusu genel kurulda ise oyçokluğu ile karar alındığı, diğer kararların ise müktesep hak ihlali niteliğinde değil bir grup imtiyazını kaldırır nitelikte olduğu ve TTK.'nun 388 ve 389. maddelerine uygun şekilde ve çoğunlukta alındığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 04/08/2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında anasözleşmenin 18.

maddesinin değiştirilmesine dair kararın iptaline, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirket anasözleşmenin 18 maddesinde yer alan düzenlemenin, TTK.’nun 385. maddesi anlamında bir müktesep hak niteliğini taşımasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak asıl dava, davalı şirketin 04.08.2005 tarihli A grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısında, birleşen dava ise davalı şirketin aynı tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların geçersizliğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

Mahkemece birleşen davada davanın kısmen kabulü ile dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında alınan, davalı şirketin anasözleşmesinin 18. maddesinin değiştirilmesine dair kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, asıl davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira asıl davada da davanın konusu olan imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısında, anasözleşmesinin 18. maddesinin aynı şekilde değiştirilmesine karar verilmiş olup, mahkemenin birleşen davada davanın kısmen kabul edilmesine neden olan gerekçeler, asıl dava için de aynen geçerlidir. O halde mahkemece, asıl davada davalı şirketin 04.08.2005 tarihli A grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısında anasözleşmesinin 18.

maddesinin değiştirilmesine dair alınan karar hakkındaki davacı talebinin de kabulüne karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin bunun sonucuna değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/07/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030485200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.