Karar düzeltme istemi HUMK 440 hallerinden birini içermelidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5547 E. 2011/8881 K. · · İlk derece: Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar düzeltme istemi reddedildiKesinlik belirsiz
Gerekçe özeti
Karar düzeltme istemi, HUMK 440. maddesinde sınırlı sayıda sayılan hallerden birini içermiyorsa reddedilir; bozma ilamında getirtilmesi gereken belgelerden söz edilmesi, bu belgelerin değerlendirilmediği anlamına gelir ve tek başına karar düzeltme sebebi oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
Karar düzeltme isteminin HUMK 440 kapsamında olup olmadığı → ret
İddia: Davalı, bozma ilamının 3. sayfasında dosyaya getirtilmesi gereken belgelerden söz edilmesini, bu belgelerin mahkemece değerlendirilmediği yönünde ileri sürerek karar düzeltme istemiştir.
Gerekçe: Bozma ilamında dosyaya getirtilmesi gereken belgelerden söz edilmesi, bu belgelerin mahkemece değerlendirilmediği anlamını taşır. Karar düzeltme istemi ancak HUMK 440. maddesinde sınırlı sayıda sayılan hallerden birini içerdiğinde dinlenebilir; bu hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen istemin reddi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar düzeltme↗ HUMK 440↗ bozma ilamı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2026 E. 2011/6082 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5547 E. , 2011/8881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 gün ve 2006/218 - 2008/480 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.11.2010 gün ve 2009/1319 - 2010/12257 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 01.12.2005 tarih ve 140 sayılı kararına istinaden müvekkilinin davalı şirketteki % 46,12 oranındaki hissesi, müvekkili ile dava dışı Ataer Holding A.Ş. arasında imzalanan sözleşme ile anılan şirkete devredildiğini, ihale şartnamesinin 25.14 ve 27.02.2006 tarihli hisse satış sözleşmesinin 6. maddeleri uyarınca davalı şirketin 2005 yılı kâr payının müvekkiline ait olacağını, davalı şirketin 2005 yılı 3,6 ve 9. ayları mali tablolarının SPK'nun Seri=XI No=25 sayılı tebliğine göre hazırlanıp 01 Ocak - 30 Eylül 2005 dönem kârı (347.294.543) TL olarak açıklanmışken, 12 aylık mali tabloarının Uluslararası Finansal Raporlama Standardına göre (UFRS) hazırlanıp 01 Ocak-31 Aralık 2005 dönemi net kârının (193.392.407) TL olarak açıklandığını, 2005 yılı bilanço ve kâr - zarar hesaplarının müvekkilinin muhalefetine rağmen 30.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında kabul edildiğini, hesaplama sisteminin yıl içinde müvekkiline daha az kâr payı ödenmesi amacıyla değiştirildiğini ileri sürerek, 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptalini, (35.673.249) TL kâr payı fark tutarının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hisselerini devralan Ataer A.Ş'nin ihale bedelini ödemek için bir kısmı yabancı bankalardan olmak üzere kredi kullandığını, bu nedenle mali tabloların UFRS sistemine uygun şekilde hazırlamak zorunda olduğunu, SPK tarafından da 07.03.2006 tarih 3483 sayılı yazı ile müvekkilinin 2005 yılı mali tablolarının SPK'nun Seri=XI No=25 sayılı tebliği yerine UFRS sistemine göre hazırlanmasına izin verildiğini,aslında yürürlükteki mevzuat uyarınca böyle bir iznin alınmasının zorunlu da olmadığını, UFRS sisteminin şirketlerin yararına olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
T. Kalkınma Bankası A.Ş. vekili davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, T.Kalkınma Bankası A.Ş.'nin talebinin asli müdahale olarak değerlendirilip harcını ikmal etmesi istendiği halde anılan bankaca bu istemin yerine getirilmediğinden müdahale talebinin reddedildiği, davalı şirketin halka açık bir anonim şirket olduğu ve bu nedenle SPK mevzuatına uyma zorunluuğunun bulunduğu, somut olayda davalı şirketin SPK'nun iznini alarak UFRS'ye göre hesaplama yapmasında yasal düzenlemeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık olmadığı, ayrıca kâr dağıtımına dair kararın iptali talep edilirken aradaki kâr payı farkının tahsilinin talep edilemeyeceği, zira anonim şirketlerde dağıtılacak kâr payının genel kurul kararları ile belirlendiği ve mahkemenin genel kurulun yerine geçmek suretiyle kâr payı dağıtılmasına karar veremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/1319 Esas, 2010/12257 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilmaının 3.sayfasında yer alan ve dosyaya getirtilmesi gereken belgelerden bahsedilmesinin bu belgelerin mahkemece değerlendirilmediği anlamını taşımasına göre davalıvekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı,davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 14.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030447600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz