Haklı nedenle fesih
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/344 E. 2013/17702 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı nedenle fesih↗ ortaklıktan çıkma↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ limited şirket↗ yasal faiz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin haklı olduğu, davalı şirketin iki ortaklı olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 573/1 maddesi ''limited şirket bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulur....'' hükmünü ihtiva ettiği, limited şirketlerin bir ortak ile kurulması ve devamı mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının hissesine düşen pay tutarı olan 2.676,48 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar tarafından davacıya ödenmesi koşulu ile, davacı ... (...)'nin davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkartılmasına, davalı şirketin tüzel kişiliğinin davalı ... ...'nin tek ortaklığı ile devamına, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin davalı şirket yönünden tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı ... şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma, bu mümkün olmaması halinde şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen davalı ... ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıya yönelik davanın da kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:ortaklıktan çıkma · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirket «ortaklığından çıkma» talebinin haklı olduğu, davalı şirketin iki ortaklı olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 573/1 maddesi ''«limited şirket» bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulur....'' hükmünü ihtiva ettiği, limited şirketlerin bir ortak ile kurulması ve devamı mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının hissesine düşen pay tutarı olan 2.676,48 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar tarafından davacıya ödenmesi koşulu ile, davacı ... (...)'nin davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkartılmasına, davalı şirketin «tüzel kişiliğinin» davalı ... ...'nin tek ortaklığı ile devamına, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · kâr payı · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/344 E. , 2013/17702 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.10.2012 tarih ve 2011/483-2012/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin toplam iki ortağı bulunduğunu, diğer davalının da şirketin ortağı olup müdürü olduğunu, müvekkili ile davalı ortak arasında sadece ortaklık ilişkisi olmayıp, tarafların evli olduklarını, ancak aralarındaki boşanma davası nedeniyle husumet doğduğunu, müvekkilinin şirketin bilançosu, mal varlığı aktif ve pasifleri hakkında ve alınan kararlardan haberdar edilmediğini, bilgi almasının engellendiğini, müvekkili adına karar defterine sahte imzalar atıldığını ve Savcılığa şikayette bulunulduğunu, bu nedenlerle ortaklığının devamının imkansız hale geldiğini, ileri sürerek müvekkilinin haklı neden ile şirket ortaklığından çıkartılmasına ve hissesine isabet eden tutardan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline, bu mümkün değilse şirketin haklı nedenlerle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davada müvekkili Mehmet ...'nin davalı olarak gösterilmesinin husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davada fesih şartlarının oluşmadığını, şirketin feshini gerektirecek haklı sebebin oluşmadığını, davacının 2001 yılında şirkete ortak olduğunu, yaklaşık 10 yıl geçtiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, iki ortaklı limited şirket ortaklığından bir ortağın ayrılmasının şirketin tek ortaklı olarak kalmasına neden olacağını, bundan ötürü yasanın buna imkan tanımadığını, yeni TTK'nın 573/1 maddesinde ise tek ortaklı limited şirketin kurulmasına izin vermesinden ötürü bunun mümkün olacağını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin haklı olduğu, davalı şirketin iki ortaklı olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 573/1 maddesi ''limited şirket bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulur....'' hükmünü ihtiva ettiği, limited şirketlerin bir ortak ile kurulması ve devamı mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının hissesine düşen pay tutarı olan 2.676,48 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar tarafından davacıya ödenmesi koşulu ile, davacı ... (...)'nin davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkartılmasına, davalı şirketin tüzel kişiliğinin davalı ...
...'nin tek ortaklığı ile devamına, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin davalı şirket yönünden tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı ... şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma, bu mümkün olmaması halinde şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen davalı ... ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıya yönelik davanın da kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davalı şirket yönünden tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davalı ... ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 24,30 TL temyiz ilam harcının davalı şirketten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ye iadesine, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030041200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz