İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3571 E. 2010/9686 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
munzam zarar↗ teminat mektubu↗ sebepsiz zenginleşme↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, yapılan işlemlerin yasal takip ve dava süreçleri içerisinde, yasaya uygun olarak yürütüldüğü, davalının, bozma kararı öncesi tahsil ettiği parayı mahkeme kararı kesinleşmeden iade ettiği, BK m. 105 anlamında temerrütten söz edilemeyeceği, bu nedenle somut olayda sebepsiz zenginleşme ve munzam zarar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibi sırasında paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin, alacaklı tarafça kullanılmasından kaynaklanan, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı alacak istemine ilişkin olup taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında, davalı borçlunun borcunun bulunmadığı anlaşılmış olmakla, davalı borçlu tarafından icra dairesine yapılan ödemenin dayanağı kalmadığından, davacının talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9183 E. 2023/188 K.
Ortak:munzam zarar
İncelediğiniz kararda105 anlamında «temerrütten» söz edilemeyeceği, bu nedenle somut olayda «sebepsiz zenginleşme» ve «munzam zarar» oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, 818 sayılı Kanun'un 105 inci maddesine dayanan «munzam zararın» tazmini istemine ilişkin olup uyuşmazlık, uygulanacak «zamanaşımı» süresinin başlangıcı ve munzam zararın söz konusu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaDava, 818 sayılı Kanun'un 105 inci maddesine dayanan «munzam zararın» tazmini istemine ilişkin olup uyuşmazlık, uygulanacak «zamanaşımı» süresinin başlangıcı ve munzam zararın söz konusu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/497 E. 2010/4157 K.
Ortak:munzam zarar
İncelediğiniz kararda105 anlamında «temerrütten» söz edilemeyeceği, bu nedenle somut olayda «sebepsiz zenginleşme» ve «munzam zarar» oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «munzam zararını ispat» edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «munzam zararını ispat» edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3571 E. , 2010/9686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2010 tarih ve 2007/492-2008/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkili şirket hakkında icra takibi başlattığını, yapılan itiraz üzerine, davalı tarafça itirazın iptali davası açıldığını, davanın kabul ile sonuçlanması üzerine kararı tehiri icra talepli olarak temyiz ettiklerini ancak verilen sürede tehiri icra kararı alınamaması üzerine taraflarına ek süre verilmesine ilişkin karara davalı tarafça itiraz edilerek ek sürenin kaldırıldığını ve dosya içinde mevcut teminat mektubunun nakte çevrilerek davalı tarafa ödendiğini, mahkemece verilen kabul kararının Yargıtay’ca bozulması üzerine davalı tarafa ödenen teminet mektubu bedelinin tekrar kendilerine ödendiğini ancak geçen süre zarfında davalı tarafın bu bedeli elinde tutup kullandığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 6.000 TL nin 23.07.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerin yasal prosedür içinde gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, yapılan işlemlerin yasal takip ve dava süreçleri içerisinde, yasaya uygun olarak yürütüldüğü, davalının, bozma kararı öncesi tahsil ettiği parayı mahkeme kararı kesinleşmeden iade ettiği, BK m. 105 anlamında temerrütten söz edilemeyeceği, bu nedenle somut olayda sebepsiz zenginleşme ve munzam zarar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibi sırasında paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin, alacaklı tarafça kullanılmasından kaynaklanan, sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı alacak istemine ilişkin olup taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında, davalı borçlunun borcunun bulunmadığı anlaşılmış olmakla, davalı borçlu tarafından icra dairesine yapılan ödemenin dayanağı kalmadığından, davacının talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029742000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz