Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2658 E. 2010/9231 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müzayaka↗ makine kırılması sigortası↗ ibraname↗ gerçek zarar↗ ibra↗ riziko↗ denetime elverişlilik↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişin verilen karar, Dairemizce, rizikonun gerçekleştiği tarih, taraflar arasındaki hasar tespit sırasındaki yazışmalar ve riziko ile ödeme tarihleri arasında geçen süre gibi tüm gelişmeler dikkate alındığında; mahkemece, dava konusu olay nedeniyle davacı tarafa ait ve davalılarca sigortalanan tesiste meydana gelen hasarın gerçek miktarının uzman bilirkişilere hesaplattırılarak, sigorta kapsamında ödenmesi gereken gerçek zarar ile davalılar tarafından yapılan ödeme miktarı arasında aşırı oransızlık olup olmadığı tespit edildikten sonra, ibranamelerin davacının serbest iradesi ile imzalanmış sayılıp sayılmayacağının değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına göre yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının tahsil ettiği miktarlar nedeniyle davalıları ibra ettiği, davacının ekonomik gücü dikkate alındığında bedelin geç ödenmesinin davacı açısından yıkıcı etkiye sahip olmayacağı, gerçek zarar ile ödeme arasında aşrı oransızlık bulunmadığı, davacının müzayaka halinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Makine Kırılma Sigorta Poliçesine dayalı sigorta bedelinin tahsiline ilişkindir. Dairemizin, bozma kararı üzerine mahkemece, hasarın gerçek miktarının tespiti için bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınmış, belirlenen zarar miktarına göre, ödeme ile gerçek zarar arasında aşırı oransızlık bulunmadığı, bu nedenle ödenen miktarının kabulünde, davacının iradesinin fesada uğramadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişi ise de yapılan araştırma bu sonuca varmaya ve hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, bilirkişi kurulu raporuna karşı tarafların ve özellikle, davacı vekilinin zarar miktarı ve eksik sigortaya yönelik ciddi ve sonuca etkili itirazları bulunduğundan, mahkemece, taraf vekillerinin rapora yönelik tüm itirazlarını karşılayacak ve Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde bilirkişi kurulundan ek rapor alarak, riziko nedeniyle sigortalının uğradığı gerçek zarar ve eksik sigorta bulunup bulunmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf vekillerinin itirazlarını karşılayacak ek rapor alınmadan ve itirazlar denetime elverişli şekilde karşılanmadan bilirkişilerce belirlenen miktarın sigortalının gerçek zararı olarak kabul edilerek, davalılarca yapılan ödemeler ile bu değer arasında aşrı oransızlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi, doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18504 E. 2015/3181 K.
Ortak:müzayaka · ibraname · gerçek zarar · ibra
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişin verilen karar, Dairemizce, «rizikonun» gerçekleştiği tarih, taraflar arasındaki «hasar» tespit sırasındaki yazışmalar ve riziko ile ödeme tarihleri arasında geçen süre gibi tüm gelişmeler dikkate alındığında; mahkemece, dava konusu olay nedeniyle davacı tarafa ait ve davalılarca sigortalanan tesiste meydana gelen hasarın gerçek miktarının uzman bilirkişilere hesaplattırılarak, sigorta kapsamında ödenmesi gereken «gerçek zarar» ile davalılar tarafından yapılan ödeme miktarı arasında aşırı oransızlık olup olmadığı tespit edildikten sonra, «ibranamelerin» davacının serbest iradesi ile imzalanmış sayılıp sayılmayacağının değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına göre yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının tahsil ettiği miktarlar nedeniyle davalıları «ibra» ettiği, davacının ekonomik gücü dikkate alındığında bedelin geç ödenmesinin davacı açısından yıkıcı etkiye sahip olmayacağı, gerçek zarar ile ödeme arasında aşrı oransızlık bulunmadığı, davacının «müzayaka» halinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin, bozma kararı üzerine mahkemece, «hasarın» gerçek miktarının tespiti için bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınmış, belirlenen zarar miktarına göre, ödeme ile «gerçek zarar» arasında aşırı oransızlık bulunmadığı, bu nedenle ödenen miktarının kabulünde, davacının iradesinin fesada uğramadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişi ise de yapılan araştırma bu sonuca varmaya ve hüküm kurmaya yeterli değildir.
… n, mahkemece, taraf vekillerinin rapora yönelik tüm itirazlarını karşılayacak ve Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde bilirkişi kurulundan ek rapor alarak, «riziko» nedeniyle sigortalının uğradığı «gerçek zarar» ve eksik sigorta bulunup bulunmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf vekillerinin itirazlarını karşılayacak ek rapor alınmadan ve itirazlar «denetime elverişli» şekilde karşılanmadan bilirkişilerce belirlenen miktarın sigortalının gerçek zararı olarak kabul edilerek, davalılarca yapılan ödemeler ile bu değer arasında aşrı …
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı, zarar kapsamında belirlenen 28.890 TL ödemeyi kabul edilerek davalının «ibra» edildiği, davacının bu ibranın «müzayaka» altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığı, davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacının «gerçek zararı» «bilirkişi incelemesiyle» tespit edilerek varlığı iddia edilen «müzayaka» şartlarının olayda mevcut olup olmadığı, davacının bakiye zararı bulunup bulunmadığı kararda tartışılıp değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, ekspertiz raporunda ve davalı sigortacı tarafından hazırlanan zarar cetvelinde davalının zarar miktarı 35.550 TL olarak tespit edilmesine rağmen, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 28.890 TL ödenmiş ve davalı «ibra» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, davacının «gerçek zararı» «bilirkişi incelemesiyle» tespit edilerek varlığı iddia edilen «müzayaka» şartlarının olayda mevcut olup olmadığı, davacının bakiye zararı bulunup bulunmadığı kararda tartışılıp değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Zarar miktarı ile yapılan ödeme arasında aşırı oransızlık bulunduğu hallerde «ibraname» «kısmi ödeme» karşılığı verilmiş makbuz niteliğindedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2658 E. , 2010/9231 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2007/648 - 2008/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ...Ortak Girişimi vekili, müvekkilinin işleticisi olduğu Batman'da kurulu Mobil Santral için, davalı ... şirketleri ile varılan anlaşma sonucu koasürans esasına göre sigorta yaptırıldığını, 20.08.2002 tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen Makina Kırılması Poliçeleri ile toplam sigorta bedelinin, % 42'lık oranının davalı Türkiye Genel Sigorta A.Ş., % 58'lık oranın da davalı ...Ş. tarafından teminat altına alındığını, 26.12.2002 tarihinde hava sıcaklığının (-19) dereceye düşmesi nedeni ile 7 adet dizel motorun devreden çıktığını ve bazı aksamın çatlayarak hasar gördüğünü, ihtirazi kayıtla ibranamenin imzalanmasını davalıların kabul etmemesi üzerine davacının davalıların önerdiği hasar bedelini kabul etmek zorunda kaldığını, ibranamelerin ikrah etkisiyle imzalandığını ileri sürerek, ibranamelerin iptaline, şimdilik eksik ödenen 339.871.959.000.-TL'nın % 42'lik kısmının davalı T.Genel Sigorta A.Ş.'den, % 58 oranındaki kısmının davalı ...Ş.'den avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, tespit edilen hasar miktarına göre, eksik sigorta faktörü uygulaması ve poliçe şartı olarak kararlaştırılan tenzili muafiyet sonrasında sigorta bedelinin ibraname karşılığında davacı tarafa ödendiğini, tüzel kişi olan davacı şirketlerin ikrah iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine ilişin verilen karar, Dairemizce, rizikonun gerçekleştiği tarih, taraflar arasındaki hasar tespit sırasındaki yazışmalar ve riziko ile ödeme tarihleri arasında geçen süre gibi tüm gelişmeler dikkate alındığında; mahkemece, dava konusu olay nedeniyle davacı tarafa ait ve davalılarca sigortalanan tesiste meydana gelen hasarın gerçek miktarının uzman bilirkişilere hesaplattırılarak, sigorta kapsamında ödenmesi gereken gerçek zarar ile davalılar tarafından yapılan ödeme miktarı arasında aşırı oransızlık olup olmadığı tespit edildikten sonra, ibranamelerin davacının serbest iradesi ile imzalanmış sayılıp sayılmayacağının değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına göre yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının tahsil ettiği miktarlar nedeniyle davalıları ibra ettiği, davacının ekonomik gücü dikkate alındığında bedelin geç ödenmesinin davacı açısından yıkıcı etkiye sahip olmayacağı, gerçek zarar ile ödeme arasında aşrı oransızlık bulunmadığı, davacının müzayaka halinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Makine Kırılma Sigorta Poliçesine dayalı sigorta bedelinin tahsiline ilişkindir. Dairemizin, bozma kararı üzerine mahkemece, hasarın gerçek miktarının tespiti için bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınmış, belirlenen zarar miktarına göre, ödeme ile gerçek zarar arasında aşırı oransızlık bulunmadığı, bu nedenle ödenen miktarının kabulünde, davacının iradesinin fesada uğramadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişi ise de yapılan araştırma bu sonuca varmaya ve hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, bilirkişi kurulu raporuna karşı tarafların ve özellikle, davacı vekilinin zarar miktarı ve eksik sigortaya yönelik ciddi ve sonuca etkili itirazları bulunduğundan, mahkemece, taraf vekillerinin rapora yönelik tüm itirazlarını karşılayacak ve Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde bilirkişi kurulundan ek rapor alarak, riziko nedeniyle sigortalının uğradığı gerçek zarar ve eksik sigorta bulunup bulunmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf vekillerinin itirazlarını karşılayacak ek rapor alınmadan ve itirazlar denetime elverişli şekilde karşılanmadan bilirkişilerce belirlenen miktarın sigortalının gerçek zararı olarak kabul edilerek, davalılarca yapılan ödemeler ile bu değer arasında aşrı oransızlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi, doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029538600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz