İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6484 E. 2024/2882 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli bilirkişi raporu↗ borca itiraz↗ ilamsız icra takibi↗ mevduat hesabı↗ denetime elverişlilik↗ tmsf↗ husumet yokluğu↗ fer'i müdahil↗ usulden reddi↗ ihtar↗ tebligat↗ esastan ret↗ iflas↗ taahhütname↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilan↗ kusur↗ zamanaşımı↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi
SAYISI :2017/264 E., 2019/821 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka nezdinde vadeli USD hesabı açtırdığını, hesabında 16.06.2016 tarihi itibariyle 250.511,17 USD mevduat biriktiğini, müvekkilinin mevduatını kullanmak üzere ilgili banka şubesine gittiğinde müvekkilinin mevduatının 16.06.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımına uğradığı ve TMSF'ye devrolduğunun ifade edildiğini, bunun üzerine davalı bankaya noter kanalıyla ihtarda bulunulduğunu, ihtarnameye rağmen dava konusu tutarın tarafına ödenmemesi karşısında; davalı banka aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini ileri sürerek borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamı ile %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf yabancı vatandaş olmakla teminat göstermek zorunda olduğunu, teminat gösterme yükümlülüğünün dava şartlarından sayılan bir husus olduğunu, dava konusu talebin zamanaşımı uğradığını ve davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi gereği söz konusu mevduat TMSF'ye devredildiğinden ve yasal düzenlemeler gereği tutar TMSF'de bulunduğundan davanın TMSF'ye yönetilmesi gerektiğini belirterek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca hesabın TMSF'ye devredileceği yönünde davacıya çıkarılan herhangi bir tebligatın olmadığı, dolayısıyla davalı bankanın davacıyı iadeli taahhütlü olarak usulüne uygun uyarmadığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı tarafın dosyaya borçlu olmadığına dair itirazını doğrulayan somut bir delil sunmadığı bu sebeple benimsenen denetime elverişli bilirkişi raporu ve emsal mahiyette olan Yargıtay ilamına göre davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul 24.İcra Dairesinin 2017/9681 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın TMSF'ye yöneltilmesi ve husumetten reddi gerektiğini, davacıya ait mevduat hesabının 5411 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince TMSF hesaplarına devrolunduğunu, müvekkilinin mevzuattaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının kendi kusuru ile doğan zararını müvekkilinden istemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yabancı ülke vatandaşı olduğundan teminat yatırması gerektiğini, ortada usulsüz ve eksik bir devir işlemi bulunmadığını, zamanaşımına uğrayan mevduat hakkında bankaların uygulayacakları prosedürün belirlendiğini, Mahkeme kararının gerekçesinin aksine, 5411 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde yer alan "..hak sahibinin en son işlemi, talebi ve yazılı talimatı" ifadesinin hak sahiplerinin bizzat kendi iradeleriyle yaptıkları işlemleri, zamanaşımını kesen işlemler olarak dikkate alınması gerektiğini, vadeli hesaba faiz işletilmesinin (otomatik temdit) vb. banka tarafından yapılan tek taraflı işlemlerin ise zamanaşımını kesmeyeceğini, dolayısıyla hesabın vadeli olmasının zamanaşımının işlemesini engellemeyeceğini, bankaların mudinin adresini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, hesabın zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğramasının bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlı olduğu, yasal düzenlemelerden hesap sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakları ve alacaklarının kendiliğinden zamanaşımına uğramayacağının anlaşıldığı, davalı bankanın davacıya ait hesabın zamanaşımı nedeni ile TMSF'ye devredilmesi işleminin yasa ve yönetmeliğe uygun görülmediği, bu nedenle Mahkemece davanın kabulü ile, davalının itirazının iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahil istinaf başvurusunun ise taraf sıfatı bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait hesapta bulunan mevduatın zamanaşımı nedeniyle fona devredilmesi nedeniyle alacağın tahsili amacı ile girişilen takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 67 nci maddesi.
3.5411 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7514 E. 2013/7343 K.
Ortak:mevduat hesabı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın TMSF'ye yöneltilmesi ve «husumetten» reddi gerektiğini, davacıya ait «mevduat hesabının» 5411 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince TMSF hesaplarına devrolunduğunu, müvekkilinin mevzuattaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının kendi «kusuru» ile doğan zararını müvekkilinden istemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak, d …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf yabancı vatandaş olmakla «teminat» göstermek zorunda olduğunu, teminat gösterme yükümlülüğünün dava şartlarından sayılan bir husus olduğunu, dava konusu talebin «zamanaşımı» uğradığını ve davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi gereği söz konusu mevduat TMSF'ye devredildiğinden ve yasal düzenlemeler gereği tutar TMSF'de bulunduğundan davanın TMSF'ye yönetilmesi gerektiğini belirterek «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «mevduat hesabının» davalı ...
A.Ş. ile ilgili devir tarihinden önceki işlemler ile ilgili hukuki anlaşmazlıklarda sorumluluğun fona ait olması sebebiyle davalı ...'ın davada «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
A.Ş. ile ilgili devir tarihinden önceki işlemler sebebiyle sorumluluğun fona ait olduğundan bahisle «husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının davalı bankanın «haksız eylemi» nedeniyle BK'nın 41. maddesine dayalı olarak dava açtığı, ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · borcun üstlenilmesi · haksız eylem · husumet ehliyeti · pasif husumet · tüzel kişilik · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaA.Ş. ile ilgili devir tarihinden önceki işlemler ile ilgili hukuki anlaşmazlıklarda sorumluluğun fona ait olması sebebiyle davalı ...'ın davada «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
A.Ş. (devrolunan ...) nezdinde açılmayıp başka bir «tüzel kişilik» olan ... ... ...
Bank LTD'den farklı bir «tüzel kişilik» olduğu ve fona devredilen ...
A.Ş. ile ilgili devir tarihinden önceki işlemler sebebiyle sorumluluğun fona ait olduğundan bahisle «husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının davalı bankanın «haksız eylemi» nedeniyle BK'nın 41. maddesine dayalı olarak dava açtığı, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16771 E. 2015/11821 K.
Ortak:ihtar · tebligat · taahhütname · ilan · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz kararda… nuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğramasının bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlı olduğu, yasal düzenlemelerden hesap sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakları ve alacaklarının kendiliğinden zamanaşımına uğramayacağının anlaşıldığı, davalı bankanın davacıya ait hesabın zamanaşımı nedeni ile TMSF'ye devredilmesi işleminin yasa ve yönetmeliğe uygun görülmediği, bu nedenle Mahkemece davanın kabulü ile, davalının itirazının iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahil istinaf başvurusunun ise taraf sıfatı bulunmadığından «usulden reddine» karar verilmiştir.
… 250.511,17 USD mevduat biriktiğini, müvekkilinin mevduatını kullanmak üzere ilgili banka şubesine gittiğinde müvekkilinin mevduatının 16.06.2016 tarihinde 10 yıllık «zamanaşımına» uğradığı ve TMSF'ye devrolduğunun ifade edildiğini, bunun üzerine davalı bankaya noter kanalıyla «ihtarda» bulunulduğunu, «ihtarnameye» rağmen dava konusu tutarın tarafına ödenmemesi karşısında; davalı banka aleyhine «ilamsız icra takibi» başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak «borca itiraz» edildiğini ileri sürerek borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamı ile %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesi ta …
… banka tarafından 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca hesabın TMSF'ye devredileceği yönünde davacıya çıkarılan herhangi bir «tebligatın» olmadığı, dolayısıyla davalı bankanın davacıyı iadeli «taahhütlü» olarak usulüne uygun uyarmadığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı tarafın dosyaya borçlu olmadığına dair itirazını doğrulayan somut bir delil sunmadığı bu sebeple benimsenen «denetime elverişli bilirkişi raporu» ve emsal mahiyette olan Yargıtay ilamına göre davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul 24.İcra Dairesinin 2017/9681 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, «asıl alacak» üzerinden hesaplanacak %20 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğraması, bankaca gerçekleştirilecek «ilan» ve «tebligatların» yapılması koşuluna bağlıdır.
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62. maddesi “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en «son» talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar «zamanaşımına» tabidir.
… ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8'inci maddesi de "Bankalar bir takvim yılı içinde «zamanaşımına» uğrayan ve tutarı 50 Türk Lirası ve üzerindeki her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların hak sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının Fona devredileceği hususunda, izleyen takvim yılının Ocak ayı sonuna kadar iadeli «taahhütlü» mektupla uyarmak zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri
Benzer bu kararda… ih ve 2004/820 Esas 2004/9907 Karar sayılı ilamı, 11.01.2010 tarih ve 2008/8695 Esas 2010/154 Karar sayılı ilamı) Dosya içeriğinden, davacıların murisine gönderilen «ihtarın» bila tebliğ dönmesinden sonra Bankaca «tebligatın» yapılabilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmadığı, davacıların murisinin Mernis «yerleşim yeri» adresinin araştırılmadığı, Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligatın yapılmasına çalışılmadığı ve bu nedenle de hesap sahibinin ölü olduğunun tespit edilemediği …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12579 E. 2015/9625 K.
Ortak:harç
Benzer bu kararda2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankaların her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olmasına ve davalı Banka'nın da Fon'a devrolunan E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · temerrüt tarihi · havale · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaBank o. hesabına «havale» edilmiş gibi gösterilerek TMSF'nin devralıp «borçlarını üstlendiği» banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutulduğu, bünyesinde kalan 30.000 TL miktarlı mevduatı davacıya geri ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 30.000 TL'nin 14.02.2000 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ve %80 oranı aşılmamak suretiyle «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve Yasa'ya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde «temerrüt tarihinin» 14/02/2000 olarak belirtilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 14/12/1999 tarihli açtırdığı mevduat hesabındaki parasının aynı tarihli «havale» işlemi ile Kıbrıs'ta kurulu E.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6484 E. , 2024/2882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/795 Esas, 2022/1127 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2017/264 E., 2019/821 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka nezdinde vadeli USD hesabı açtırdığını, hesabında 16.06.2016 tarihi itibariyle 250.511,17 USD mevduat biriktiğini, müvekkilinin mevduatını kullanmak üzere ilgili banka şubesine gittiğinde müvekkilinin mevduatının 16.06.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımına uğradığı ve TMSF'ye devrolduğunun ifade edildiğini, bunun üzerine davalı bankaya noter kanalıyla ihtarda bulunulduğunu, ihtarnameye rağmen dava konusu tutarın tarafına ödenmemesi karşısında; davalı banka aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini ileri sürerek borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamı ile %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf yabancı vatandaş olmakla teminat göstermek zorunda olduğunu, teminat gösterme yükümlülüğünün dava şartlarından sayılan bir husus olduğunu, dava konusu talebin zamanaşımı uğradığını ve davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi gereği söz konusu mevduat TMSF'ye devredildiğinden ve yasal düzenlemeler gereği tutar TMSF'de bulunduğundan davanın TMSF'ye yönetilmesi gerektiğini belirterek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca hesabın TMSF'ye devredileceği yönünde davacıya çıkarılan herhangi bir tebligatın olmadığı, dolayısıyla davalı bankanın davacıyı iadeli taahhütlü olarak usulüne uygun uyarmadığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı tarafın dosyaya borçlu olmadığına dair itirazını doğrulayan somut bir delil sunmadığı bu sebeple benimsenen denetime elverişli bilirkişi raporu ve emsal mahiyette olan Yargıtay ilamına göre davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul 24.İcra Dairesinin 2017/9681 E.
sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın TMSF'ye yöneltilmesi ve husumetten reddi gerektiğini, davacıya ait mevduat hesabının 5411 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince TMSF hesaplarına devrolunduğunu, müvekkilinin mevzuattaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının kendi kusuru ile doğan zararını müvekkilinden istemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yabancı ülke vatandaşı olduğundan teminat yatırması gerektiğini, ortada usulsüz ve eksik bir devir işlemi bulunmadığını, zamanaşımına uğrayan mevduat hakkında bankaların uygulayacakları prosedürün belirlendiğini, Mahkeme kararının gerekçesinin aksine, 5411 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde yer alan "..hak sahibinin en son işlemi, talebi ve yazılı talimatı" ifadesinin hak sahiplerinin bizzat kendi iradeleriyle yaptıkları işlemleri, zamanaşımını kesen işlemler olarak dikkate alınması gerektiğini, vadeli hesaba faiz işletilmesinin (otomatik temdit) vb. banka tarafından yapılan tek taraflı işlemlerin ise zamanaşımını kesmeyeceğini, dolayısıyla hesabın vadeli olmasının zamanaşımının işlemesini engellemeyeceğini, bankaların mudinin adresini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, hesabın zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğramasının bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlı olduğu, yasal düzenlemelerden hesap sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakları ve alacaklarının kendiliğinden zamanaşımına uğramayacağının anlaşıldığı, davalı bankanın davacıya ait hesabın zamanaşımı nedeni ile TMSF'ye devredilmesi işleminin yasa ve yönetmeliğe uygun görülmediği, bu nedenle Mahkemece davanın kabulü ile, davalının itirazının iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahil istinaf başvurusunun ise taraf sıfatı bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait hesapta bulunan mevduatın zamanaşımı nedeniyle fona devredilmesi nedeniyle alacağın tahsili amacı ile girişilen takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 67 nci maddesi.
3.5411 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı bankaya iadesine,
Fer'i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029448400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz