Ortaklık sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2293 E. 2011/6715 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi↗ şahsi sorumluluk↗ anonim şirket↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan Bir Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise husumet yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3018 E. 2011/6276 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yar …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesinin bulunmadığı, davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesinin bulunmadığı, davanın niteliği itibariyle TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
-
Ortaklık sözleşmesi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2247 E. 2011/6713 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yar …
Benzer bu kararda… valı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş.«yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık sözleşmesi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2292 E. 2011/6711 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yar …
Benzer bu kararda… bulunan bir Anonim Şirket olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2305 E. 2011/6026 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yar …
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2337 E. 2011/6278 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yar …
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketlerin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle,davalı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketlerin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle,davalı Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2232 E. 2011/6001 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yar …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket» ve davacının da davalı şirketlerde hissesi olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyesinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkında açılan davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket» ve davacının da davalı şirketlerde hissesi olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyesinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkında açılan davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2268 E. 2011/6104 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yar …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2231 E. 2011/6712 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… alı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yar …
Benzer bu kararda… irketler olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı ...Ş. yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı ya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu kararda… irketler olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı ...Ş. yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı ya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2293 E. , 2011/6715 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 gün ve 2008/736 - 2008/722 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.12.2010 gün ve 2009/6322 - 2010/12767 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.05.1996 tarihinde davalılara "hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi ve iştirak taahhütnamesi" yazılı belge karşılığında 30.000 DM yatırdığını, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu,davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 6.500 YTL'nın davalılardan tahsilini, müvekkilinin davalı şirketle kurulmuş geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan Bir Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise husumet yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029349700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz