6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5428 E. 2024/2807 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağlantısız bileşik ikrar kesin delil bozma sonrası karar ispat külfeti yemin delili direnme kararı ziya yemin ikrar istinaf incelemesi üçüncü kişi kazanılmış hak uyuşmazlık konusu havale yükleten (shipper) kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 555 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; uluslararası taşımacılık faaliyetinde bulunan dava dışı Hamle Ltd. Şti.'nin işlettiği tırda davalıya ait hisseyi satın almak üzere davalı ile şifahi olarak anlaştıklarını, davacının satış bedeli olarak 17.500,00 euroyu davalıya banka havalesi yolu ile gönderdiğini, ancak araçtaki davalı hissesinin davacıya devredilmediğini ileri sürerek şimdilik 17.500,00 euronun davalıdan tahsilini, havale tarihi olan 11.06.2012 tarihinden itibaren mevduata uygulanan dövize endeksli en yüksek oranda faiz yürütülmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araç mülkiyetinin davalıya ait olduğunu, davalının tırı satmak istemesi üzerine, yanında çalışan dava dışı ... isimli şahsa teklif ettiğini, ...'nun tırı almayı kabul ettiğini, ancak parasının olmaması üzerine davacıdan borç para aldığını, ...'nun davacıdan borç aldığı parayı direkt davalı ...'ın hesabına yatırılmasını istediğini, davacının 17.500,00 euroyu davalının hesabına havale ettiğini, taraflar arasında araç satışına ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, söz konusu tır ile ilgili alım satım işleminin davalı ile dava dışı ... arasında gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2019 tarih, 2019/200 E., 2019/483 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2021 tarih, 2020/553 E., 2021/162 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 27.12.2022 tarih, 2021/5332 E., 2022/9312 K. sayılı kararıyla davacının tır alımı nedeniyle parayı gönderdiğini iddia ettiği, davalının ise, paranın alındığını ancak davacının kendisine bir borcunun olmadığını, kendisinin tırı dava dışı üçüncü kişiye sattığını, üçüncü kişinin borcu nedeniyle paranın davacı tarafından kendisine gönderildiğini savunduğu, bu durumda, davalının paranın alındığına dair ikrarının bağlantısız bileşik ikrar olduğu, davalının ikrarı yanında ayrı bir vakıa ileri sürdüğünden, bu vakıayı ispat külfetinin kendisine düşecek olmasına göre, davalıya savunması ile ilgili delilleri sorulup hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yemin delilinin hatırlatıldığı, davalının yemin deliline dayandığı, 11.07.2023 tarihli celsede de davacı asılın yeminini eda ettiği, yemin delilinin kesin delillerden olduğu, davacının usulünce yemini eda etmesi üzerine uyuşmazlık konusu olan vakıanın kesin delille kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.500,00 euronun 11.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan dövize endeksli en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargı mercilerinin davacının yemin delilinin müvekkilinin yemininden ne sebeple üstün tutulduğunu kararlarında açıkça belirtmesi gerektiğini, bozma kararı öncesi davalının yeminini ettiğini, davanın ikinci kez reddedildiğini, müvekkilinin yemininin kesin delil sayılmayarak kararın bozulduğunu, Yargıtay’ın davacının yemin etmesinin gerekip gerekmediğine dikkat çekerken davacının yemin edimini süresi içinde yerine getirmediğine dikkat buyurmadığını, davacının daha önce kullanmaktan imtina ettiği yemin delilinin bozma sonrası tekrar delil olarak ileri sürülerek davanın kabulüne dayanak gösterildiğini, yargılamanın bütün sürecinde hem davacı hem davalının yemin ettiğini, ancak davacının yemininin değerli bulunarak davacı lehine karar verildiğini, Kanun önünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, Mahkeme kararından ziyade kaldırma kararı ve Yargıtay’ın bozmasının hukuka aykırı iken Mahkemenin direnme kararı vereceğine bozma kararına uyduğunu, yargılama süreçlerinde delillerin değerlendirilmesi noktasındaki çelişkiler ve hukuka aykırılıklar bir tarafa konularak davanın kabulüne karar verdiğini, davacının davasını resmi belgeler ile ispatlaması gerekirken davasını ispatlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci, 225 vd. maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 555 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5332 E. 2022/9312 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5428 E.  ,  2024/2807 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2023/126 Esas, 2023/477 Karar

DAVA TARİHİ 03.11.2014

HÜKÜM

Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; uluslararası taşımacılık faaliyetinde bulunan dava dışı Hamle Ltd. Şti.'nin işlettiği tırda davalıya ait hisseyi satın almak üzere davalı ile şifahi olarak anlaştıklarını, davacının satış bedeli olarak 17.500,00 euroyu davalıya banka havalesi yolu ile gönderdiğini, ancak araçtaki davalı hissesinin davacıya devredilmediğini ileri sürerek şimdilik 17.500,00 euronun davalıdan tahsilini, havale tarihi olan 11.06.2012 tarihinden itibaren mevduata uygulanan dövize endeksli en yüksek oranda faiz yürütülmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araç mülkiyetinin davalıya ait olduğunu, davalının tırı satmak istemesi üzerine, yanında çalışan dava dışı ... isimli şahsa teklif ettiğini, ...'nun tırı almayı kabul ettiğini, ancak parasının olmaması üzerine davacıdan borç para aldığını, ...'nun davacıdan borç aldığı parayı direkt davalı ...'ın hesabına yatırılmasını istediğini, davacının 17.500,00 euroyu davalının hesabına havale ettiğini, taraflar arasında araç satışına ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, söz konusu tır ile ilgili alım satım işleminin davalı ile dava dışı ... arasında gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2019 tarih, 2019/200 E., 2019/483 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2021 tarih, 2020/553 E., 2021/162 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 27.12.2022 tarih, 2021/5332 E., 2022/9312 K. sayılı kararıyla davacının tır alımı nedeniyle parayı gönderdiğini iddia ettiği, davalının ise, paranın alındığını ancak davacının kendisine bir borcunun olmadığını, kendisinin tırı dava dışı üçüncü kişiye sattığını, üçüncü kişinin borcu nedeniyle paranın davacı tarafından kendisine gönderildiğini savunduğu, bu durumda, davalının paranın alındığına dair ikrarının bağlantısız bileşik ikrar olduğu, davalının ikrarı yanında ayrı bir vakıa ileri sürdüğünden, bu vakıayı ispat külfetinin kendisine düşecek olmasına göre, davalıya savunması ile ilgili delilleri sorulup hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yemin delilinin hatırlatıldığı, davalının yemin deliline dayandığı, 11.07.2023 tarihli celsede de davacı asılın yeminini eda ettiği, yemin delilinin kesin delillerden olduğu, davacının usulünce yemini eda etmesi üzerine uyuşmazlık konusu olan vakıanın kesin delille kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.500,00 euronun 11.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan dövize endeksli en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargı mercilerinin davacının yemin delilinin müvekkilinin yemininden ne sebeple üstün tutulduğunu kararlarında açıkça belirtmesi gerektiğini, bozma kararı öncesi davalının yeminini ettiğini, davanın ikinci kez reddedildiğini, müvekkilinin yemininin kesin delil sayılmayarak kararın bozulduğunu, Yargıtay’ın davacının yemin etmesinin gerekip gerekmediğine dikkat çekerken davacının yemin edimini süresi içinde yerine getirmediğine dikkat buyurmadığını, davacının daha önce kullanmaktan imtina ettiği yemin delilinin bozma sonrası tekrar delil olarak ileri sürülerek davanın kabulüne dayanak gösterildiğini, yargılamanın bütün sürecinde hem davacı hem davalının yemin ettiğini, ancak davacının yemininin değerli bulunarak davacı lehine karar verildiğini, Kanun önünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, Mahkeme kararından ziyade kaldırma kararı ve Yargıtay’ın bozmasının hukuka aykırı iken Mahkemenin direnme kararı vereceğine bozma kararına uyduğunu, yargılama süreçlerinde delillerin değerlendirilmesi noktasındaki çelişkiler ve hukuka aykırılıklar bir tarafa konularak davanın kabulüne karar verdiğini, davacının davasını resmi belgeler ile ispatlaması gerekirken davasını ispatlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci, 225 vd. maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 555 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029336100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.